Evrenin yaşam enerjisi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Değişim bir adım ile başlar. Yeterince deneyim almış hissedersiniz ya da bir eksik vardır hayatınızda. Sorgulamalar başladıysa aydınlanma ateşi içinizde yanmaya başlamıştır. Seçimler ve arayışlar eninde sonunda size yön vermeye başlayacaktır.

Ben böyle bir anda içimdeki şifayı keşfettim. Yaşam enerjiniz size doğru yolu göstermek için orada duruyor. İlk varoluş anınızdan bugüne içinizdeki güç sizi beni gör diye bekliyor. Evet hepimizin içinde bizi ayakta tutan, düşünce kaldıran, mutluluğumuza mutluluk katan bir -Ki enerjisi var. Bunu bazen sezgilerinizle tanıştığınızda, bazen sevgiyle karşılaştığınızda, bazen de içinizdeki merhameti gördüğünüzde fark edebilirsiniz.

İçinizdeki güçte bir bütünün parçasıdır. Evrenin bilgeliği ile birleşirse sizi destekleyen bu gücü de enerji bedeninizden akıtabilirsiniz. Çakralar bedeninizde çarklar şeklinde dönen enerji merkezleridir. Hepsinin müdahalesizce yöneldiği bir duygu durumu vardır. Bu çarkların hızlı çalışması da yavaş çalışması da dengede hissettirmez. Ruh bedenimizde çok sayıda var olan bu çakraların 7 tanesi merkezidir.

Kök çakranız sizi bu dünya deneyimine bağlar. Para ile olan dünyevi bağınız, babanızla olan ilişkiniz veya kontrolsüz öfkeniz bu çakranın dengesiz çalışması ile ilgilidir.

Sakral Çakra yaratıcılığın merkezidir. İlişkilerinizde dengede alıp vermiyorsanız, anneniz ile ilişkilerinizi dengeleyemiyorsanız bu çakranın enerji alanını beslemek ve değerliyim diyebilmek için bu alana katkı sağlamak gerekir.

Solar Pleksus bana bedenin tam ortasında parlayan bir güneşi düşündürür. Bu parlama bazen sizi kör de edebilir. Özgüven hayatınızı kolaylaştırır ama ego sizi bir süre yolunuzdan alıkoyabilir.

Kalp çakrasıyla enerji tüm bedene buradan genişçe yayılır. Şöyle hayal edin damarlarınız ve sinir uçlarınıza kadar pozitifle doluyorsunuz. Sevginin gücü çok büyük. Dengede bir kalp ile hayatı keyifle yaşamanın bir yolunu bulmuşsunuz demektir.

Boğaz çakranız bir geçiş noktasıdır. Dünyevi olandan manevi olana doğru geçerken kendinizi ifade ederek devam ederseniz yolunuz açılır. Tabi nasıl ifade ederseniz duygularınızı ifade ederek derim. Zihin bazen sizi egoya doğruda çekebilir. Bu durumda mantığınız başkalarını ezerek hep ben diyerek konuş diyebilir. Çakranın çok çalışması da sizi dengede zorlar ve  gerçekleşen olayları geniş açıyla görmenizi engeller.

Beyni inandırmak istediğinizi kodlamak mümkün. Sezgilerinizi ise yanıltmanın mümkün olmadığını söyleyebilirim. Epifiz bezi aktif değilse yönetemezsiniz yönlendiremezsiniz de. Çakra bu öngörüleri sağlayabilecek merkezi tüm bölgeleri aktive eder. Ancak sezgiler gelir ve bir anda kaybolur. Bu nedenle bu duyguların sürdürelebilir olması için kendinizle ve bu çakra ile çalışıyor olmanız gerekir.

Size de oluyordur;

Buraya gitmek istemiyorum içimden bir ses gitme diyor veya bu işe gireceğim paraya da ihtiyacım var ama ayaklarım geri geri gidiyor. İşte sezgilerinizi yöneten 3. Göz çakrası enerjiyi yayarken sizi olması gerekene doğru çeker.

Zihni sürekli çalışan insanları bilirsiniz. Hep yoğun ve yorgun. Çok yapacak işleri vardır ama bir türlü düzene girmiyordur. Kendinize zaman tanımak ve bazen durmak sanki söylenmemesi gereken bir cümle gibidir. Ben buna bedenin içinde sıkışmak diyorum. Bunun çözümü tepe çakrayı dengede çalıştırmaktır. İlahi bir varlığa inanmak zorunda değilsiniz.Sadece Evrenin düzenine ve sizin ile aynı frekansta titreşen bir denge olabileceğine inanın.

Siz kendiniz için çaba gösterdikçe evrenin enerjisi Rei sizi dengelemeye devam edecektir.

 


Bu haber 12/06/2021, Cumartesi günü yayınlandı, 360 defa görüntülendi
*