Okul ara  tatili ve virüs tehditi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ara tatil başladı. Çocukların okuldan uzakta ders işlediği bu yarı dönem sıkıntılı geçti. İmkanı olan sabah okula gider gibi ekran başına geçti. Arka arkaya dersleri izledi. İzledikleri çizgi film değil çoğu çocuk için sıkıntı veren dersler. Çocuklar tek başına yanında motivasyonunu artıracak bir uyarı olmadan dersleri ne kadar izleyebildi acaba? Okulda bile öğretmenin hareket halinde ve interaktif olduğu derslerde hayallere dalabilen öğrenciler olur. Bu uzaktan eğitimin sonuçlarını ileriki yıllarda sınav sonucu veya iş yaşamında  bu çocuklarla karşılaştığımız zaman göreceğiz. Öğretmenler için zorluk daha da fazlaydı. Sınıfın kendisini izlediğinden emin olmadan küçük öğrencilerin ders motivasyonunu sağlamak çok zor. Sınıfta öğrenciyle kurulan iletişim adeta tiyatro sahnesinde sanatçı ile seyirci arasındaki iletişim gibidir. Tepkiler, gülmeler, hayrete düşmeler, heyecanlar, yanındaki öğrenci ile kurulan temaslar hepsi bu ders aktivitesinin ana unsurlarıdır. Ders konusu belkide derslerin son kazanımıdır. Bunlardan mahrum kalan öğrenci ve öğretmenler kayıp bir yarı dönem geçirdi.

Tatilde çocukların dışarı çıkıp akranları ile oyun oynaması için fırsatlar yaratılmalı. Çünkü çocuklar ekran bağımlısı oldu. Çocuklar ders haricinde de ekrana bağlayan eğlenceler buluyorlar. Anne babalar çaresiz kalıyorlar. Dışarıda virüs tehlikesi ve sınırlı saatlerde dışarı çıkılabilen zamanları yaşıyoruz. Kış günü alış veriş mekanlarında hava şartlarından izole eğlenceli aktiviteler yapılan zamanlar geçmişte kaldı. Dışarıda çocukları tutmak için biraz veliler özveride bulunmalı, zaman ayırmalı. Çocukların sağlıklı bir vücuta ve psikolojiye kavuşmaları için bu zorunlu bir ihtiyaç.

Tatil sonrası okulda ders başı yapılması istenmekte. Tabiki çok zor bir karar. Okulda virüs tehlikesine karşı alınacak tedbirler tam olsa bile mutlaka evlerden, evlere virüs taşınacaktır. Çocuklar bugüne kadar evlere kapatılarak salgının yayılmasına etkileri yok edildi. Biz büyükler ise aldığımız sözde bireysel tedbirlerle virüsün yayılımına etkisiz kaldık. Hastaneleri doldurmaya dolayısıyla malesef ölüm oranlarını artırmaya devam ettik. Tabi bu söz çevresinde hiç vaka olmayan kişilere değil. Tedbirlere duyarlı mesafeye dikkat eden bir kesim de olmasa o zaman sağlık sistemi felç olurdu.

Aşılama başlayınca yeni bir tehlikede bizi bekliyor. Sanki tek doz aşı yeterliymiş gibi düşünen rahatlama eğiliminde, tedbirleri gevşeten insanlar olacak. Halbuki aşı olanların virüs kapma tehlikesi zamanında aşıyı tekrarlasa bile 40 gün daha var. Birde aşının yaşlılardaki koruyuculuk oranı nedir kimse bilmiyor. İkinci doz aşının yapılabildiği nadir ülkelerde bile virüs yayılımında bir değişikliklik hissedilmedi. Hatta İsrail ve BAE nüfuslarının az olmasına ve oransal olarak yüksek aşılamaya rağmen virüs yayılımı değişmedi. Bu sonuç halk rehavete kapılıp tedbirleri uygulamadığı için olabilir. Aşıda olunsa tedbirleri 2-3 yıl devam ettirmek gerektiği aşikar. Bakalım ülkemizde de aynı sonuçlar olacak mı?

Tüm öğrenciler için dışarı çıkmaları ve oynamalarına vesile olacak bol kar yağışının olmasını diliyorum. Kar hem eğlencelidir, hem mikropları öldürür, hemde berekettir.

 


Bu haber 30/01/2021, Cumartesi günü yayınlandı, 137 defa görüntülendi
*