Suçu virüse atma

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ne düşünüyor da kalabalıkların içine giriyor, toplum içinde tedbirsizce maske takmadan gezebiliyor milletimiz? Virüsün yarattığı canımıza bile kasteden tehdidi artık duymayan kalmamıştır. Haberleri ve çeşitli medyalarda verilen uyarıları görmeyen kalmamıştır. Her gün ölümle sonuçlanan vaka sayılarının en azından birinin, kişinin kendi yakın çevresinde olma ihtimali de yüksek. Kendini ve yakın akrabalarını, sen koruyacaksın. İnsanlar, en yakın akrabalarının ölümlerine sebep oldu. Bunu yapanlar,   göremediğimiz virüsü suçlayarak aklanamazlar. Belirtiler olmasına rağmen topluma karış, sosyal mesafe olmadan aile komşu toplantılarına devam et, sonrada virüs vardı akrabalarım öldü “acımız büyük” diyerek taziyeleri kabul et. Virüsün öldürücü etkisini kavrayamamış insanların hatasını, yüzüne vurmalıyız. Yoksa herkes  kendi dışındaki dünyaya suçu atıp başkaları alsın tedbiri bana ne diyerek ortalıkta gezecekler.

Sağlık bakanlığı kentlerin risk haritasını yayınlayınca bazı kentler ön plana çıktı. Belki de en başta bu yapılmalıydı. İnsanlar nasıl bir şehirde yaşadığını bilmeli. En azından istatistik rakamlarını yükseltenler olmasa da okuduğunu yazdığını anlayıp ona göre tedbirini alanlar, memleketinin ne olduğunu anlasın. Ağır hasta olup hastanede yatanlar bu istatistikleri okuyamazlar. Onlar canlarının derdinde. Biz anlayacağız yazılan rakamın ne kadar tehlike içinde yaşıyoruz demek olduğunu. Çanakkale tabloya göre yüksek riskli kentler içinde yer aldı. Bunun ekonomik ve kısıtlamalar açısından kötü etkisini görmeye devam edeceğiz. Bizi tehdit eden virüs değil. Esas onları çoğaltacağım diye ortalıkta dolaşıp, kendi evine getiren vatandaş tehdit. Virüsler tek başına hiç bir şey değiller. Olabilse de  bir bardak  virüsü insanın olmadığı yerde açıkta tutsak. Bir hafta sonra hiçbiri canlı kalamaz, insanlar vücutlarına kabul edip, beslemedikçe yayılamazlar.

Ekonomik olarak milyonlar fakirliğe sürüklendi. İşe gidilemiyor. Market zincirleri dışında işini artıran yok. Hiçbir esnaf durumdan memnun değil. Alınan tedbirleri göstermelik uygulayanlar yüzünden bir sene boşa gitti. Geçen seneden daha kötü durumdayız. Duyduğumuz en  çok dertlenme lafları artık şunlar oldu: “Evde çok sıkılıyorum, daralıyorum. Maske de çok sıkıyor nefes alamıyorum” Hiç sıkıntıya gelemeyenler anlayın artık,  bu sizin sıkıntılarınızdan daha büyük bir sonucu olan bir dert korona virüs pandemisi. Virüsü bulaştığı insanla baş başa bırakıp izole edersek, virüsün yayılmasını engelleyebiliriz. Sağlık sistemimiz ve ona hizmet veren sağlık emekçileri canlarını hiçe sayarak, insanüstü çalışma saatlerine ulaşarak tek tek, gelen bu hastaları kurtarmaya çalışıyorlar. Dışarıdaki başıboş mayınlar gibi dolaşan insan kalabalıklarına da göğüslerini geremezler ki. Artık yaşanan kötü zamanlardan ders alma zamanı geldi de geçiyor bile.


Bu haber 12/03/2021, Cuma günü yayınlandı, 101 defa görüntülendi
*