2021’de donarak ölmek!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Hasret kaldık dedik. Kuraklık var dedik. Barajlarda su kalmadı dedik. Özlenen kara kış geldi dedik. İstanbul’dan kardan adam fotoğrafları paylaştık. İnstagram hikayeleri baştan aşağı kar manzaraları kaplandı. İşte, tam da o gün Sami Babacan, donarak hayatını kaybetti.

Kuraklık ile boğuşan Türkiye’de, yağmurlar ve kar yağışları, artık daha bir anlamlı hale büründü. Özellikle su kaynaklarının dolması için büyük katkısı olan ve doygunluk derecesi yüksek olan kar yağışını hasretle bekledik. Çanakkale’de, sokakta yaşayan can dostlarımız için, köşe başlarına mama kapları ve su yerleştirdik.

Özellikle Esenler bölgesinde, kediler soğukta üşümesin diye apartmanlara konuk ettik. Onlara karton kutuları yere sererek yatak yaptık ve mamalarını verdik. Birlikte yaşamayı ve paylaşmayı hatırladık. Çanakkale için durum en azından şimdilik bu şekilde ilerlerken, 2021 yılında, teknoloji çağında, milenyum zamanında, elektrikli araçların otomobillerin 300 kilometre hız yaptıkları, rüzgarla çalışan trenlerin seferlerini arttırdığı, akıllı telefonların IQ seviyelerinin giderek arttığı bu zamanda, bir yurttaş İstanbul’da donarak aramızdan ayrıldı.

Kadıköy’de, 65 yaşındaki evsiz olduğu belirtilen Sami Babacan, karton kutunun üzerinde, ayakkabılarını kendisine yastık yapmış halde, bir daha uyanmamak üzere, sokakta son uykusuna daldı. 0’ın altına sıcaklık indiğinde, akla ilk gelen cümle Türkiye’de, “Allah dışarıda kalanlara yardım etsin” olur. Camlardan bakılır, kombi köklenir, evin içindeki sıcaklık 27 derece yapılır, 600 TL doğalgaz faturası ödenir ve akıllar dışarıda kalanlarda kalır.

2021 yılında, Türkiye’de evsizlerin olduğu ve kar yağdığı zaman aslında şehrin üzerine bir hüzün çöktüğünü herkes bilir. Ne kadar çok çalışılsa da, ne kadar çok evsizler bir yerlere yerleştirilse de, Türkiye’de ekonomik sorunların gölgesinde, insanlar intihar etmeye ve sokaklarda donarak ölmeye başladılar. Hal böyleyken, her şey ortadayken, birileri çıkıp faturayı İBB’ye kesmeye, birileri ise çıkıp hükümete kesmeye çalışıyor. Karşılıklı sen yaptın ben yaptın derken, insanlar ölmeye devam ediyor.

Durum artık bir Türkiye gerçeği olmanın ötesine geçmiştir. Sokakta soğukta donan bir vatandaşın haberinden sonra bile suçlu bulmak için kurumlar kuruluşlar birbirlerini suçluyorlarsa, herkes suçludur.

Nasılsın sorusunun cevabı, “Eh işte hayattayız” olduysa, orada büyük bir problem vardır. Artık yaşamak, yaşayarak yaşlanmak bir rüyaya dönüşürken, yaşamak “hayatta kalmak” olmuştur.


Bu haber 19/01/2021, Salı günü yayınlandı, 708 defa görüntülendi
*