Hiperaktif Küçükler Büyüyünce Ne Yapıyorlar?

2 hafta önce Handan Şen Yazarlar
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Aslında 1900’lü yılların başından beri çocuklarda hiperaktivite diye bir şeyi tanımlayabilen uzmanlar, bu kişilerin ergenlik yada erişkinlik dönemlerinde nasıl olduklarını ancak 1970’li yılların sonundan itibaren fark edebilmişler. Ben de size, bununla ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağım.

ERGENLİK SÜRECİ

Çocukluk döneminden çıkıp erişkinlik kimliğe ulaşma sırasında bir ara dönem olan ergenlikte DEHB (Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu) olan çocukların  neredeyse yüzde 80’i aynı belirtileri göstermeye devam ediyor ve gerçekten arkadaşlarına oranla çok daha fazla zorlanıyorlar. Zaten bu geçiş döneminin kendine özgü zorlukların yanında, bir de DEHB’nun getirdiği bir sürü belirsiz durum ile uğraşmak zorunda kalan ergen için yaşam, çekilmez hale gelebiliyor. Özellikle dürtüsellik ile ilgili belirtiler (pat diye, düşünmeden karar vermeleri, olumsuz sonuçlarını düşünmeden herhangi bir işe kalkışmaları, kolayca öfkelenebilmeleri, ani tepki vermeleri, acelecilikleri, isteklerini erteleyememeleri vb.) sıklıkla  problem olabiliyor. Erkek hiperaktif ergenler pek sakin olmazlar. Okulda  arkadaşları ile çatışma ve anlaşmazlıklar yaşayabiliyorlar  dolayısı ile kaygılı ve mutsuz bu ortamlar ebeveynler arasında da ne yazık ki  sorunlara yol açabiliyor.

EVET SİZLERE BİR VAKA ÖRNEĞİ

DEHB’li ergen “Anne sana ödevimin Pazar gecesi bitmiş olması gerektiğini söylemiştim ve bitireceğimde. Şimdi lütfen başımdan gider misin?” dedikten sonra bir hışımla  kalkar,etrafı tekmeler ve salona geçer.Annesi onun ardından salona yönelir; “Başından gitmeyeceğim, niye gidecekmişim ki? Lisenin ortasında 4 dersten kalacaksın. Benim güvenimi kazanacak ne yaptın ki? Hayatını mahvetmeni istemiyorum. Seni incitmek istemiyorum” der. Ergen çocuk “O  halde niye tartışıyoruz neden sürekli çalış , ders  yap neden?” diye karşılık verir. Aslında çocukla tartışmak yaptırım gücü yaratmıyor, daha çok suçlayıcı ve çocukla inatlaşma sürecine giriliyor. Sürekli odanı toparla, erken kalk, çantanı kontrol et, ders yap şeklindeki aynı ses ve aynı hitap şekli çözüm odaklı değil tam aksine  savaş dili  hakimdir. Yap artık, çalış hadi, bitmedimi, offff her gün böylesin bıktım tarzındaki konuşmalarda kontrol altına almaya yönelik bir  tavır vardır ve çocuk elinden yetkileri alınmış gibi hisseder, bir süre sonra “hep aynı nasıl olsalar” alışkanlığa dönüşebilir. Hiperaktivite ve dürtüselliği ön planda olan çocukları, gelecekte anti sosyal davranışlar zinciri beklemektedir.

Sonuç olarak “iyi olmak” bir insan hakkıdır. Hiperaktif ya da “hiperpasif” her çocuğun hayatının en önemli dönemini en iyi şekilde geçirmeye hakkı vardır.

 


Bu haber 27/04/2021, Salı günü yayınlandı, 268 defa görüntülendi
*