“Virüsten değil açlıktan öleceğiz”

1 ay önce Güncel Manşet
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Sosyal ayrımcılıklar, iş sorunu, ötekileştirme, çalışma alanlarının koronavirüs salgını sürecinde neredeyse tamamen yok olması, Romanların hayatını derinden etkiledi. Özellikle koronavirüs sürecinde hayatta kalmak için normalden kat be kat emek harcayan Romanlar artık insan onuruna yakışır hayat istiyorlar. 9 Nisan’da kurulan Roman Dayanışma Ağı’na gönüllü olarak destek veren CHP İl Başkan Yardımcısı aynı zamanda Çanakkale gönüllüsü Hüseyin Çay ile bir röportaj gerçekleştirdik. Çay, “Bireylerden “Bizi virüs öldürmezse açlık öldürecek”, “Güvenceli iş istiyoruz isyanı yükseliyor” dedi.

Onlar Çanakkale’nin bir anlamda yerlileri. En eski Çanakkaleliler. Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan Çanakkale’de kendi mahallelerinde, kendi dinamikleri ve kuralları ile yaşayan Romanlar, koronavirüs salgını süresince, açlıkla boğuşur hale geldiler. Romanlar kötü gidişata ve ayrımcılıklara bir son vermek üzere Roman Dayanışma Ağı kurdular. Uluslararası arenada gönüllüleri bulunan ağın, birçok ilde gönüllüsü bulunuyor.

Romanların koronavirüs salgını süresince neler yaşadıklarını, kapalı kapılar ardından neler olduğunu ve düşüncelerini Hüseyin Çay ile görüştük. Roman Dayanışma Ağı Çanakkale Gönüllüsü- Sosyal Dışlanmayı ve Ayrımcılığı Önleme Derneği Başkanı ve CHP İl Başkan Yardımcısı Hüseyin Çay ile röportaj gerçekleştirdik. Bir hayli aktif çalışmaya devam eden Çay, içtenlikle Romanların sorunlarını gazetemize anlattı.

Roman Dayanışma Ağı nedir? Roman Dayanışma Ağı hakkında bilgi verir misiniz?

Hüseyin Çay; “Ulusal anlamda Sıfır Ayrımcılık Derneği’ne yerelde Sosyal Dışlanmayı ve Ayrımcılığı Önleme Derneği ve onlarca Roman Dernekleri’ne başvuru yapılarak gıda desteği talep edildi. Kişisel çabalarla ve yaptığımız çağrıların duyarlı vatandaşlar tarafından karşılık bulmasıyla yardımlar gerçekleştirildi. Bir süre sonra talepler karşılanamamaya başlandı.

Derneklerimiz, acil ihtiyaçlara bireysel çözümler üretti. Hak temelli çalışmalar yürüten Sıfır Ayrımcılık Derneği, hem yardım taleplerinin artmasından hem de 8 Nisan Dünya Romanlar Günü’nde basına yansıyan bir haberden dolayı harekete geçti. Dayanışmanın gücüne inanan bir grup gönüllüyle, sahadaki sivil aktörler ve 48 STK ile Romanların yanında olmak, sorunlarına çözüm üretmek, yoksulluğu giderici politikalar üretmek, medyada görünürlülüklerini arttırmak, hak temelli çalışmalar yaparak insan hakları evrensel beyannamesinin Romanlar  için de çalışmasını sağlamak, uğradıkları hak kayıplarını geri alabilmek için mücadele etmek, yoksulluğu giderici politikalar üretmek için çalışmalar bir araya gelindi.”

Kurulan Dayanışma ağı ihtiyaç sonucu mu ortaya çıktı?

Hüseyin Çay; “Evet. Öncelikle Romanların uğradığı hak kayıpları, ötekileştirilerek eğitimden kopuşların yaşanması, iş gücüne, kentsel dönüşüm adı altında yaşadıkları barınma sorunları ile mücadele edilirken Covid-19 virüsü ile ilan edilen pandemi beraberinde acil olarak Romanların günlük kazançlarını yok ederek bir ekmeğe daha da muhtaç hale getirmiştir. Yoksulluk sorunları ile boğuşan Romanlar bu dönemde daha da yoksullaşmışlar işin içinden çıkmayacak hale gelerek acil olarak gıda ihtiyaçlarını ortaya çıkartmıştır. Bunun yanı  İstanbul’da yaşayan bir Roman Kadını “çocuklarım aç, nasıl evde kalayım” diyor ve İstanbul Aile Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapan İl Müdür Yardımcısı tarafından “geber” denmesi Türkiye’nin gündemine oturmuştur. Bu geber olayı bir infiale yol açmıştır. 48 STK’nın ortak imzasıyla Yoksul ve kırılgan kesim olan Romanların ihtiyaç ve özelliklerini dikkate alan önlemlerin, bu kesimlerin mağduriyetlerini azaltmasının yanı sıra halk sağlığını koruyacağı ve Kovid-19 yayılma hızını düşürücü “Koronavirüs Ekseninde Acil Eylem Planı” açıklanmıştır. Ve ardından 9 Nisan’da Roman Dayanışma Ağı kuruldu.”

Kurulan roman dayanışma ağı işlevsel olur mu?

Hüseyin Çay; “Evet Bence işlevsel olacak. Ulusal ve uluslararası anlamda katılımcılar ve çok değerli insanlar var bu ağda. Çalışmalarımız sürekli olacak ve sürdürülebilir olacak. Romanların sorunları gün yüzüne çıkacak ve çözüm önerilerimizi sunarak haklarının iyileşmesini sağlayacağız.”

İnsan hakları kapsamında Romanların uğradığı hak kayıpları nelerdir?

Hüseyin Çay; ” Romanlar eğitim, istihdam, barınma, sağlık ve sosyal hizmetler alanındaki en temel haklara erişemediği gibi saydığımız tüm alanlarda şiddetli ayrımcılığa uğruyor. Olağan dönemde bile haklarına erişemeyen Romanlar, koronovirüsün dünyayı sardığı böyle olağanüstü dönemde daha derin bir ayrımcılıkla karşı karşıya. Bireylerden “Bizi virüs öldürmezse açlık öldürecek” isyanı yükseliyor.

“Salgın öncesinde, derin yoksulluğa rağmen bir şekilde hayatta kalma stratejisi geliştiren Romanlar için yeni bir dönem başladı. Toplum, son yıllarda temel haklara erişme kaygısı taşırken artık “Hayatta kalabilecek miyim?” kaygısı taşıyor.”

Koronavirüs salgını Romanlar üzerine ne derece etkili oldu?

Hüseyin Çay; ” Yaşamları Belirsiz olan hayatlarını bir parça ekmek kazanabilmek, faturalarını ödeyebilmek, çocuklarına harçlık verebilmek, sobanın içine eski kazak, parçalanmış ayakkabı atmak yerine bir avuç kömür atabilmek, tencerenin içine protein değil de açlığı giderici bir şeyler koyabilmek, sık hastalandıkları için ilaç alabilmek için sabahtan akşama zamanlarını virüse inat sokaklarda geçirmek zorunda kalan ve pandemi diye iyice kazançları belirsiz hal alan hayat mücadelesi veren, hayal bile kuramayıp “Yarının Allah’ı Var” diyerek çocuklarını dimdik ayakta tutmaya çalışan Roman vatandaşlarımız ile 8 aydır derneğimiz aracılığıyla, son 1 ayda Roman Dayanışma Ağıyla birlikte sorunlarını dinleyip, çözüm üretebilmek adına yanlarında bulunuyoruz.  Bir gün çalışmazsan aç kalma ihtimali ile hiç karşı karşıya geleniniz var mı? Elektrik, su borcundan dolayı temel ihtiyaçlarından yoksun kalan? Siz hiç komşularınızdan bir çay bardağı bulaşık deterjanı istediniz mi parasızlıktan “Oğlumu bakkala gönderemiyorum” diye yalan söyleyerek? Yada ekmek alamamışsındır ama köfte yapacağım diyerek bayat ekmek isteyen var mı aranızda çorbanın yanında yiyebilmek için. Bebeğinizin altına bebek bezi alamayarak eski kıyafetleri kullanan?”

Tunahan Ünsal

 

 

 

 

 


Bu haber 14/12/2020, Pazartesi günü yayınlandı, 878 defa görüntülendi
*