“Her türlü ayrımcılığı lanetliyoruz”

1 hafta önce Güncel Manşet Video
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Sosyal Dışlanmayı ve Ayrımcılığı Önleme Derneği Yönetim Kurulu adına Dernek Başkanı Hüseyin Çay, Erman Toroğlu’nun sarf ettiği ifadelere cevaben dün, Fevzipaşa Mahallesi’nde bir basın açıklaması yaptı.

Sosyal Dışlanmayı ve Ayrımcılığı Önleme Derneği Yönetim Kurulu adına Dernek Başkanı Hüseyin Çay dün, Roman vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Fevzipaşa Mahallesi’nde bir basın açıklaması yaparak, Erman Toroğlu’nun ırkçı söylemine cevap olarak “Toplumu ayrımcılığa, bölücülüğe ve ırkçılığa sevk eden bu zihniyet ile mücadelemiz eşitliğin ve kardeşliğin hukukunu bütün ülkede egemen kılana kadar sürecektir.” dedi.

Eski hakem ve futbol yorumcusu Erman Toroğlu A Spor’da, Gaziantep FK’nin teknik direktörü Marius Sumudica hakkında “O teknik adam var ya tam tiyatro. Böyle bir tiyatro görmedim ben. Burayı ne zannediyor? Böyle çingenelik olur mu ya, çingenelik…” ifadelerini kullanmış, “Affedersin, çingenelik bu. Ne diyeyim abi, ne taraftan tutsam o tarafa kötü gidiyor” diyen Toroğlu, “Ne bileyim abi, ne diyeyim, dilenci mi diyeyim ya, dilenci diyeyim” diyerek ırkçı ifadeler kullanmıştı.

Erman Toroğlu’nun kullandığı ifadelere cevaben, Hüseyin Çay tarafından yapılan açıklamada ““Yıllarca tükenmeyen nefret söylemleri, ayrımcılık, ön yargı, etiketleme, etnik kimliğine ve onuruna saldırılar bir türlü bitmek bilmedi.

Bu ülkede Romanlar, Araplar, Kürtler, Aleviler, Süryaniler, Ermeniler ötekileştirilmeyi yoğun olarak yaşamaktadırlar. Toplumlar çeşitlendikçe ve bunun bir zenginlik, kendini tanıma yolunda fırsatlar bütünü olduğu fark edildikçe, siyasi ve toplumsal söylemler ve etnik çeşitliliğe bakış açıların olumlu yönde değişmesi ile faşist tutum olan kafatasçılık zihniyeti bu topraklardan çekilecektir.

Bizler kurmuş olduğumuz Sivil Toplum Kuruluşlarımızla, platformlarımızla ve mücadele ettiğimiz siyasi partilerde; farklılıklarımızı zenginliğimiz, birlikteliğimizi geleceğimiz olarak görüyor ve her türlü ayrımcılığı ve bölücülüğü lanetliyoruz.

“Öteki olmak güç isteyen bir eylemdir”

Irkçılık, cinsiyetçilik ve diğer tüm dışlamaya ve ötekileştirmeye yönelik tutumlar ana hatlarıyla bir grubun öteki gruptan üstün olduğunu bu üstünlüklerin hayatın her alanında kendini gösterdiğini savunan bir dünya görüşüdür.

Ötekileştirme süreci farklı olanı anlamak, onlarla empati kurabilmek ve uyumlu bir sosyal yaşam kurabilmenin önündeki en büyük engellerden birisidir.

Yaşadığımız böl parçala yönet sisteminde; ezenle ezilen arasındaki ilişki belirginleşirken öteki ve ötekileştirilenler de kendiliğinden bu tür davranış ve söylemlerle su yüzüne çıkar.

Öteki olmak güç isteyen bir eylemdir çünkü bu erdemli, etik duruş benin kendi pahasına ötekine karşı geliştirdiği bir sorumluluğun ötesinde, ötekinin sistem içerisinde aynılaşmaya, diğerleri gibi olmaya direnç gösterme, onu öteki yapan nitelikleri koruyabilmeye yönelik bir sorumluluktur.

“Romanları sosyal dışlanma tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktadır”

Toplumsal bütünleşme ve barış içinde beraber yaşayabilme, toplumların ortak gelecek tahayyülleri açısından önemli unsurlardır. Toplumsal eşitsizliklerin ortadan kaldırıldığı ve vatandaş temelli eşitliğin sağlandığı adil bir toplumu yaratmak için hayatın her alanında mücadele edeceğiz. Bir toplumda sosyo-ekonomik duruma, etnik kökene, dini inanca, cinsiyete, cinsiyet kimliğine, bedensel zihinsel ve ruhsal sağlık durumuna veya yaşa bağlı ayrımcı politikaları körükleyen ekonomik ve sosyal uygulamalar, özellikle Romanları sosyal dışlanma tehdidi ile karşı karşıya bırakmaktadır. Dışlayıcı olan bu söylemler ve tutum, toplumsal eşitlik ve sosyal adalet meselesidir. Roman olmak toplumdaki Roman algısı ile de birleşerek toplumda aşağı bir statüye işaret eden bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Roman statüsü sürekli bir sosyal dışlanmanın ve beraberinde getirdiği damgalanmanın sonucu ortaya çıkmıştır.

“Çingene kelimesi toplumumuzda gündelik ırkçılıktır”

Çingene kelimesi toplumumuzda gündelik ırkçılıktır. Toplumun hemen hemen hepsi arkadaş ortamında bir birilerine Çingene kelimesi veya atasözleriyle aşağılamakta ve ötekileştirerek nefret dilini kullanmaktadır. Bunun nedeni Türkiye’de demokratik kavramların yerleşmemiş olmasıdır çünkü egemen zihniyet buna izin vermemektedir. Devlet kurumları ve devlet adamları “alçaklar”, “sözde vatandaşlar” gibi terimler kullanarak ayrımcılık ve nefreti yukarıdan teşvik etmektedir.

Toplumu ayrımcılığa, bölücülüğe ve ırkçılığa sevk eden bu zihniyet ile mücadelemiz eşitliğin ve kardeşliğin hukukunu bütün ülkede egemen kılana kadar sürecektir.” dendi.

Ş. Ezgi Tuncel

 


Bu haber 12/01/2021, Salı günü yayınlandı, 465 defa görüntülendi
*