Deneyimleri başlangıçta arayın

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Bir mucize gibi seçtiğimiz hayatlara doğru ilk adımlar ile başlıyor yaşam. Dünya deneyimi almaya anne karnında başlıyoruz.  Anne karnını hiç de hafife almayın. Embriyo halindeyken bile enerji alışverişi var. Annenin yaşadıkları ve geliştirdiği tüm dirençler size deneyim vermeye başlamış oluyor. Annenizin yaşadığı duygu yoğunlukları kime doğru yöneliyorsa gelişen yaşlar da o kişilere annenizin hissettiklerini sebepsizce hissediyor olabilirsiniz. Bu deneyimler ile ilgili çalışmalar da görüyorum ki dışarıdan verilen tepkiler gelecekteki bireyin yaşamını şekillendiriyor. Değersizlik duygusu, özgüven eksikliği, sevgisizlik gibi duygular bu dönemde hayatınıza yüklenmiş olabilir. Hepsini tek tek bulmak mümkün. Şöyle düşünün hayata geldiniz. Bir portre var karşınızda. Bir puzzle parçaları gibi işlediniz bu hayatı. Ortada bir resim var ama genel hatlarıyla yerli yerine oturmuş. Gerçek parçalar yerine geldiğinde bu çok daha keyifli bir resim olabilir. İşte bunu fark ettiğiniz de her şey gözünüzün önünde netleşecek. Belirgin bir şekilde neyi değiştirmek istediğinizi görmeye başlayacaksınız. Tüm duygularınızın üzerinden geçerken size yakından bakabilen kişilerden destek isteyin.

Siz bilge bir ruh ile dünyaya geliyorsunuz. Belki de pek çok deneyim aldınız. Bu ruhun deneyimlerine doğru yol almadan önce son deneyiminiz olan bu anı tek tek inceleyin.

Anne karnı, bebeklik ve çocukluk anları, ilişkide olduğunuz kişiler hepsi birer deneyim yumağı. Siz ruhunuz bilgeliğine doğru yol alırken evrenin bilgeliği sizi destekleyecektir. Tüm bilgiler kocaman bir arşivde kayıtlı gibi düşünün. Siz hangisini öne çıkartmak istiyorsanız o bilgiyi buradan çekebilirsiniz. Hangi yöne bakmak isterseniz o yönde o deneyim görünür olur. Bir etki yarattığınızda evrenin bilgeliği size bu arşivi açar. Bunun dışında burası bir hiçlik hissi yaratır.

Diyelim ki özgüveniniz çok yüksek ve bazen bunu insanları yaralamak için kullanıyorsunuz. Biz buna sizi hapsetmiş bir ego diyebiliriz. Çünkü Ego kötü bir özellik gibi görünse de hayatta kalma duygularımızı da beslediğinden ihtiyacımız olan bir duygudur. Bizi içine hapseden ve eline geçiren ego ise hayatımızı çok zorlaştıracaktır. Bunu değiştirmek yolumuzu açar. Bunu fark ettik ve değiştirmeye karar verdiysek bunun hangi etki ile bizi içine aldığına bakmalıyız. Bu duygu çok ezildiğimiz için mi yoksa çok yükseltildiğimiz için mi var. Bazen anne karnında duyulan bir his, bazen ihmal edilmiş çocukluğumuz buna sebep olabilir. Bu sebepleri bulun ve hayatınızı yerli yerine oturtun.

Siz ve öncelikleriniz çok önemli. Ancak siz büyük bir bütünün parçasısınız. Burada attığınız adım bir başka yerdeki kişinin hayatını etkiler. Sınamalardan geçeceksiniz ama bazen bu denge bozulsa da dünyada yolunuzu başkalarının sınavları haline getirseniz de yılmadan yürümeye devam edin.

Ruhun bilgeliği ve evrenin bilgeliği birleşirse insan bütünün hayrına yaşamaya başlar ve egosu ortadan kalkar. Ben diye yaşanan hayatlar bedenin içinde hapis olmaya mahkumdur. Bir adım geriye atıp yaşadıklarına bir bakın neredesiniz hangi sınavın içinde. Kendin değişecek ve dünya değişecekse bu her zaman bütünün hayrına olmalıdır.

 


Bu haber 11/06/2021, Cuma günü yayınlandı, 181 defa görüntülendi
*