Pegai Kalesindeki arkeoloji çalışmaları tarihe ışık tutacak

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde yer alan ve Priapos antik kenti olarak da bilinen Pegai Kalesi’nde, arkeolojik yüzey araştırmalarına Eylül ayında başlanacak.

Bölgede bir ilk olma özelliği taşıyacak olan bu çalışma ile ilgili ÇOMÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit arkeoloji çalışmaları ile ilgili bilgi verdi. Koçyiğit; “Marmara Denizi’nin güney kıyıları ya da Troas Bölgesinin kuzeyi olarak tanımlayabileceğimiz Karabiga’nın da içinde bulunduğu bu bölge ve çevresinde arkeolojik araştırmaların tarihi çok eskiye gidiyor. Yakın geçmişte de yapılmış bazı araştırmalar var. Bunların hepsi çok değerli ve önemli çalışmalar. Bizim yapmayı planladığımız çalışma ise doğrudan kaleye ve kalenin arkeolojik durumuna odaklanmakta. Buradaki tahribat ve korumaya ilişkin çözüm önerileri önceliğimiz. Ayrıca birçok alandan uzmanın bir araya geldiği, çok katılımlı kolektif bir araştırma olması ve sadece Pegai Kalesi’ni ele alması ile önceki çalışmalardan bir adım öne çıkıyor diyebilirim.

“Bölgeye bir katma değer sağlamayı hedefliyoruz”

Hedeflerimizin başında ise bu Ortaçağ kalesinin surları ve ayakta kalan yapıları ile bir bütün olarak belgelenip kayıt altına alınması geliyor. Kale ve çevresindeki Ortaçağ’a ait tüm kültür varlıklarının modern çalışma yöntemleri ile tespit edilmesi ve bunların yok olmadan belgelemeleri çok önemli. Zira Pegai Kalesi ve çevresinin son yıllarda artan yoğun bir tahribatla karşı karşıya olduğu ve bundan dolayı da bu önemli kültür varlığımızın her geçen gün yok olup gittiği acı bir geçek. Bu yıkıcı tahribata karşı alınabilecek önlemlerin belirlenebilmesi, birçok kültür varlığının yok olmadan evvel kayıt altına alınabilmesi ve bunların bilimsel yöntemlerle analizi, bölge turizmi başta olmak üzere, kültür tarihine ve arkeolojisine en büyük katma değeri sağlayacaktır diye umuyoruz.

Pegai olarak bilinen Bizans kalesi, Priapos antik kenti üzerine kurulmuş olup, bugünkü Karabiga beldesinin kuzey doğusunda bulunan Kale Burnu üzerindedir. Priapos, ismini mitolojideki Dionysos ile Aphrodite’in oğlundan alır. Priapos, bağların, bahçelerin ve ekili tarlaların koruyucusu, bolluk ve bereket tanrısı olarak tanınır. Pegai adına ise ilk olarak Orta Bizans dönemindeki kaynaklarda, önemli bir ticaret merkezi olarak rastlıyoruz. Komnenoslar döneminde inşa edildiği tahmin edilen ve Bizans kaynaklarında Pegai, Latin kaynaklarında ise Spiga – Spigast olarak adlandırılan bu kale, limanı sayesinde daha önce hiç olmadığı kadar önem kazanmış, Türklerin burada etkin olmaya başladıkları ve kenti ele geçirdikleri ana kadar da önemli bir Latin ticaret merkezi olarak kalmıştır. Pegai, bugün için zamanın ağır şartlarına dayanan ve oldukça heybetli görünen sağlam surlarıyla Marmara Denizi’nin batısına hâkim olduğu gibi, doğuda Kyzikos (Bandırma-Erdek) batıda ise Lampsakos (Lâpseki) arasında önemli bir liman ve Kocabaş Vadisi’nin denizle buluştuğu noktada stratejik konumdaki bir kaledir.

“Bölge Turizmi ve Ekonomisine Katkı Sunacağız”

Yaklaşık iki yıl boyunca sürdürülecek olan çalışmaların kalenin bölge turizmine kazandırılması adına önemli olduğunu düşünüyoruz. Elde edeceğimiz veriler ve bu veriler ışığında sunacağımız çözüm önerileri ışığında bu çalışmanın Çanakkale’nin kültür turizmi adına büyük bir kazanım olacağı kesin. Bunun yanı sıra, bölgenin turizm potansiyelinin ortaya çıkarılarak bölge insanına bir katma değer sağlayabilecek nitelikte olması, yapacağımız araştırmayı değerli kılmakta.

Karabiga, bugün için Marmara’nın güney kıyılarında yer alan küçük bir sahil kasabası konumunda. Ama temiz denizi ve bozulmamış doğasıyla yakın zamanda yerli-yabancı birçok ziyaretçinin ilgisini çekecek gibi duruyor. Eğer bizim yapmayı planladığımız arkeolojik çalışmalar programa uygun olarak yürür ve çalışmaların sonunda istediklerimizi gerçekleştirebilirsek, Karabiga’nın turizm açısından sahip olduğu bu artılara, tarihsel ve kültürel değerlerini de ekleyebilir, burasını önemli bir arkeolojik destinasyon haline getirebiliriz.  Tespitlerimiz ve değerlendirmelerimiz sonucunda yapılacak olan olası kazı, restorasyon ve çevre düzenlemeleri gibi çalışmalar bölge turizmine ve aynı zamanda ekonomisine katkı sağlayacaktır.

Çalışma sonunda öncelikle Pegai Kalesinin eksik kalan yanlarına ve bazı bilimsel sorunlara açıklık getireceğimizi umuyor, sadece Pegai Kalesi değil, bölge arkeolojisi ve tarihi için önemli sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Çalışmalarımız ilerledikçe belki bunu daha iyi görebiliriz. Ama daha önemlisi, yok olup gitmekte olan tarihi bir değerimizin, ortaya koyduğumuz veriler ışığında değerlendirilerek hak ettiği değeri yakalayacağına inanıyoruz.” dedi.

Haber Merkezi


Bu haber 29/04/2021, Perşembe günü yayınlandı, 410 defa görüntülendi
*