Neler oluyor!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

19 gün sürecek olan tam kapanma süreci Perşembe akşamı başladı. Süreç öyle bir başladı ki sanki 3 gün önce ilan edilmemiş gibi! Yaklaşık 19 günü evlerinde geçirmek istemeyen İstanbullular adeta 1.covid göçünü başlattılar. Her gün işe gitmek zorunda olan emekçiler öyle bir psikolojik duruma geldiler ki Bodrum’da yazlığım olsa ben olsam bende giderdim dediler.

Soruyoruz kamuoyunun huzurunda, Bolu Tüneli tıkanacak kadar insan sirkülasyonuna gerek var mıydı? Kapanma ilan edildikten sonra anında şehirlerarası seyahat kapansa bu karışıklığın ve insan hareketliliğinin önüne geçilebilir miydi? Cevap tabi ki evet!

Genelge ilan edildikten sonra, o kadar çok kafalar karıştı ki alınan en sert önlem bıçak gibi net bir şekilde keskin olmadı. Dışarıya çıkacak olan, kısıtlamadan, kapanmadan muaf olacak olan vatandaşların listesi madde madde yazıldığında, evde kalacak olan vatandaşların sayısını misliyle katladı.

Sadece evde kalanlar yazılacak olsaydı, emekliler, 65 yaş üstü, 20 yaş altı ve küçük esnaf olurdu. Üretim-tedarik ve lojistik hizmetleri askıya alınmadan gerçekleşen bir tam kapanma “Tam” sayılır mı?

Tam kapanma örneklerine bakıldığında dünyada devlet tarafından destek olunan vatandaşların, fedakarlıkta bulunarak evlerinden çıkmamaları olarak göze çarpıyor.

Bizde ise Dardanel, İçdaş, AkçanSa , Kale Seramik gibi dinamo üretim yerlerinde binlerce vatandaş kapanmadan muaf bir şekilde işe gidip geliyorlar. En azından onların maaşları yatıyor.

Süreç içerisinde ekonomik destek açıklanması yapılmadığı için günlük ücretle çalışan emekçi perişan! Kirası Allah’a emanet. Çoluk-çocuk var ise sen sağ o selamet!

Kapanalım dedik. Vaka sayıları 60 binlere çıktı. Israrla kapanalım dedik. Berberler en azından ölüm-kalım arasında kalmayalım dükkanı tam kapatalım rahat edelim, en azından elektrik faturası ödemeyiz diyecek duruma geldi. Kapanalım dedik ama tüm muslukları kapatalım demedik. Vatandaş evine kapandı ancak icra işlemi devam ediyor. Vatandaşa icra geliyor ertelenen sadece mahkemesi oluyor.

Altyapı hazırlığı yapılmadan uygulanan kapanmada kapanan sadece vatandaşlar değil, ülkenin ruhsal durumuda oluyor.

Sağlık personellerinin, basın emekçilerinin, kolluk güçlerinin, sahada çalışan emekçilerin psikolojisi bozuldu. Devlet kesinlikle ücretsiz psikolojik destek sağlamalı.

Emekçi demişken tabi ki gündem 1 Mayıs. Her sene 1 Mayıs kutlamalarında şov yapılır. Herkes bir anda emek yanlısı hak yanlısı oluverir. Kortejler oluşturulur. İşçinin hakkını gasp eden patronlar o kortejde ahkam keserler, kortej o anda bir inşaatın yanındam geçer. Elinde malası ile kalabalığı selamlayan işçinin yüzüne dahi bakılmaz. Oradan geleyim saf tutalım dese ter kokusundan rahatsız olacak liboşlar vardır. Para emek sonucu terleyerek kazanılır. Ter dökmeden, mücadele etmeden cebe giren 1 kuruşun hesabı bırakın toplumu kişinin önce kendisine verilmez. Aynalar bir anda düşmanın olur. Her baktığında aynaya kendi suratını ve ezdiğin insanları, yediğin hakları görür, biraz plsun vicdanın varsa zaten uyku uyuyamazsın.

Yapmacık 1 Mayıs kutlamalarından, her 1 Mayıs’ta meydanlara çıkıp nutuk atıp, işçinin sırtından geçinen lümpenlerden bizlere gına geldi.

Alnının terini silmektem kolu ağrıyan emekçiye selam olsun. O ter soğumadan emeğin karşılığını verene de selam olsun. Kapandığımız günlerde o inşaatlarda durmadan çalışan, evine ekmek götüren koca yürekli yurttaşa selam olsun.

O dar sokakları her gün temizleyen, yine hunharca kirleneceğini bilerek pes etmeden temizleyen, ben bu çöpü buraya atmazsam o işsiz kalır diyen zihniyete inat tüm emekçilere selam olsun…


Bu haber 02/05/2021, Pazar günü yayınlandı, 416 defa görüntülendi
*