İz Bırakmak

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Yeni dünya düzeninde internet yıllardır çığ gibi büyüyor. Tam da anlatacakları olan, bir iz bırakmak isteyenler için en uygun fırsatların olduğu zamandayız.  Zamanımızda okuma oranları ne kadardır?  2015 yılında ulusal basın tirajları günlük 4-5 milyon aralığındaydı. 2021 Ocak ilk haftası 2 milyon olduğu görülüyor. Kitap, dergi satışları ve  yerel basın tirajlarınında  hesaba katılması gerekir. Aslan payının internet üzerinden okumaların olduğunu düşünüyorum. Çünkü gazete, dergiler artık bayiden almak yerine internetten takip ediliyor. Sosyal medya üzerinden gelen onlarca yazıya da bir göz atarsak, esasında gazete satışlarında ölçülebilir düşüşe rağmen, bence okumaya ayrılan zaman oldukça arttı. Bu yazıyı okuduğunuza göre oldukça okuyan birisiniz diyebiliriz. Hiç okumayan kesim var ki onlara ulaşmak hiç kolay değil. Benim anlatacağım da  okumaktan bıkmayanlar için bir öneri niteliğinde. Dünyaya anlatacakları olan ama bunun yolunu bulamayan çok insan var.

Okuma eylemi sonuçta belirli olgunluğa ulaşıyor ve yazma ihtiyacına dönüşüyor. Sosyal medya kaynaklarında küçükde olsa yorum yapmak, arkadaşlar arasında yazışmaya ek olarak bilgisayarımızda kendimiz için birşeyler yazıp bir kenara atmak birçoğunun ortak eylemlerindendir sanırım. Bu gibi yazıların devasa internet dünyasında dolaşmasını isteyenler için blog adı verilen kişisel internet sayfaları çok faydalı bir araç. Yazılarınız hiç bilemeyeceğiniz bir zamanda okunabilir ve yayılabilir. İçeriğinde günlük yaşam da olabilir, politik fikirleriniz veya yaptığınız bir şeydeki deneyimleriniz de olabilir. Yazma ve yayınlama özgürlüğü sizin elinizde. Bunların birikiminden belki kitap basmaya bile niyetlenebilirsiniz. Kitap bastırmak için çevremde emek ve zaman harcayan arkadaşlarımı bilirim. Çok zordur, yayıncıyı ikna etmek zaman alır, dağıtımı zordur, okuyucuya ulaşamaz, raflarda kaybolur vb. Basım sayısı da sınırlı olduğu için her yerde bulunamaz. 20 yıllık kitabı bile sahaf sitelerinde bulup aldığım oldu. Ama şimdi evimizde kolayca yazıp bunu yayına verebilecek imkanlar var. Ayrıca inanın hiç bir internet sayfası kaybolmuyor. Bunuda bir internet arşivi sitesinde deneyimlediğim için söylüyorum. Günlük Blog, yazan insanlara hiç bir masraf yüklememesi de en büyük artısı. Biraz araştırmayla kendi internet sayfanızı hazırlayıp dizayn edip yayına verebilirsiniz. Bunu nasıl öğreneceğim derseniz; ücretsiz online dersler dinleyebilir cesaretinizi artırabilirsiniz.

Dünyada bir iz, geleceğe bir yazı bırakmalı insan. Bu sizi de ilgilendiriyor, sizden sonra bu yazıyı okuyacak kişi ve gelecek kuşakları da ilgilendiriyor. Aramızda çok az kişi dedesinin, babasının, annesinin, merak ettiği kişilerin yazdığı yazılara ulaşabiliyor. Yazma geleneği oluşmamış bir toplum olmuşuz. Günlük tutmak çok nadir bir alışkanlık. İşbankası yayınlarından çıkan Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri efendinin 1909-1922 yıllarında tuttuğu günlükleri, torunu Ali Suat Ürgüplü, hiç yorum yapmadan yazıldığı şekliyle yayınlanmıştı. Osmanlının son savaşa girişinden önce İstanbul’da günlük yaşantıda olan biteni bir kişinin yazdıklarından okumak oldukça etkileyici. Ayrıca tarih tekerrür ediyor diye düşündürüyor bu günlükler. Geçmişte merak ettiğimiz kişiler hep susuyorlar mıydı? Hayır ama paylaşmıyorlar, bunun yöntemini bilmiyorlardı. Ben çevremden bir kişinin, geçmişte yazdıklarını okuduğumda çok heyecanlanıyorum. Bu hislerim sanırım ortaktır. Kişisel arşivimizin zengin parçalarını insanlarla paylaşmaya bir yerden başlamak gerekiyor. Çağımız bir iz bırakmaya imkan veriyor.


Bu haber 22/01/2021, Cuma günü yayınlandı, 159 defa görüntülendi
*