“Sermayeye değil eğitime bütçe ayrılmalıdır”

Eğitim Sen Çanakkale Şubesi bir basın açıklaması yaparak “Sermayeye değil eğitime bütçe ayrılmalıdır.” dedi.

Eğitim Sen Çanakkale Şubesi’nin açıklaması şu şekilde; “17 Mayıs 2021 tarihinde yapılan açıklama ile tercihin salgın süresince olduğu gibi bir kez daha öğrencilerimizin kamusal eğitim hakkından, eğitim emekçilerinin, öğrencilerimizin, velilerimizin, halkın sağlık hakkından yana değil sermayenin gereksinimlerinden yana olduğunu gördük. MEB’ in yaptığı resmi açıklamalarda da “Anne-babaların çalışması için okul öncesi eğitim kurumlarını açtık.” ifadesi sermayeden yana tercih yapıldığının açık beyanıdır. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin açılması ve seçmeye, elemeye, rekabete dayalı eğitimin piyasalaştırılmasının temel aracı sınav merkezli eğitim sisteminin devam etmesi için 8. ve 12. sınıflarda destekleme ve yetiştirme kurslarının açılması ile ilgili kararlar da aynı mantığın sonucudur.

“Memleketimizin geleceğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyayız”

MEB tarafından yapılan tüm açıklamalarda ve alınan kararlarda esas olanın çocuğun üstün yararı olması gerekirken MEB ve tüm karar alıcılar siyasi iktidarın ve sermayenin ihtiyaçlarını esas alan tercihini ısrarla sürdürüyor. Bir nesli kaybetme, memleketimizin geleceğini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyayız. Başta yoksul ailelerin çocukları olmak üzere, kız çocuklarının, köylerde yaşayan çocukların, özel eğitim gereksinimi olan çocukların, mevsimlik tarım işçisi olarak veya başka işlerde çalışmak zorunda bırakılan çocukların; dezavantajlı tüm kesimlerin eğitimden kopuşu hızlanıyor. MEB’ in açıkladığı son veriler 4 milyon 247 bin öğrencinin bir yılı aşkın süredir uzaktan eğitime hiç ulaşamadığını, ulaşabilen öğrencilerin %60’ ının ise ebeveynlerinin cep telefonları ile uzaktan eğitime erişmeye çalıştığını gösteriyor. Uzaktan eğitime erişebilen öğrenciler için de nitelikli eğitim ve devamlılıktan söz etmek mümkün değildir.

Tüm öğrencilerimizin anayasal ve evrensel bir hak olan kamusal eğitim hakkından sorumlu olan MEB ise uzaktan eğitimde internet erişim ve cihaz sorununun ücretsiz karşılanması ve yüz yüze eğitimin gerçekleştirilmesi için gerekli tedbirlerin alınması noktasında gerekli adımları atmadı ve atmıyor.

“138 eğitim emekçisi arkadaşımızı kaybettik”

Yüz yüze eğitimin gerçekleştiği ülkelerin büyük çoğunluğunda eğitim emekçilerinin tamamının veya önemli bir bölümünün aşılanma süreci tamamlandı. Biz ise aşılanmadığı, düzenli test yapılmadığı, gerekli önlemler alınmadığı için tespit edebildiğimiz (İSİG verileri) 138 eğitim emekçisi arkadaşımızı önlenebilir ölümler sonucu kaybettik. Acımızı, öfkemizi anlatmaya sözcüklerin yetmediği bir noktadayız. MEB tarafından eğitim emekçileri, yaşadığımız sorunlar o kadar görünmez kılınmaya çalışılmakta ki MEB kaybettiğimiz arkadaşlarımızın ailelerinin, meslektaşlarının, öğrencilerinin acısını paylaşan bir açıklama dahi yapmadı.

“Tüm eğitim emekçileri bir an önce aşılanmalıdır”

Oluşan kamuoyu baskısının da etkisiyle 18 Mayıs tarihinde 40 yaş üstü öğretmenlerin aşılanmaya başlanacağı açıklaması yapılmıştır ancak okullar 40 yaş üstü öğretmenlerden ibaret değildir ve sadece bu grubun aşılanması çözüm oluşturmayacaktır, bütün öğretmenlerin aşılanması gerekmektedir. Öğretmenler dışındaki eğitim emekçileri gündeme bile alınmamıştır. Düzenli test karar alıcıların gündeminde yer almamaktadır, eğitim kurumlarında gerekli önlemler alınmadan yeni kararlar açıklanması doğru değildir, kabul edilemez.

Geçmişten bugüne tarihsel ve toplumsal sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeye, eğitim emekçilerinin, öğrencilerimizin, halkın sağlık hakkı, yaşamlarımız, öğrencilerimizin kamusal eğitim hakkı, ortak geleceğimiz için mücadele etmeye devam ediyoruz. Bu nedenle de diyoruz ki,

Tüm eğitim emekçileri bir an önce aşılanmalıdır. Yüz yüze eğitimin mümkün ve sürdürülebilir olması için tüm eğitim kurumlarında eğitim emekçilerine, öğrencilerimize düzenli test yapılmalı, gerekli ve yeterli tüm önlemler alınmalıdır.

“Tercih” e bıraktık açıklaması ile eşitsizliği daha da derinleştiren sınav ısrarından vazgeçilmeli, tüm sınavlar iptal edilmelidir. Sınavlar eğitimde salgınla birlikte daha da derinleşen eşitsizliği arttırmaktadır. Gerçekleşen sınavların sonuçları, bu yılın notları okul başarı puanına dâhil edilmemelidir.

Sermayeye değil eğitime bütçe ayrılmalıdır.”

Haber Merkezi

 


Bu haber 30/05/2021, Pazar günü yayınlandı, 270 defa görüntülendi
*