Gazete Kokusu

2 hafta önce Yusuf Eroğlu
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Küçüklükten beri,okuma yazmaya başladığımızdan beri,okuma hastalığı bizi sarmış durumda.Bunların içinde,başta gelen,Gazete okumak.Bizim günlük hayatımızın olmazsa olmazıdır.Günde en az iki gazete kuruz.Onun kokusuna tiryaki olmuşuzdur.Elimize alıp,evire çevire okumak,bize haz vermektedir.Gazete okumadığımız gün,kendimizde çok büyük bir eksiklik hissederiz.Bu devirde, bazı ileri zekalılar, “şimdi Internet var, gazete almaya gerek kalmadı” derler.! Bu “yeni tür gazete okuma”, hem harcanan süreyi çok uzatıyor, hem de birçok ayrıntıyı gözden kaçırmaya yol açıyor.Gazeteyi şöyle elinle tutup iki sayfaya açtığın zaman, bir çırpıda göreceğin birçok haber, fotoğraf ve yoruma ulaşmak için, burada “zahmete” katlanman gerekiyor. Ekranın neredeyse her köşesine ayrı ayrı tıklayacaksın. Girip, girip çıkacaksın. Gene de birçok şeyi kaçıracaksın. Böylece bıktırıcı, hatta küfür ettirici reklamlarla baş başa kalırsın. Sanal reklamın artık iyice suyu çıktı. Alttan, üstten, sağdan, soldan, köşeden, her yerden zırt diye giriyorlar. Üste “bindirme” yapanlar da var. Asıl metni gölgeleyip, baskın çıkıyorlar. Hemen kurtulamıyorsun, klip oynatıyorlar ve o kaçınılmaz “bilmem kaç saniye sonra reklamı geçebilirsiniz” ibaresiyle karşılaşıyorsun. Kapatıp açmak, yani siteden hemen çıkıp tekrar girmek bir çözüm… Fakat o zaman da karşına bir başka reklam çıkıveriyor. İşin öyle tadını kaçırdılar ki, çoğu zaman birkaç reklam birbiri üstüne biniyor, tek, tek “temizlemek” zorunda kalıyorsunuz. Eh o zaman da o siteyi “okumaktan” bıkkınlık geliyor. Lanet olsun deyip kapatıyorsunuz. Gazete alamadığımız günler oluyor bazen. Mesela Kısıtlama günleri. İnternetten bakalım diyoruz. Başlamamızla, bitirmemiz bir oluyor. Usandırıyorlar. Reklamdan,, haberi görmemiz mümkün değil. Allah belanızı versin deyip, çıkıyoruz. Kim ki,”Gazeteye ne gerek var?” diyorsa, girsin bir gazetenin internet sitesine, ebesinin herekesini görsün.

GÜLMECE

Zengin adam kapısına “Abi ne olur bir dilim ekmek” diye gelen işçiye emek vermeden para kazanmaya alışmaması için “Al şu yağlıboyayı ve fırçayı, git garajdaki hortumu boydan boya, yeşile boya, sana 50 lira vereceğim..” demiş.Akşama doğru işçi, üstü başı elleri kolları yemyeşil, yağlı boyalı gelmiş,“Hallettim abi, istediğin gibi yemyeşil oldu, hem de 2 kat sürdüm” demiş nefes nefese. “Yalnız o Ford değil Ferrari bilesin..(Hortumu,Ford’umu diye anlamış!)!”**** – Hocam, arkadaşlarımızla her yıl toplanıyoruz. İçimizden biri eşinden ayrı yaşamaya başladığı için yeni kız arkadaşını aramıza getirdi. Diğer bütün eşler o kızcağıza ve bu olayı gerçekleştirebilen arkadaşımıza sinir oldular, kin ve nefretle baktılar. Sebep ne olabilir sizce?- Bak Çekirge, bir hapishane müdürü olduğunu düşün. Mahkûmlardan biri hapishanenden kaçıyor ve artık ona ulaşılamayacak bir yerden sana dil çıkartıp el salıyor. Diğer mahkûmlara da bu işin pekâlâ başarılabileceği mesajını verip kötü örnek oluyor. Sen olsan sinirlenmez misin? Kudurmaz mısın? Sağlıcakla kalınız.

 


Bu haber 05/01/2021, Salı günü yayınlandı, 335 defa görüntülendi
*