“Kadın insanlık mücadelesindeki yerini almıştır”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale Disk Emekli Sen Kadın Komisyonu 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir basın açıklaması yayınlayarak “kadın insanlık mücadelesindeki yerini almıştır” dedi.

Emekli Sen Kadın Komisyonu’nun basın açıklaması şu şekilde; “1857 yılında New York’ta 40 bin dokuma işçisi kadının, ağır çalışma koşullarına karşı başlattıkları kanlı başkaldırının yıldönümüdür 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.

Tarih boyunca kültürü oluşturan politikaların ekseninde kadın hep var olmuştur. Kadınlar; etnik, dinsel, sınıfsal olarak farklı kültürlerden gelseler de ortak özellik erkek egemen bir kültür altında yaşamak zorunda olmalarıdır. Bu kültür kadınları daha az mali ve ekonomik kaynağa sahip, daha az eğitime, daha az istihdama ve daha az özerkliği ye sahip kılmıştır.

“Şiddet, taciz, tecavüz, istismar, cinayet”

Kadının toplumsal yaşamdaki zorluklarına her gün yeni zorluklar, örgütlenmelerinin önünde ağır baskılar, düşünce özgürlüklerinin önünde sayısız insan haklarına aykırı engellemelerinin yenileri eklenmektedir. Uygulanan baskılar  “şiddet, taciz, tecavüz, istismar, cinayet” kadını yaşam içindeki mücadelesinden uzaklaştıramıyor. İnadına direnen kadın her yıl; güçlü çığlıklarıyla, haykırışlarıyla, isyanlarıyla, türküleriyle ve danslarıyla daha da sokakları doldurarak haklı taleplerini dile getiriyor.

Bugün kadın tekdüze yaşam içine sığdırılmak istense de toplumsal dönüşümlerin, değişimlerin önemli bir unsurudur. Sömürü sisteminin işleyen çarkında emek kavgası vermiş, iş saatinin düşürülmesinde ön saflarda mücadele ederek bugün düzenli çalışma alanındaki saatlerin belirleyicisi olan kadın insanlık mücadelesindeki yerini almıştır. İşçi ve emekçi kitleyle birlikte sömürü düzenine yani kapitalizme karşı verilmiş mücadeledir 8 Mart Dünya emekçi kadınlar günü. Anlamlı ve aslolandır.

“Kadını mücadelesinden vazgeçirmek olanaksızdır”

Tarihten bu yana toplumsal mücadelenin önemli bir parçası olan kadın; bilim, eğitim, hukuk, sağlık ve tüm işkolu alanlarında yerini almıştır. Bugün kadına giydirilmek istenen çağdışılık, eve kapatma politikaları eğitiminin, kişisel yaşamının, özgür kararlarının, direnmesinin önüne konulan engeller öncelikle itibarsızlaştırma politikasıdır. Kadının üretici özelliğinden çok sömürü aracı olarak kullanılması, ötekileştirme uygulamaları çağdışıdır, sistemi sürdürmenin bir ayağıdır. Zorlu süreçleri yaşayan kadını mücadelesinden vazgeçirmek olanaksızdır. Özgürlük ve demokrasi hak arayışını tarihi boyunca sürdürmüş olan kadın, bugün de yaşadığı zorlu süreci aşarak yarının toplumdaki eşitliğini, bağımsızlığını, kendi düşüncelerinin insanı olarak yaşamını sürdürecektir.

“Toplumsal süreçlerde değişimin öncüleridir kadınlar”

Aile içi şiddet ve çatışmalara baktığımızda, kadın kendi kimliğini, varlığını, emeğini korumanın ve sömürüye baş kaldırmayı en yakın yaşadığı ortamda sesini duyurmaya çalışmaktadır. İtaat etmeyen, farklılığını ısrarla ortaya koyan ve direnmesi gerektiğinin ayrımında olan bu kadını nereye kadar geri çekebilir ve baskı uygulayabilirsiniz. Her türlü baskı ve zorluklara direnen kadınlar alışılmış ve yaşamımızın bir parçası durumuna gelmiş irili ufaklı feodal yaşam biçimlerini parçalayarak gerçek olması gerektiği yere ulaşmaya çalışmaktadır. Toplumsal süreçlerde değişimin öncüleridir kadınlar.

Kadın eşit hak mücadelesinin ötesinde, bir insanı diğer insana muhtaç yapan koşulları kırmak, her iki cinsin bağımsızlığının mücadelesidir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.”

Haber Merkezi

 

 


Bu haber 07/03/2021, Pazar günü yayınlandı, 146 defa görüntülendi
*