Platoniklik  

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Merhaba Sevgili Okur

En karmaşık, çok fazla değinilmese bile aslında hayatımızın her yerinde gördüğümüz çoğu yerde karşı karşıya geldiğimiz bir durumdan bahsedeceğim size.

Gençlerimizin çoğunun başına gelen özellikle ergenlik döneminde kafaları karıştıran bazılarını çok kötü hisler içine sürükleyen ve hayal dünyasına iten şeylerden birincisi de platonik aşktır bunu çoğumuz biliyoruz.

Karşılık bulamayacağımızı düşündüğümüz için kalbimizin kırılmasındansa hayaller içinde bir aşkı yaşamaya çalışanlar ne kadar çok görüyorsunuz değil mi?

Bir köşede asla karşılık bulamayacağını düşündüğü için dile getiremediği bir sevgiyi içinde büyüten kızlarımız, erkeklerimiz kalplerine gömdükleri o sevginin ağırlığı ile öylece kendilerini yıpratıyorlar.

Kimi asla karşılık bulamayacağını düşündüğü için açılamıyor, kimi de utangaçlığından halbuki ağızdan bir kere çıksa karşı tarafa belki bir kez kendini ifade edebilse kim bilir güzel bir ilişkiye başlayabilir belki. Tabii ki bunun karşılık alamayacak olanları da var fakat bundan kaçılması kafada sürekli soru işaretleri olarak yola devam edilmesi ve kendi hayatından çalarak sürekli birinin ne yaptığını, hayatında biri var mı yok mu bilmeyi merak etmeye devam edecek. Bazıları da söylediği zaman karşılık bulamamasına rağmen kendi içindeki o hisleri yine de belki bir gün olur umuduyla kendi kendine büyütmeye devam edecek.

Kimisinde sevgi takıntıya dönüşüyor, kimisi depresiflik içinde hayatının merkezine başka birini koyup tamamen ona odaklanıp kendi zamanından, geleceğinden çalıyor.

“Yola devam etmek kolay mı Cansel?” diyenler olur ya da “gel de sen unut çok biliyorsan” diyenler de olabilir ama şunu biliyorum ki bana kızanlarınız ve hala içindeki küçücük umuda tutunanlarınız illa ki olacak.

Kimseye unutmasını, bırakmasını söylemiyorum asıl burada anlatmak istediğim şey, bu platonik hislerin size etkileri, zaman zaman size verdiği zararlar kendinizden çok başkasını düşünmeye meyilli oluşunuz, belki hayatınızın gerçek aşkının yanından geçip ona bakmayışınız ya da mutlu olma şansınızı elinizin tersiyle itip sadece tek bir insana bu mutluluğu bağlamanız.

Benim derdim değil ama senin derdin buysa eğer şöyle bir bak aynada kendine, sevilmek ne kadar yakışır sana, birinin elini tutması, kalbine dokunması, sana değer vermesi ve seni düşünmesi ne kadar güzel hissettirir yüzün belki kalbinle aynı anda güler.

Bunlar tek bir insana da bağlı değil aslında belki sana şans vermesini istediğin o insanla mutlu olacağını düşünürken, bir başkası da senin için aynı hayali kuruyordur. Aşk çok derin bir konu ama herkese aynı şartlarda verilmez herkesi aynı yollardan geçirmez kimisinin önüne konulur, kimisine de bir ömür boyunca arattırır kendini.

Karşılıksız olan aşk çok değerli bir aşktır birine karşılık bekleme umuduyla bağlı kalabilmek çok zordur. Belki karşılık alabilirsin belki biraz zaman gerekecek karşında ki insanın sana bir şeyler hissedebilmesi için ama bu senin hayatını yaşamana engel olmamalı. Daha yeşil bir ışık bile görmediğin biri için yapacaklarını sınırlamak, gülmeyi, eğlenmeyi geriye atmak o kişi sana eğer gelecekse onu bir harabe ile karşılaştırmaktan başka bir şey olmaz.

Aşkının içine güç kat, açılmaya korkuyorsan korkma senin kaybedeceğin bir şey yok dün olmayan yarın da olmayacak belki ya da yarın elinden tutacak bilemezsin… Ya da seni sevmeyeni seviyorsan bunu en ağır şekilde kendine yaşatmana ne gerek var çektiğin acının onu getireceğine inanıyor musun? Hayır buna inanma çünkü kimse acı çeken birine gitmeyi tercih etmez ama eğer en iyi halinle yaşamaya devam ederken barındırırsan bu sevgiyi belki karşı tarafın sende gördüğü o ışık size yolları açar.

Gökyüzüne bak ve düşün sevgi dediğimiz en güzel duygu acıya dönüştürülmeyi hak etti mi? Ya da sen üzülmekle bir şeyler elde edebildin mi?  Sonra istediğin yoldan devam edebilirsin.

Cansel’in de bugün ki dileği sizler için şu;

O kocaman sevgilerinizin saflığıyla iyileşin…

 


Bu haber 09/04/2021, Cuma günü yayınlandı, 917 defa görüntülendi
*