Meşrepler Farklı!

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

   Bizler,Kiliseye de, ,Havraya da,Cem evine de,Camiye de,karşı değiliz.Herkes kendi dinin yaşar.Hesap vereceği yer,Yüce Allah katıdır.Amma ve lakin,kimse,inançlar üzerinden hakaret edemez..Ne yazı ki,günümüzde,Ali Kemal’in torunları ve Sakarya savaşından kaçanlar, Kılıç artıkları, kutsal değerlerimize saldırmaya devam ediyorlar. Neymiş?2020 yılının felaketlerinden birisi de Ayasofya’nın ibadete açılmasıymış. Soysuzlar. Dinsizler. Dinle ilginiz yok. Anladık. Bari gölge etmeyin. Başka ihsan istemiyoruz. Türk Devletine muhalif bir yayın organı yapmış bunu. Birlik ve beraberliğimizin düşmanları bizi anlayamazlar. Çünkü meşrebimiz farklı. Ayasofya, Müslüman Türk Milletinin, Fetih Camisidir. Çağ açıp, çağ kapatan, Cennet Mekân. Fatih Sultan Mehmet Hanın yadigârıdır. Altı ay önce, papalık, Yunanlılar, Bizans kalıntıları, bugün de içimizdeki İrlandalılar, Ayasofya’nın açılışını felaket olarak açıklamış. Düşmanı boşuna dışımızda arıyoruz. İçimizdekiler o kadar çok ki.Malum Gazetenin, ölüm haberlerine kadar okuyan, Halk tv’yi sabah-akşam saatlerce seyreden İP çi tarlacılar,  sevdamız Üç Hilal’den koptular ve Ulu Çınar Üç Hilal’li Ülkücü Camiaya düşman oldular.ABD ve AB uşaklarının peşlerine takıldılar.!Her gün evlerine götürdükleri Malum Gazetenin,;Ayasofya Camii’nin müzelikten çıkarılmasını “felaket” olarak n manşetine taşımasına, nasıl bir tepki verecekleri, merakı mucip değildir.Yine seslerini çıkarmayacaklar.Üç Maymunu oynayacaklar.İttifak var ya.Bölücüleri destekleyen bir oluşumla kucak kucağa olanlar,Ayasofya’yı felaket olarak görenlere, ses çıkartabilirler mi?.! “Bahçelisiz bir  MHP” fikrinde, ihanet tarlasında buluşanlar, bilerek ,ya da bilmeyerek, Türk ve Türkiye düşmanları ile aynı safta yer almışlardır.!

                          DEVLETİMİZİN YANINDAYIZ

2020-Türkiye ve Türklerin BAŞARI yılıdır. Kızıl Elma hedefine, yürüyüşün başladığı kutlu bir yıldır. Devletimizle gurur duyuyoruz. Şükürler olsun. Memleket adına sevinenlerdeniz. Gençlik yıllarımızda bizim nesil için, Ayasofya’nın kapalı kalması, derin bir üzüntü kaynağı, içimizde kanayan bir yaraydı. Atalarımız sayesinde… Başta Mimar Sinan olmak üzere, yapılan tamir ve tadilatlar ile bu muhteşem eser, bugüne kadar kaldı. Yüzyıllarca Ezan-ı Muhammedi ye, İstanbul üzerine dalga, dalga yayıldı. Tekrar camiye dönüştürülmesi, bir hakkın iadesinden başka bir şey değildir. Buna itiraz edenlerin hiçbir gerekçesi yoktur. Kılıç hakkının  İslamda olmadığını beyan eden, televizyonlardaki bazı “kılıç artıkları”, zangoç suratlılar, Bizans ruhuyla,  açıkça olmasa bile üstü kapalı olarak itirazlarını dışa vurmaktadırlar. Herkes duysun, bilsin ki, AYASOFYA… Müslüman Türk Milletinin FETİH Camisidir. Ayasofya, fethin kutlu bir sembolü, kutsal bir emanetidir. Ve yine biliriz ki… AYASOFYA; Dini bir sembol değil SİYASİ ve EGEMENLİK sembolüdür.! Bizans’ı ihya peşinde koşan ahmaklar, zangoç suratlılar boşa kürek çekmektedirler. Ayasofya’nın ibadete açılmasını felaket ve olarak ele alanlar,9 Eylül’de, İzmir’de denize döktüklerimizden kalan  ve Sakarya Savaşından kaçanların “kripto torunlarıdır.!Daha da ilginç olanı,Erdoğan ve Bahçeli düşmanlığı,gözlerini kör eden muhalifler,adı geçen gazeteye sahip çıkmışlardır.Yuh olsun.Yazıklar olsun.”Allah aşkına,Bir kere de TÜRK DEVLETİNDEN yana olun.

Sağlıcakla kalınız.


Bu haber 04/01/2021, Pazartesi günü yayınlandı, 332 defa görüntülendi
*