9 Ocak Zaferi’nin Önemi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

9 Ocak 1916 günü işgalci İtilaf kuvvetleri tuttukları mevzileri gizlice terk ettiler. Öyle ki arkalarında azımsanmayacak cephane, askeri araç ve malzeme bırakmışlardı. Yaklaşık bir yıl önce başlattıkları boğazı geçme harekatı önce 18 Mart 1915’de Bouvet, Ocean, Irresistable  savaş gemilerinin Türk kara topçuları ve Nusret mayın gemisinin gizlice döşediği mayınlarla batırılması ve 7 gemilerinin yara alarak etkisiz hale getirilmesi ile hezimete dönüşmüştü. Çanakkale deniz savaşı Türk ordusunun zaferi ile geri püskürtülmüştü. Ama bu daha savaşın başıdır ve İtilaf devletlerinin İstanbul’u ve ardından Karadeniz’i ele geçirme planlarına bir darbe olmuştu. İngiliz savaş bakanlığının boğazın denizden, olmazsa mutlaka karadan geçilmesi gerektiği fikrini engellemedi. Nisan ayında Gelibolu’ya başlattıkları çıkarma harekatı savaşın en acımasız kanlı günlerinin başlangıcı olmuştu. Türk askerinin vatanını korurken gösterdiği cesaret, komutanların verdiği kararlar ve askere verdiği emirler bu işgali defalarca geri püskürtmüştü. Anafartalar Savaşı’nda Albay Mustafa Kemal komutasındaki 7. ve 12. Tümenleri İngiliz taarruzlarını durdurdu. Esad Paşa Çanakkale Boğazı’nın kilidi sayılan Conkbayırı’nı savundu. Fevzi Çakmak Paşa ve Kâzım Karabekir paşa kendi cephelerinde düşmana aman vermediler. Yeni Türkiye cumhuriyetinin kurulması yolunda İstiklal savaşı da bu cephe arkadaşı komutanların cesaretlerinin eseridir.

Çanakkale’yi denizden de karadan da geçemeyeceğini anlayan itilaf kuvvetleri, savaş alanını terk ederken sürekli mevzilerimizi bombalayarak çekilme planlarını perdelediler. Geceleri sandallarla askerler  gemilere taşındı. Cephede terk ettikleri mevzilerde asker miğferleri, iskelede bozuk gemileri bırakarak Türk askerinin kaçtıklarını fark etmemesini sağlamışlar ve savaş sonunda olabilecek büyük kayıplara engel olmuşlardı. 9 Ocak 1916 gecesi gemileriyle birlikte cepheden ayrıldılar. Kaybettikleri bu işgal harekatını kendi kamuoylarından da gizleyerek askerlerin Mısır harekatına kaydırıldığı şeklinde açıklamalar yapmışlardı.

İstiklal marşının yazarı Mehmet Akif Ersoy Çanakkale şehitleri şiirinde savaşın dehşetini ve Türk askerinin şahadet mertebesine seve seve ulaşmasını  bizlere şu duygularla anlatmıştır.

 

Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar…

O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor;

Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd’i…

Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi…

 

Cephede  verdiğimiz şehit sayısı 100 binin üzerinde oldu. Düşman kuvvetleri ise 500 bin askeri Çanakkale savaşına getirip, 210 bin üzerinde asker ve 12 savaş gemilerini kaybetmeleriyle savaş sonuçlandı. Çanakkale’de kazandığımız bu ikinci zafer ülkenin tümünde sevinç dalgası ve moral yaratmıştı. Öyle ki Kurtuluş savaşı zaferimizin kazandıran tüm sivil, asker, komutan Çanakkale savaşlarındaki zaferimizden moral ve motivasyon bulmuştur. Ülke müdafaasında kaybettiğimiz kahraman şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.


Bu haber 08/01/2021, Cuma günü yayınlandı, 237 defa görüntülendi
*