Mimarlar Odası’ndan kıyı planına tepki

2 hafta önce Güncel Manşet
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Balıkesir-Çanakkale bütünleşik kıyı alanlarına yönelik tepkiler devam ediyor. Mimarlar Odası Çanakkale Şube Başkanı Sevil Ural, yazılı basın açıklaması ile Mimarlar Odası’nın tepkisini dile getirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 1/50000 ölçekli, Balıkesir-Çanakkale illerini kapsayan bütünleşik kıyı alanı konusu ile ilgili Mimarlar Odası Çanakkale Şubesi bir basın açıklamasında bulundu. Mimarlar Odası tarafından yapılan basın açıklamasında, söz konusu düzenlemenin, Çanakkale ve çevresi için risk oluşturduğu ifade edildi.

Mimarlar Odası tarafından yapılan açıklamada, “Öncelikle, Balıkesir – Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planının; TMMOB Mimarlar Odası, İnşaat Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası ve Ziraat Mühendisleri Odasının davacıları olduğu Danıştay 6. Daire Başkanlığında halen devam etmekte olan 2015/6640 nolu dava dosyası bulunmaktadır. Dolayısıyla Çevre Düzeni Planının dikkate alınmadığı ve planlama alanı sınırının hangi kriterlere göre belirlendiğinin net olmadığı görülmüştür.

Söz konusu planda deprem tehlikesi belirtilirken 1.Bölge tanımı yapılmıştır. Halbuki artık bu tanım geçerli değildir. 22 Ocak 2018 tarih ve 2018/11275 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Türkiye Deprem Tehlike Haritaları için Deprem Yer Hareketi Düzeyleri tanımlanmıştır. Depremin oluşturacağı tehlike sadece sıvılaşma olayı olarak bahsedilmiştir. Oysa sıvılaşmanın yanı sıra zemin büyümesi, yüzey faylanması tehlikesi, taşıma gücü kaybı, heyelanların tetiklenmesi ve depremin episantrının denizde olması durumunda tsunami de depremin meydana getireceği tehlikelerdir. Bu tehlikeler planda göz önüne alınmamıştır. Aynı zamanda çalışma alanındaki aktif fay zonları, bunların oluşturacağı tehlikeler dikkate alınmamıştır.

Bozcaada’da yaşanan turizm yoğunluğunun yok edici etkisini arttıracak kruvaziyer Limanı ile Yat Limanı ilave önerisinin kabul edilemez olması, Gökçeada ve Bozcaada kıyı denizlerinin tehlikeli madde taşıyan gemi demirleme sahası olarak ayrılması, bölge denizinin kirlenmesine, sahil kesimlerinin bu kirlilikten doğrudan etkilenmesine yol açacak olması, Gökçeada ve Bozcaada karasal alanlarının tümünü kapsayan planlama alanı, olası plan ve karar süreçlerinden yerel dinamiklerin ve iktidarların bu plan ile devre dışı bırakılıyor olması kabul edilebilir bir durum değildir. Kaldı ki Adaların Yerel Yönetim Başkanları da bu konudaki çekincelerini ifade etmişlerdir.

Balıkesir – Çanakkale coğrafyasının ulaşım akslarıyla her yönden eziliyor ve kirletiliyor olması, mevcut otoban, köprü, karayolu alanlarının bu planla korunuyor ve destekleniyor olması ve ilave olarak deniz ulaşımıyla tüm olumsuzlukların arttırılıyor olması kirlenmeyi ve çevresel yok oluşu arttırmaktadır.

Aynı zamanda Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı/Barış Parkı, Milli Park Alanları, Tabiat Parkı Alanları, Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Alanları ve Tuzla Alanları, Sulak Alanlar (Ekolojik-Tampon), Arkeolojik- Kentsel-Tarihi-Doğal Sit Alanları, Askeri/Stratejik/Güvenlik Alanları bu planlama içerisinde bulunmaktadır. Bu alanların önemine dikkat edilmediği gibi deniz altındaki doğal hayat ve tabiatın etkilenmesinden hiç bahsedilmemiştir” ifadeleri yer aldı.

Tunahan Ünsal


Bu haber 06/01/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 240 defa görüntülendi
*