İl Başkanlığı Başkan Gökhan’a sahip çıktı

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Cumhuriyet Halk Partisi Çanakkale İl Başkanlığı bugün bir basın açıklaması yayınlayarak Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun içki yasağı ile ilgili kararından imzasını çekmesi ile ilgili olarak “fırsatçıların hevesini kursaklarında bırakmıştır” ifadesini kullandı.

İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklama şu şekilde; “İl başkanlığımızca son günlerde Belediye Başkanımız Sayın Ülgür Gökhan hakkında yerel basında Çanakkale Valiliği İl Hıfzıssıhha Kurulunun toplantı yapılmadan alınan 30.04.2021 tarihli kararını imzalaması nedeniyle konunun özünden uzaklaşılarak yargısız infaz yapılması nedeniyle bir açıklama yapılması gereği duyulmuştur.

“Fırsatçıların hevesini kursaklarında bırakmıştır”

Bugün, Çanakkale barışın ve özgürlüğün kenti olarak anılıyorsa, bunda en büyük katkı Çanakkale halkı ile birlikte hareket etmeyi başaran Sayın Ülgür Gökhan’ın olduğu bir gerçektir. Kendisini, bu kentin kültüründen haberdar olmayan bazı fırsatçılara anlatmaya da gerek görmüyoruz. Çünkü sayın başkan kendisini Çanakkale halkına yeterince anlatmıştır ki; Çanakkale halkı yaşanan her yerel seçimde partimize ve Sayın Ülgür Gökhan ‘a desteğini arttırarak vermek suretiyle ona olan güvenini tekrar tekrar ortaya koymuştur. Sayın belediye başkanımız yaptığı son açıklama ile de bu fırsatçıların hevesini kursaklarında bırakmıştır. Bu nedenle sayın belediye başkanımıza sosyal medya üzerinden siyasi tutarsızlıkları ile ün yapmış kişi ya da kişilerin yaptıkları saldırıların kamuoyu nezdinde bir değerinin olduğunu düşünmüyoruz. Kamuoyunun gündemini böyle anlamsız ve içi boş gündemlerle meşgul ettiğimiz için de üzgün olduğumuzu belirtmek isteriz.

Covıd-19 tedbirleri kapsamında alkollü içki satışının yasaklandığı tek bir ülke var; o da Türkiye. Pandemiyle içki satışı arasında hiç bir ilinti olmadığı halde hafta sonları satışı yasaklanan alkol satışı bu defa tam kapanma kararı alınan süre için hukuksuz bir şekilde 17 Mayıs tarihine kadar yasaklandığı açıklanmıştır.

“Hedefte Laik Cumhuriyet vardır”

Bu yasakla özel yaşama müdahale edilmiştir. Tamamen ideolojiktir. Yapılan insanların yaşam tarzına müdahalenin son halkasıdır. Şeriat istemidir. Günlük hayatın içindeki her olayda, her kararda, her uygulamada, her yasal düzenlemede kendi bağnaz fikirlerinin toplum içinde mevzi kazanması ve kendi gibi olmayanları baskılama ve taciz etme amacıyla laik cumhuriyeti yok etme girişimleridir. Hedefte Laik Cumhuriyet vardır. Amaç ihvan cumhuriyetini kurmaktır. Kendi gibi düşünmeyenlere ve yaşamayanlara yaşam hakkı tanımamaktır. Bu yasak hukukla ve hiçbir değerle bağdaşmaz. Hükümet güç kazandıkça kendi gibi olmayanlarla yaşamak istemiyor. İktidarın bu hukuk dışı uygulamalarıyla genç beyinlerin Türkiye’yi terk etme eğilimleri de her geçen gün artmaktadır. Geçmişte OHAL dönemi kararnamelerinde olduğu gibi konunun özüyle hiçbir ilgisi olmayan yasak ve kısıtlamalar idare tarafından bugünde genelgelerle yapılmaya devam edilmektedir.

“Esnafın, işsiz vatandaşın hali ne olacak, nasıl geçinecek bu insanlar?” sorusu sorulmasın, tartışılmasın diye gündemi getirip içkiyle meşgul etme çabasıdır. Ucuz, basit, kirli ve tehlikeli bir siyaset oyunudur. Böyle bir oyun, ancak toplumdan bu kadar kopmuş, ülkesini tanımayan bir anlayıştan gelir. “ Ayine si iştir kişinin lafa bakılmaz “ diye bir söz vardır. Siz istediğiniz kadar insan hakları beyannamesi açıklayın; hak ve özgürlük anlayışınız aldığınız kararlarla kendini belli ediyor. Sizin yüzünüzden ülkemiz dünyada her geçen gün yalnızlaşıyor. Bunun sıkıntısını da ülkece tüm vatandaşlarımız çekiyor.

“Yönetim anlayışınıza yazıklar olsun!”

Beceriksiz iktidarın, basiretsiz yöneticilerine sesleniyoruz: İşinize bakın! Sizin göreviniz; 17 günlük kapanmada çalışamayan insanlar nasıl geçinecek diye kafa yorup onun için tedbir almak! Yandaş şirketlere milyarlarca dolar aktarılırken; esnaf için, gündelik çalışan vatandaşlarımız için ne tedbir aldınız? Evine ekmek götüremeyecek duruma düşürdüğünüz vatandaşlarımıza destek olmayıp, ipe sapa gelmez kararları tedbir aldık diye açıklamaya hiç mi utanmıyorsunuz? Bakın bir örnek verelim: Yandaşlarınıza para akıtmak için geleceğimizi satarak, torunlarımızın rızkını ipotek altına alarak geçiş garantisi verdiğiniz Avrasya Tüneli, Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden 17 günlük kapanma döneminde hiç bir araç geçemeyecek. Bunun bedeli, bu vatandaşın cebinden çıkacak. Çanakkale’de dükkânını kapattığınız, nasıl geçinecek diye sormadığınız berber, kırtasiye, tekel büfesi esnafı bir de vergileriyle geçmediği yolların parasını ödeyecek. 17 günlük tam kapanmada geçilmeyen yollar için yandaş şirketlere devletin ödeyeceği toplam para yaklaşık 300 milyon lira! 300 milyon lira ne demek biliyor musunuz? 17 günlük tam kapanmada 300 bin aileye 1000 TL geçim desteği sağlamak demek. Siz bunu yapmıyorsunuz, 300 bin ailenin sofrasından ekmeğini alıp, yandaş şirketlerinize veriyorsunuz. Bu milletin parasını kendi yandaşlarınızın servetine servet katmak için harcıyorsunuz. Esnaf zorda kalmış, intihar etmiş; bir aile akşam sofraya koyacak yemek bulamamış, sizin hiç umurunuzda değil! Halkın sorunlarına duyarsız kalan, özgürlük alanlarını kısıtlayan siyaset ve yönetim anlayışınıza yazıklar olsun!”

Ş. Ezgi Tuncel

 


Bu haber 04/05/2021, Salı günü yayınlandı, 810 defa görüntülendi
*