Ben yazmadım

3 hafta önce Alper Yancar Yazarlar
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

İnsan bir güneşe, bir de ölüme direkt bakamazmış. Çağlar geçmiş, teknoloji almış başını fezaya gitmiş ama ölüm insanoğlunun hep ve hala en gizemli gerçeği olarak kalmaya devam etmiş. Onca değişken ölümü yenemeyince insanoğlu da onunla bir şekilde baş etmenin yollarını bulmaya çalışmış. O Omnipotans denen derin yarılmadan sonra her birimizin hayatı bir ölümle mücadele ve baş etme yarışına dönüşmüş. Yazının başında gizem kelimesini kullanma sebebim, ölümün insanoğlu için hem bir ödül, hem bir ceza niteliğini ayni oranda taşıması. Ölüm olmasa yaşanan her an sonsuzluğun dehlizinde kıymetsiz birer detaya dönüşür gider ve anı dediğimiz hiç bir şey olmazdı. Ve ayrıca baş edeceği o derin gerçekle yüzleşmek zorunda kalmayacak insanoğlu, yaratma ve keşfetme üstünlüğünü de fark edemeyecekti. Ne ki bir gün ölüp gidecek olmak, derin bir hüznü de içimizde kanayan bir yara gibi sürekli var ediyor.

Ben şimdi buraya bir not düşeyim ölümün gizemi ile ilgili.

Aslında insan var olalı beri ölüme çareyi de buldu. Tanrısal bir güç olarak kanıksadığı bu gerçeğe yine tanrının yaratma gücüne tutunarak ulaştı.

Yazdı, çizdi, keşfetti, bildi, buldu ve her bir keşif bir ölümsüzlük nişanesi olarak kendi sahibini sonsuzlaştırdı.

İnsanin kendi varoluşsal gücü ve gerçeği bu formülde gizli artık. İnsan ölümle ancak ölümsüz olabilmeyi yaratabildiği ölçüde baş ediyor. Ve ben iste tam da burada, bu köşede yeni bir yolculuğa çıkarak ölüme bir biçimde meydan okumaya çalışıyorum. Kağıda ruhumdan süzülüp damlayan her bir kelime, beni tarihin sonsuzluğunda güçlü bir gladyatöre dönüştürüyor. Artık bu yazı gelişmiş saklama koşulları da göz önünde bulundurulduğunda benim sonsuza uzanan birer köprüm olmaya devam edecek.

Elimin erdiği dilimin döndüğünce bu köşede aslında benimde yazmadığım. Beni de yazan gerçeklerin var edip içimde demlendirdiği olgular, yazgılar ve duygular olarak şekillenmiş olarak karşınızda yer alacak. Kelimelerde, ben de birer aracıyız aslında. Ne varmak, ne de olmak  gibi bir derdimiz olacak. İçimizdeki o meçhul yarıktan sızanlar kendi ölümsüzlüğünü yaratan birer tanrısal güce dönüşecek.

E haydi bakalım düşelim yollara…


Bu haber 25/12/2020, Cuma günü yayınlandı, 290 defa görüntülendi
*