BAKKAL AMCA

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Ne güzeldi bizim Bakkal amcalarımız. Mahallemizin hamisi. Aileden birileri gibiydiler. Veresiye defteri vardı. O ay sıkıntınız varsa ödemeyebilirdiniz. Hatta nakit para lazım olunca,”Elden” alabilirdiniz, Şimdi, koca, koca hiper marketler çıktı. Bir kuruşunuz eksik olsa, alışveriş yapamazsınız. Üstelik bir tek ekmek almak için girdiğinizde, bir sürü alakasız şey alabiliyorsunuz. Bizler, vefasızlık ettik. Yerli esnafımızı, bakkal amcalarımızı ihmal ettik. Kısaca Dev kartellere esnafımızı sattık. Bakkal kültürünü yok ettik. Bizler yaptık bunu. Çanakkale Ticaret Borsası Başkanı, değerli kardeşimiz Kaya ÜZEN’ in, bu konu ile ilgili paylaştığı, ders niteliğindeki bir anekdotu yayınlıyoruz. Buyurunuz.” Bir torba şeker. Bundan 30 yıl kadar önce,
Gaziantep’te helvacılık yapan Ökkeş usta, iflas eder. Elinde avucunda ne varsa kaybeder. Alacaklarını tahsil edemez, işçilerini çıkarır, iş yerini kapatmak zorunda kalır. Ama bir yerlerden de tekrar başlaması gerekmektedir. Helvacı Ökkeş ustanın cebinde beş parası yoktur.
Kalkar, Hiç tanımadığı şeker satan bir dükkâna gider. Kendisini tanıtır. Helvacılık yaptığını iflas ettiğini anlatır. Parası olmadığını ve iş yerinin tekrar üretim yapabilmesi için, acil bir torba şekere ihtiyaç duyduğunu, ancak şeker parasını helvayı yapıp sattıktan sonra
ödeyebileceğini söyler. Şeker satıcısı Bahattin usta,Ökkeş ustayı dikkatlice dinler, yerinden kalkar, yanında çalışanını çağırır
“oğlum bir at arabası çağır, 20 torba şeker yükleyin,Ökkeş ustamın dükkânına indirin” der.Şekerci Bahattin usta küçük bir kağıda da, isim, adres belirtmeden,sadece” 20 torba şeker” yazar,kâğıdı Ökkeş ustaya uzatır,ardından da”,Ökkeş usta sıkma canını!Sen şu şekeri al Kazanını kaynat, helvanı yap, sat!Ne zaman elin rahatlarsa o zaman gel borcunu öde! ”der.

DOST ELİ

Ökkeş usta şaşkındır, ne diyeceğini bilemez. Bir torba şeker derken, 20 torba şeker bulmuş olmanın heyecanını yaşar. Hiç tanımadığı biri tarafından kendisine güvenilip, 20 torba şeker verilmesi karşısında gözleri dolar, hıçkırıklara boğulur. Ökkeş usta şekeri alır, iş yerine döner. Kısa sürede helva üretimine tekrar başlar. Yaptığı helvaları satar. Şeker borcunu ödeyecek parayı toparladığında, Bahattin ustanın yanına gider. Bahattin usta güler yüzle, ayakta karşılar,çay kahve derken, parayı Bahattin ustaya uzatır;”Bahattin ustam Allah senden razı olsun, bizi tekrar ayağa kaldırdın, çark dönemeye başladı ” dediğinde .Bahattin usta;“Yok !Kazanmanın sebebi ben değilim…Belki vesile olmuş olabilirim ama..Ne varsa sendendir “der,sonra da yanında çalışanlara; “Ökkeş ustama 30 torba şeker yükleyin” talimatını verir.Ökkeş usta sözünde durmuş, borcunu ödemiş olmanın huzurunu duyarken, Bahattin usta da karşısında işini tekrar kazanmış,sözünde duran birini görmenin bahtiyarlığını yaşar” Evet.Yaşanmış olay böyle.Merhamet etmek iyidir. Ancak acımak yetmiyor. Önemli olan ihtiyaç duyana, ihtiyaç duyduğunu, ihtiyaç duyduğu anda verebilmektir. Ve bir o kadar da önemli olan yapılan iyiliği unutmamaktır. Eti kasaptan, balığı balıkçıdan, ekmeği fırından, meyveyi sebzeyi manavdan alın.Büyük marketlerin size ihtiyacı yok ama küçük esnafın tamda bugün size ihtiyacı var..Tam da bugünler Bir çuval şekerin çok değerli olduğu günlerdir…UNUTMAYALIM. BİZİ BİZ YAPAN,BİRLİK BERABERLİĞİMİZDİR..Gelin,bir çuval değil,bir adet şeker de siz katkıda bulunun. Yerli Esnafımızdan, Bakkalımızdan, Manavımızdan, fırıncımızdan alış veriş yapın. Sağlıcakla kalın.


Bu haber 22/12/2020, Salı günü yayınlandı, 554 defa görüntülendi
*