Madenler

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Kaz dağlarında altın arama izni alan Kanadalı firmanın, Türkiye’deki taşeronunun izinleri  iptal edilmiş ve uzatılmamış. CİMER üzerinden yapılan bir başvuruya Çanakkale Orman bölge müdürlüğü  firmanın bölgede bulunan konteynerlerini kaldırmak zorunda olduğu şeklinde  cevap vermiş. Çanakkale için güzel bir gelişme oldu bu karar.  Geçtiğimiz yıllarda 350.000 ağacın kesilmesini  ve maden aramalarını protesto eden toplum kuruluşları ve katılan halk kitleleri bu kararda etkili olmuşlardır. Tüm Türkiye’de medya üzerinden gelen baskılar şimdilik firmanın izinlerinin uzatılmamasına sebep oldu. Geriye Kaz dağlarında tahrip edilmiş ormanlardan dolayı adeta çölleşmiş alanlar kalıyor. Tekrar ağaçlandırılması kaç yıl sürecek, bunu kim yapacak bilinmez?  Kamuoyu yaratma çalışmaları zamanlarında ,  firma tarafından maden çalışması bitince çevrenin  eski haline getirileceği, ağaçlandırılacağı endişe edilecek bir durumun olmadığı söyleniyordu.

Türkiye’deki maden arama faaliyetleri ülkemize getirisi ne? Yabancı sermaye geliyor.Ülkemizin yer altı kaynakları değerleniyor. Çıkan cevher ihraç ediliyor. Elde edilen kazançtan devlet vergi alıyor. Tek elde ettiğimiz, şirket  kar açıklayacak ve ondan vergi geliri elde edeceğiz. Götürdüğü ise doğada açılmış derin çukurlar ki Anadolu’nun neresine gidersek gidelim yeşil alanların içindeki toprak katmanlarının açıkça görüldüğü maden sahaları var. Hızla geçiyoruz bu moloz yığınlarının arasından ama orada yaşayanlar! Köylerinin yanı başındaki bu maden ocaklarının yarattığı tozdan topraktan, başlarına düşen kayadan, evlerinin önünden geçen ağır iş makinalarından, hayvanlarını otlattıkları alanlardaki çölleşmiş arazilerden öyle kolayca geçip gidemiyorlar. Altın madenlerinde bir de siyanür havuzları var. Topraktan altını ayrıştıran kimyasal, doğada, yer altı su kaynaklarında neler yapar?

Uluslararası şirketler yerli taşeronlarıyla yer altı kaynaklarını sömürmek için yarış içindeler. Ülkemize sermaye çekiyoruz diye seviniyoruz ama onların kazancı bizim kaybettiklerimizi katbekat aşıyor. Ayrıca çıkan cevher pahallı ürün haline getirildikten sonra yine bize satılıyor. Bu pahallı ürünü almak için bankalar aracılığıyla yurt dışından kredi alıyor   yine zarar ediyoruz. Toprak, emek, doğal çevre hep bizden ama  zarar eden yine biziz.  Bir gün bu ülkenin teknolojisi, bilim insanları, sanayisi,  bu maden cevherlerine mutlaka ihtiyaç duyacak. Yerli teknolojinin ürünleri üretildiğinde nereden bulacağız ucuz maden cevherlerini. Biz de sömürülecek ülke mi arayacağız? Ülkemizi yabancı sermayenin ucuz iş gücü ve maden sahası haline getirmemeliyiz. Ülkelerinde aynı madeni çıkartma maliyeti o kadar çok ki bizim gibi sermaye çekme pahasına topraklarını satan ülkelere çullanıyorlar.  Toprak ucuz ama aldığımız ürünler pahallı. Bu böyle devam ettiği sürece  ihracatın ithalatı karşılama oranı hep açık verir. Verilen açık ve kredi faizleri bizim geleceğimizde ödeyeceğimiz borç olarak hep artar. Ülkemize çekilen sermaye sonunda halkın fakirleşmesine  yol açıyor.

 


Bu haber 21/03/2021, Pazar günü yayınlandı, 238 defa görüntülendi
*