8 Mart’ın ardından

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Yıllardır Toplumsal Cinsiyet Teorilerini içeren birçok makale ve kitap okudum. Teoride de Sosyalist Feminizm her zaman düşünce biçimime bir tık yakın oldu. Ancak ilk kez bu yıl muhabirlik nedeniyle gittiğim birçok basın açıklamasında benim fikrime en yakın teorinin bu olduğunu pratikte de deneyimledim.

Bu yıl yürüyüş ve gösteri izni olmadığı ve güvenlik güçleri tarafından yalnızca basın açıklamasına müsaade edildiği için radikal feminist teoriyi benimsediğini düşündüğüm bir feminist grubun basın açıklamasını uzun süre bekleyen basın ordusunun bir mensubuydum. Üstelik gün içerisindeki 8. basın açıklaması falandı. Diyelim ki bu grup yıllardır erkeklerden gördüğü tahakküm kültürünü bir günlüğüne de olsa bu basın mensubu grubuna yaşatmak istedi. Evet maalesef ki bu grubun çoğunluk üyesi erkek ve kadınlar bu meslek grubunda maalesef azınlık. Peki bu grup, azınlık da olsa basın mensubu kız kardeşlerine neden bu zulmü yaşattı? “Kurunun yanında yaş da yandığından” mı? Yıllardır çoğunluk gibi olmadıkları için eminim onların da çok maruz kaldığı bu itici cümle mi bunun cevabı? Bana göre bunun cevabı bir tek sınıf farkı olursa anlamlı olur. Bir tarafta proletarya kadınları diğer tarafta belki çalışmak zorunda olmayan belki hala öğrenci belki de üst düzey bir anlayışa sahip kurum ya da kuruluşlarda çalışan kadınlar… Fazla mesai kavramı üzerine çok kafa yormamış olabilirler ya da zaten öncelikleri cinsiyet temelli olduğu için göz ardı etmişlerdir.

Felsefi açıdan Marksist teoriye dayanan sosyalist feminizm önceliğe ekonomik sınıfı yerleştirdiği için kültürel çalışmaların eleştiri oklarının hedefinde olmuştur her zaman. Yazımın başında da dediğim gibi bunu pratikte de deneyimledim ve makul olan sosyalist feminizm. Çünkü bu fikri benimseyen başka bir grubun basın açıklamasında sırf o gün orda çalışan bir kadın olduğum için el üstünde tutuldum. Erkek muhabirler de daha farklı bir davranışa maruz kalmazdı çünkü cinsiyetin yüzünden ezilmen ne kadar anlamsızsa emeğin de o kadar kutsaldı o grup için. Üstelik onların sesini duyurmak için emek harcıyordum.

İşte bu deneyimler teoride mantığıma en yakın olan toplumsal cinsiyet teorisinin pratikte de aynı teori olmasına sebep oldu. O da ayakları yere basan bir teori olan sosyalist feminizm.

Ş. Ezgi Tuncel

 


Bu haber 11/03/2021, Perşembe günü yayınlandı, 118 defa görüntülendi
*