Kabahat kimde?

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Yeni bir dolandırıcılık olayı daha çıktı. Çocuk, zira daha 28 yaşında,2 milyar dolar ile sırra kadem basarak, dolandırıcılık rekoru kırmış.yı4llar önce, Banker Kastelli, Banker Yalçın. Sonra Jet Fadıl(İki kere dolandırdı).Yakın zamanda Tosuncuk ve son olarak da ,Thodex adı altında, Fatih Özer.Bunlar tabi ki suçlu.Ama,bunlara para yatıranların  günahı yok mu? Emek sarf etmeden para kazanma hırsı, sonunda hüsrana dönüşüyor. Bakınız bir yatırımcı ne diyor. ”Arkadaşlarım uyardı. Ancak ben para yatırmaya devam ettim. Kazandıkça kontrolümü kaybettim. Tüm emeğim gitti”.Başka birisi de şöyle ağlıyor,”Bir anda 30 Milyonum oldu. Parayı çekip çıkmayı hiç düşünmedim.100 Milyon olsun diye devam ettim. Hepsi uçup gitti”.adı. Bir dieğri ise tam Bam teline vuruyor,”çocuk, bizim paraya doyamamamızdan faydalandı” diyerek, işin özetini ortaya  koyuyor. Başka bir uyanık şöyle söylüyor,”Biraz daha kazanayım diye,paramı çekmedim.Gözüm doymadı.Allah belamı verdi” Temelde,çalışmadan zengin olma sevdası yatıyor. Bir de bu dolandırıcılar, ünlü insanları, sanatçıları, mankenleri reklam aracı olarak kullanıyorlar. Millet de, onları bir mok zannedip hemen dalıyor. Kripto para. Ancak kimsenin eline geçmemiş. Hep kâğıt üzerinde. Dolandırıcı, yatırılan paraları, başka bir hesaba geçiriyormuş. Tam 400 bin kişiyi dolandırmış. Para kaptıranların % 54 ü, 19-24 yaş arasıymış. Hani şu muhalefetin umut bağladığı Z kuşağı. Çok ünlü iş adamları, şarkıcılar, artistler,de dolandırılmışlar.

                                 Sülün Osman
Bir de kolay yoldan para kazanmak için ava çıkan ve avlanan şark kurnazları var! Onları da en iyi çözen; dolandırıcılar kralı Sülün Osman (Osman Ziya Sülün). 1950 ve 1960’lı yıllarda Galata Kulesi‘ni satan. Eminönü meydanındaki saati ve şehir hatları vapurlarını devreden.Taksim Meydanı‘na paspas atarak gelen geçenden ayakbastı parası alan Sülün Osman.20 Nisan 1962’de hapisteyken ‘Alın teri ile Yaşamak’ konulu konferans verecek kadar efsane bir dolandırıcıydı.

Sülün Osman, ava gidenleri nasıl avladığını şöyle anlatıyor:
Benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız ve dükkân kapalı. Karımın hastalığı olduğunu, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini ve nöbetçi eczaneye gidip ilaçları almamın şart olduğunu söylüyorum. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. Diyorum ki, 300 liraya ihtiyacım var. Adam sabah kuyumcuya gidip bilezikleri bin liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını düşünüyor. O arada benim ayakçım da mevzuya ortak çıkıyor ve bilezikleri ucuzdan almak istiyormuş gibi ayak yapıyor. Telaşlanıyor adam hemen 300 lirayı verip alıyor bilezikleri.
Adam, ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince karakola gidiyor. Ve ben aranıyorum… Demiyorlar ki ona, ‘Be adam 1000 liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı?’ diye. Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım.”şimdi soruyoruz?Kim suçlu?.Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 26/04/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 349 defa görüntülendi
*