“Gülistan’a ne yaptınız?”

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale Kadın Platformu Gülistan Doku İçin Adalet Komisyonu bir basın açıklaması yaparak bir sene önce kaybolan Gülistan’ı sordu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 yılında kaybedildi. Biz kadınlar Gülistan’ı 1 yıldır soruyoruz. 1 yıldır Zaynal Abakarov yargılansın, yalnızca barajda değil Dersim ve çevresinde etkin arama yapılsın taleplerini haykırıyoruz.

“Zaynal hiç sorgulanmadı”

Zaynal yargılansın istiyoruz çünkü kaybedildiği günden yalnızca 1 gün önce Zaynal Abakarov Gülistanı zorla arabasına bindirmeye çalışmış, çevredekilerin çağırmasıyla gelen polisler ve Zaynal’ın polis babası bu kaçırma girişiminin üstünü kapatmıştı. 5 Ocak sabahı ise Zaynal’ın çalıştığı kafede Gülistan’a bağırdığı, üzerine yürüdüğü ve kafeden ayrılmasını engellediği kamera kayıtları ile sabit. Gülistan en son 12.25’te görüldü. Zaynal ise o gün geç bir saate kadar hiçbir telefona çıkmamış ve Gülistan’ın arkadaşına : “O kendine bunu getirdi. Dün gece başıma bela oldu. Artistlik yapmaya başladı. Ondan insan gibi ayrılacaktım. Dün gece evde büyük kavga çıktı. Annemin bütün planları bozuluyordu. Babam çok sinirlendi.” diye itiraf niteliğinde bir mesaj atmıştır. Tüm bunlar 4 ve 5 Ocak’ta yaşandığı bilinenlerin yalnızca bir kısmı. Gülistan Doku’nun kaybedilmesinden sorumlu failin kim olduğu ve kimler olabileceği bu kadar açıkken Dersim’de polisler, vali, kaymakam, yargı ne yaptı? Polis, 5 Ocak günü Zaynal ve ailesinin evinin önünü gören kamera kayıtları olmasına rağmen kamera yok diyerek incelemedi. Aynı gece kayıp ihbarı vermek için karakola giden Gülistan’ın arkadaşlarının ifadelerine “Gülistan bana Munzur Gölü’ne atlamaya gideceğini söyledi.” gibi gerçekte hiç beyan edilmemiş cümleler eklendi. Gülistan kaybedildikten sonra Zaynal’ın ifadesi evde alındı, ifadede eksik ve yanlış bilgiler olmasına rağmen Zaynal hiç sorgulanmadı.

“Gülistan’ı soran herkese saldırıyor”

Peki Gülistan kayıpken erkek devlet ne yapıyor? İntihar diyor, sadece barajda göstermelik bir arama yapıyor ve yine kendine yakışanı yapıyor; baş şüpheli Zaynal Abakarov ve ailesini yargılamıyor, ailesi dilediğince şehir değiştiriyor Zaynal serbestçe yurt dışına gidip gelebiliyor. Gülistan kaybedildiği hafta Dersim sokaklarında yürüyüş yaparak Gülistan’ı soran halka, kadınlara; Munzur Üniversitesi’nde ve yurtlarda eylemler düzenleyen kadınlara polis gaz ve copla saldırıyor, gözaltına alıyor. Yetmezmiş gibi “Gülistan gibi kaybolursun” diyerek tehdit ediyor, Gülistan’ı sordukları için öğrenci kadınlar yurtlarından atılıyor, disiplin cezaları ve gözaltılar ile yıldırılmak isteniyor.

Dersim’de erkek devlet genç bir kadınının kaybedilişinin üstünü kapatmak istiyor. Devlet, baş şüpheli Zaynal ve şüpheli hareketleri olan Zaynal’ın polis babasını açıkça koruyor, onları korumak için arama çalışması yapmıyor, sahte deliller üretiyor, delil karartıyor. Gülistan’ı soran herkese saldırıyor, tehdit ediyor.

“itaatkar genç kadınlar yaratmak istiyorsunuz”

Gülistan ve kaybedilen, katledilen tüm kadınların esas failini iyi tanıyoruz. Biz sizi Özgecan’dan, Şule Çet’ten tanıyoruz. İntihar etti dediğiniz Nadira’nın katili Şirin Ünal’ı nasıl koruduğunuzu biliyoruz, Gülistan Doku’yu kaybeden Zaynal ile işbirliğinizi biliyoruz, İpek Er’e tecavüz eden asker Musa Orhan ve tecavüzcüyü salarak İpek’i öldüren hakimlerinizi biliyoruz. Siz tüm kuvvetinizle; kadın düşmanı yargınızla, askerinizle, polisinizle, medyanızla, yasalarınızla, kadınlara saldıran politikalarınızla erkek iktidarınızı kadınlardan korumak istiyorsunuz. Bu yüzden Zaynal’ı koruyorsunuz, tecavüzcü asker Musa Orhan’ı koruyorsunuz, bu yüzden İstanbul Sözleşmesi’ne saldırıyorsunuz, bu yüzden Kadın Üniversitesi projesi ile itaatkar genç kadınlar yaratmak istiyorsunuz.

Ancak biz kadınlar birbirimizi iyi tanıyoruz, 25 Kasım günü “Sen bağır ki şiddet dursun” dövizi taşıyan Gülistan’ı iyi tanıyoruz. İpek’i, Özgecan’ı, Şule’yi, Nadira’yı ve daha binlerce kadını birbirimizin yaşadıklarından, her an taciz, tecavüz ve katledilme ihtimalinden tanıyoruz.

“Öfkesini isyana çeviren binleriz”

Öfkesini isyana çeviren binleriz, Gülistan’ı arama mücadelesini Dersim’den onlarca kente yayan biziz, haklarımızı omuz omuza kazanan biziz, katledilen kadınların ardından isyan sloganları ile sokaklarda olan biziz. Erkek devletin barikatlarını birlikte aşıyoruz, erkek yargıyı birlikte dize getiriyoruz, susturulmak istendiğimiz her an “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganı ile karşılık vermeyi birbirimizden öğrendik.

Biz kadınlar birlikte güçlüyüz biliyoruz. Bu sebeple bugün bu meydanda daha güçlü soruyoruz: Gülistan’a ne yaptınız? Zaynal Abakarov’u neden koruyorsunuz? Zaynal ve babasına hangi devlet yetkilisi, nasıl yardım etti? Gülistan neden sadece suda arandı?

“Tüm kadınları Gülistan’ı sormaya çağırıyoruz”

Bugün birçok farklı şehirden kadınlar ile aynı soruyu soruyoruz. İşte bu kadın dayanışmasının gücü ile kadınların öfkesinin gücü ile Gülistan Doku’yu bulacağız, Gülistan için adaleti kazanacağız. Adaletin bizim ellerimizde, kadınlar için adalet bu meydanda, bizde. Tüm kadınları Gülistan’ı sormaya, Gülistan gibi akıbeti belirsiz kadınları sormaya çağırıyoruz. Erkek adalet değil gerçek adalet için, kadınlar için adalet mücadelesine, kadın dayanışmasına çağırıyoruz. Birlikte yeter diyelim, Gülistan ve kaybedilen tüm kadınlar için adaleti kazanalım.

Ş. Ezgi Tuncel 


Bu haber 06/01/2021, Çarşamba günü yayınlandı, 475 defa görüntülendi
*