ÇİN İŞİ, JAPON İŞİ

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Her zaman olduğu gibi, aşı karşıtları şimdi de devreye anında girdiler. Neticede de özellikle sosyal medya, tam anlamıyla bir “aşı bilgisizliği çöplüğü” haline geldi. Oysa farklı hastalıklara karşı geliştirilen aşıların, özellikle son yüzyılın en önemli tıbbi buluşlarından biri olduğu kesin. Çok değil, yüzyıl önce her yıl ve sadece her biri, milyonlarca insanın ölümüne yol açan, pek çok bulaşıcı hastalık, (çiçek, kolera, tifo vb) ile mücadeleyi aşılar sayesinde kazandık. Kızamık, kabakulak, kızamıkçık, tetanos, kuduz dahil birçok hastalığı aşılar sayesinde kontrol altına aldık. Difteri, boğmaca, tetanos ve kızamığa karşı oluşturulan aşı kampanyalarıyla da milyonlarca bebek ve çocuğumuza “hayatta kalma şansı doğdu…  Uzmanlar, o aşıyı yaptırın diyor. SİNOVAC Sinovac aşısı etkinlik rakamları henüz açıklanmamış olsa bile güvenlik açısından problem yaratmayacağı kabul edilen bir ölü virüs aşısıdır. Bir ölü virüs aşısı olan Sinovac aşısının etkinliği konusunda net bir bilgi, açık bir rakam şimdilik elimizde yok. Ama şu bilgi var: “Ölü virüs aşıları yıllardır kullanılan ve güvenlik konusunda en az kuşku duyulan aşılardır”..Geçenlerde bir profesör “Hem Kovid-19 Çin’de laboratuarda üretildi diyorsunuz hem de Çin aşısına güvenmiyorsunuz!” diyordu. Öyle ya “zehri” üreten “panzehir”ini de üretir. Mantıklı olan budur. Ne ki, Çin aşısına güvenmeyenler sadece malum “komplo teorisine “inananlar değil ki.

ÇİN MALI DİYE Mİ?

Sırf “Çin malı” olduğu için karşı çıkanlar çoğunlukta.”Çin malı değil mi sakat, basit, tel maşa ve ucuzdur muhakkak. Zaten yarasa yiyen adamların aşısından ne olur!” yollu düşünüyorlar… Madem hükümet Çin’den 50 milyon doz sipariş etti, fırsat bu fırsat dibine kadar muhalefet edelim, belki buradan ekmek yeriz umuduyla kaptırıp gidiyorlar. Çin aşısına karşı hiçbir bilimsel delil öne sürmeden, karşı çıkıp, Almanya – ABD’nin (BioNTech / Pfizer) ürettiği aşıyı hiçbir delile dayanmadan savunmak bilimsel değildir. Her iki aşının virüse karşı etkisi yüzde 90’ın üzerinde. Çin aşısının yöntemi klasik. Suçiçeği, kızamık, normal grip aşısı gibi aşılar hangi yöntemle geliştirilmişse aynı yöntemle geliştirilmiş. Çin aşısı daha güvenli ama üretimi yavaş. Tartışılması gereken, gen teknolojisi kullanılarak çok daha hızlı üretilebilen Almanya – ABD’nin (BioNTech / Pfizer) ürettiği aşılardır. Zira bu aşıda vücudumuza virüs verilmiyor. Virüsü tanımamıza yarayan antijen de verilmiyor. Virüsün antijenini kodlayan gen veriliyor. Ki bizim hücremiz virüsün antijenini kodlasın. Uzun lafın kısası, söz konusu virüs antijenini kodlayacak gen parçası (mRNA) hücremize girer ve virüse ait protein ürettirir. Virüsü tanımamıza yarayan antijenleri ürettirir yani. Böylece vücudumuz kendi ürettiği proteini (virüsün üzerinde olması gereken antijeni) düşman olarak tanır. Uzmanların dediğine göre bu yöntemle yapılan aşıların insan üzerinde kullanımına daha önce hiç izin verilmedi. İlk kez kullanılacak. Yine uzmanlara göre bu yöntem şöyle bir risk taşıyor: Savunma sistemimize vücudumuzun kendi ürettiği proteinlere
saldırmasını öğretirsek, bunun sonucunda vücudumuza düşman savunma sistemi oluşabilir. Soracaksınız. Siz aşı olacak mısınız? Elbette olacağız. Hemi de, de Çin aşını. Yıllarca, Hayvan sağlığı için on binlerce aşı yapmış ve onları sağlığına kavuşturmuş biri olarak, bundan imtina etmemiz mümkün mü? Aşı olun. Tek yolu budur. Sağlıcakla kalınız.


Bu haber 13/12/2020, Pazar günü yayınlandı, 485 defa görüntülendi
*