İlla Çanakkale gençliği intihar mı etmeli!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Yaklaşık 7 yıl önce, CHP adına bayrak asarken, direkten aşağı düşen ve bu sebepten ötürü bir gözünü kaybeden, diğerinde ise yüzde 30 görme kaybı olan bir genç… 28 yaşında, daha bir sürü plan yapması gerekirken, ev geçindirmesi, sevdiği ile hayatı paylaşması gerekirken, maddi imkansızlıklardan ötürü hayatını kaybeden, intihar eden bir genç. İsmi Tugay Adak…

Tugay Adak, CHP için canını dişine takmış, yıllarca, gençlik kollarında her işi yapmış, söz konusu parti ve dava olduğunda hiçbir zaman geri durmamış. Bunlar benim cümlelerim değil, haberlerde kendisi ile ilgili yapılan yorumlar.

Adak, geçtiğimiz günlerde ise kendisini İzmit’te bir üst geçitten aşağıya doğru bıraktı. Geçim derdinden ve işsizlikten bunalan ve artık canına tak eden Adak intihar ederken, teşkilatındaki partililer ise bir bir istifa ettiler. Adak, hayatından vaz geçti ama arkada yaşanan büyük bir sorunu da gözler önüne serdi.

Çanakkale’de yıllarca, bayrak asan, sadece bayramlarda ve törenlerde aranan CHP gençliği vardır. Sokaklarda görürsünüz, seslerini duyarsınız, kendilerini çok iyi tanırsınız. Resmi günlerde, kendilerini, hiç düşünmeden teşkilat için görev başında bulurlar. Eylemlerde ve mitinglerde, en ön safta, herkes klavye başından konuşurken, onlar seslerini duyurmaya çalışırlar.

Kimileri bugüne kadar Çanakkale-Kepez belediyesinde iş buldular. Kimileri ise sadece bayrak asmak için arandılar. Çoğu zaman sokaklarda kendi partilileri tarafından dahi tanınmadılar. Üniversiteleri bitti. Okudular, diplomalarını ellerine aldılar. Herkes kendi çıkarları ve kavgası için onları yanlarına çekmek istedi ama onların çoğu partiye küstüler.

Zaman zaman görürsünüz, gençler için ekonomik paketler, gençler için istihdam söylemleri dilden dile yayılır. Çanakkale’de CHP gençlik kollarında, sadece özel günlerde broşür dağıtarak geçimlerini sağlamaya çalışan kaç genç vardır? Bilir misiniz? Sokağa çıkarsanız, insan içine karışırsanız, insanlara kulak verirseniz, biraz olsun demokrasiden, adaletten, hukuktan, sol görüşten, liyakattan haberiniz varsa fark edersiniz.

Siyaset artık klavye başında, kapalı kapılar ardında, sadece güçlü erklerle yapıldığından, gençlerden de, işçiden de, emekçiden de, emekliden de uzaklaşıldı. Emekli, gençler, işçiler, emekçiler sadece ama sadece oy pusulasına mühür vuran insanlar olarak görüldüler. Farklı gruplara bölünen, farklı grupların kendi adamlarını bir yerlere getirdiği, ayak kaydırma oyunları, adam kullanmalar neticesinde, parti yöneticileri tarafından, gençler artık bırakın görmezden gelinmeyi, hor görülmeye başlandı.

Bir Z kuşağı muhabbetidir aldı başını gitti. Soruyorum sizlere, Z kuşağı ile iyi anlaşabiliyor musunuz? Kolay kolay anlaşamazsınız. Lafı gediğine koyar. Haksızlık karşısında hakkını arar. Dobralardır. Ağızlarına geleni söylerler. Özgüvenleri yüksektir, sindiremezsiniz. Baskı altına alamazsınız. O sebepten ötürü, sizlerin alıştığı profile uymazlar. Salla başını al maaşını kavramı yoktur. Biz parayı verelim, biraz para koklatalım, onlar zaten eğilip, bükülürler diyemezsiniz. Kendi paranızla sizi rezil ederler.

O yüzden, değişen, yeni dünya düzeninin resmi belgesidir Z kuşağı. İntihardan nereye geldik dimi… Sokağa bakın artık. Hak-Hukuk-Adalet sloganları atmakla bu değerler kendiliğinden gelişmiyor. Önce uygulayacaksın sonra oy bekleyeceksin.

Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım insan mı diye?


Bu haber 16/02/2021, Salı günü yayınlandı, 731 defa görüntülendi
*