“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale Barosu İstanbul Sözleşmesi’nin gece saat 02.00 da fesih kararının alınması üzerine saat 17.00’de İskele Meydanı’nda basın açıklaması yapacağını duyurdu. Açıklamada “Unutulmamalıdır ki İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.” ifadesine yer verildi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde; “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi; kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelelerde temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası sözleşmedir. Sözleşmenin adından da anlaşılacağı üzere imzalanma yeri “İstanbul” dur.

“Sözleşme, aile düşmanı değildir; erkek düşmanı değildir; boşanmaların sebebi değildir”

Yürürlük tarihi 1 Ağustos 2014 tarihidir. Türkiye, sözleşmenin tüm maddelerine hiçbir çekince koymaksızın 11 Mayıs 2011 tarihinde sözleşmeyi ilk imzalayan ve parlamentosunda onaylayan ülkedir. Sözleşmenin içeriğine kolayca erişilebilir. Her madde teker teker okunduğunda görülecektir ki sözleşme, aile düşmanı değildir; erkek düşmanı değildir; boşanmaların sebebi değildir. Bir grubu kayırmaz, ayrımcılık ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşıdır, aile ilişkilerini sevgi ve insan hakları kapsamında devlet tarafından korunarak desteklenmesi ve devamını amaçlar. İç hukuk düzenlememiz olan Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine İlişkin 6284 Sayılı Kanunumuz ile uyum içindedir. Taraf devletlerin sözleşme kapsamında vermiş oldukları taahhütler, bağımsız uzmanlar grubu tarafından denetlenir. Bu husus da sözleşmeye uyma iradesi olmayan ülkeler için sorun olarak algılanmaktadır.

İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasına ilişkin Türkiye hakkındaki denetmen raporu 3 Temmuz 2017’de yayınlamıştır. Türkiye’nin atılan olumlu adımlarına memnuniyet dile getirildikten sonra kadına karşı şiddeti sonlandırmak için yasal düzenleme, politika ve tedbirlerdeki eksikliklere vurgu yapılmış; yargı kararlarındaki istatistiklere ulaşılamadığına, cinsiyetçi önyargılar ve mağduru suçlamaların yargılamada indirime yol açtığına, mağdurların ekonomik bağımsızlığının olmadığına, hukuksal metinlerde okur yazarlığın olmadığına, sorgulama ve yargılama makamlarına güvensizliğin etkisine dikkat çekilerek özellikle tecavüz ve cinsel şiddet vakalarının neredeyse hiçbir zaman bildirilemediğine dikkat çekilmiştir.

“Fesih kararı, Anayasanın 87, 90 ve 104.maddelerine aykırı”

Sözleşmenin feshi için kararname ile gece 02:00’de alınan fesih kararı, Anayasanın 87, 90 ve 104.maddelerine aykırı olduğundan yok hükmündedir.

Sonuç olarak, ülkemizdeki kadın cinayetlerine ilişkin vaka sayılarının sistematik şekilde arttığı bir zamanda sözleşmenin feshi, tek güvencesi ve koruması devlet desteği olan on binlerce kadını sahipsiz bırakmak, bu ailelerdeki çocukları travmaya terk etmektir.

Türk toplumunda aile iyi olamazsa, toplum da hiç bir zaman iyi olamayacaktır. Kadının ve çocukların var olabildiği, mutlu olabildiği bir dünya için sözleşmenin feshi kararından acilen dönülmelidir.

Unutulmamalıdır ki “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır”.

Haber Merkezi

 


Bu haber 20/03/2021, Cumartesi günü yayınlandı, 275 defa görüntülendi
*