Minik yüzler büyük hüzünler

3 hafta önce Handan Şen Yazarlar
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Depresyon,  çoğunlukla sırf  erişkinlerin yaşayabileceği bir hastalıkmış gibi görülür. Yapılan araştırmalar ve istatistiki veriler, çocuklarda depresyona yakalanma riskinin ciddi boyutlarda olduğunu gösteriyor. Çocuk depresyonun birçok belirtisi bulunmaktadır. Bu belirtilerden  biri de suçluluk duygusudur. Ailelerin, depresyon sebebiyle sinirli, hırçın ve huzursuz olan çocuklarını suçlama yoluna gitmemeleri gerekir. Bu davranış çocuğun suçluluk duygularını artırabileceği gibi depresyonu da güçlendirir.

Kim demiş hüzün sırf yetişkinlerin işidir diye…

Pekala çocuk ruhu da hüznü yaşar, besler ve büyütür ne yazık ki… Çocuklarda depresyon görülebileceği uzun yıllardan beri bilinmesine karşın depresyon çoğu zaman yanlış olarak erişkinlik çağının bir hastalığı gibi görülmekte ve çocukların da depresyon geçirebileceği akla getirilmemektedir. Belirtilerin erişkin döneme göre farklı olabilmesi, çocukluk döneminde depresyonun gözden kaçırılabilmesine neden olmaktadır. Çocuklarda depresyon son yıllarda daha fazla incelenmiş ve yapılan çeşitli araştırmalarda ayrıntılı bilgiler elde edilmiştir.

Peki depresif çocuğun portresi nedir?

Depresif bir çocuk üzgün, mutsuz, neşesiz, sıkıntılı, çaresiz hisseder. Ancak bu duygularını açıkça ifade edemeyebilir. Durgun ve mutsuz bir yüz ifadesi vardır. Çocuk severek  oynadığı oyuna dahi ilgisizdir, oyunlardan eskisi kadar zevk almayacaktır. Çabuk öfkelenir, huzursuzdur ve ani tepkiler verir. Basit olaylara karşı sinirli, öfkeli, uykusuz, iştahsız, arkadaşları arasında uyumsuzluk gözlenebilir. Dışarıdan gözlendiğinde çocuğun hareket, düşünce ve konuşmasında yavaşlama, durgunluk göze çarpar. Çocukta tırnak yeme, sallanmak, sürekli elindekini ısırma göze çarpar. Kafası çok karışıktır yorgun hisseder, bir işe başlamakta ve bitirmekte zorlanır. Aile içinde yaşanan olayların gözlemcisidir ve gizli yük yani stresini belli edemez, ne düşündüğünü dahi bilmediğinden şikayet eder ve odaklanamaz. Okul hayatı sıkıntılıdır. Düşündüklerini ve hissettiklerini toparlayıp kelimelerle ifade etmekte güçlük çekerler. Aile içinde yaşananlar  çocuğun kendine olan güvenini de azaltmıştır. Rol model olmanın önemli olduğu kadar sevginin, şefkatin, sağlıklı iletişim kurmanın önemi de büyüktür “Çocuktur anlamaz” diyerek duygusal anlamda ötelemek yanlıştır. Küçük bedenlere büyük hüzünler yüklemek hatta fark etmemek, onları çocukluk dönemlerinde sağlıksız şekilde yalnız bırakmak “Hadi odana git ve oyna seni ilgilendirmez sen çocuksun aklın ermez” şeklinde konuşmakta yanlış davranış biçimidir. Çocuk dili ile konuşmak, huzurlu ve şefkat dolu ortamda güvende olduklarını sağlamak gerekir. Elbette seste çok önemlidir; sesimizi iyi yönetmeli ve şefkatli bir ses tonu ayarlamalıyız. Sarılmayı unutmamalıyız. Minik yüzlerde, kalplerde, büyük hüzünler başlatmamak için  çocukta ruh, beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir.

TÜM ÇOCUKLARIN SEVGİ İLE BÜYÜMESİ DİLEĞİYLE…

 


Bu haber 20/04/2021, Salı günü yayınlandı, 299 defa görüntülendi
*