“Tarım politikaları ülke tarımına zarar vermiştir”

10 Ocak 1846’da, zirai öğrenimin başlamasının yıl dönümü vesilesiyle, dün Cumhuriyet Meydanı’nda, Ziraat Mühendisleri Odası tarafından basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada tarım politikalarının, ülke tarımına zarar verdiği ifade edildi.

Ziraat Mühendisleri Odası tarafından, dün, Cumhuriyet Meydanı’nda, saat 12.30’da, basın açıklamasında bulunuldu. Zirai öğrenimin başlamasının yıl dönümünde, ziraat politikaları ve güncel sorunlarla değinildi.

Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan basın açıklamasında, “Son yıllarda ülkemizin her tarafında artmakta olan kömürlü termik santraller, vahşi madencilik ve yanlış yerlerde yapılan inşaat projelerinin bedelini tarım arazileri, ovalar, ormanlar, su kaynakları ve göller ağır bir şekilde ödemektedir. Pandemi sürecinde üreticilerimizin yüzleştiği ciddi düzeylerde ekonomik problemler, tarım ve ekonominin ayrı düşünülmemesi gereken ülkemizde tarımsal üretim uygulamalarının ne denli plansız ve öngörüsüz olduğunu gözler önüne sermektedir.

Pandemi döneminde sağlık ve tarım ön plana çıkarken pek çok ülke tarımsal üretime destek vermiş ancak ülkemizde, geçmiş yılların borçları yüzünden çiftçilerin traktörü, arazisi, hayvanı gibi üretim araçlarına haciz işlemi başlatılmıştır.

Ziraat mühendislerinin görev ve yetkililerine ilişkin tüzüğe göre tarım arazileri, su kirliliği, çevre kirliliği gibi tarımı doğrudan etkileyecek konularda ziraat mühendisleri söz sahibidir. Bu yetkiden yola çıkarak Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi, şehrimizde bulunan birçok çevre sorununun takipçisi olmuş ve üzerine düşen görevi fazlasıyla yerine getirmiştir. Yok olduğunda hiçbir paranın geri getiremeyeceği Kazdağları’nda vahşi madencilik çalışmaları halen devam etmektedir. Birçok canlının zarar görmesinin yanında toprağın ve suyun kirletilmesi, direkt olarak insan sağlığını ve tarımsal faaliyetleri riske atmaktadır. Yetkili kurumların söz konusu yanlış politikalar nedeniyle gelecekte bizleri ne denli daha büyük sorunların beklediğini anlamaları ve çevremizi katleden enerji ve vahşi madencilik projelerinden ivedilikle vazgeçmeleri gerekmektedir.

İklim değişikliğinin getirdiği kuraklık dünyada olduğu gibi ülkemizde de sorun haline gelmeye başlamıştır. Ülkemizde tatlı su kaynaklarının yaklaşık %72’sinin tarımsal amaçlı kullanıldığı dikkate alındığında, gerçek anlamda su tasarrufunun tarımsal üretim planlaması kapsamında yapılma gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Zengin Tarımsal ürün desenine sahip Çanakkale’de de tarım sektörünün ihtiyacı olan su kaynaklarını barındıran barajlarımızda doluluk oranı yaklaşık %20 civarındadır. Bölgenin en önemli su kaynağı olan Kazdağlarının %79’una maden ruhsatı verilmiştir. Yani 1 gr altın için 4 ton su kirletilerek yok edilecektir. Çanakkale’nin tek su temin kaynağı olan Atik Hisar Barajı su toplama havzasında 2 farklı maden şirketine maden ruhsatı verilmiştir. Kazdağlarında verilen madencilik faaliyet izinleri yalnızca yöre halkını değil tüm canlıların yaşamını tehdit etmektedir.

Son yıllarda tarımsal girdi maliyetlerinin artmasına karşın, tarımsal ürün fiyatları aynı oranda arttırılmamıştır. Bir de ürün hasat zamanından önce gümrük vergisinin sıfırlanmasıyla zaten çok zor durumda olan üreticilerin ümitleri kırılmış, hasat bereketi de ithalat politikaları ile yok edilmiştir. Böylece mevcut hükümetin tarım politikaları ülke tarımına büyük zarar vermiştir.

Ülke ekonomisinin kalkındırılması için Cumhuriyet’in ilk yıllarında olduğu gibi, tarımsal üretim ve öğretimini kapsayan köklü reformlar ivedilikle hayata geçirilmelidir” ifadeleri yer aldı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 08/01/2021, Cuma günü yayınlandı, 231 defa görüntülendi
*