Pandemiden herkes, bir şekilde etkilendi

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale halkına pandemiden nasıl etkilendikleri ile pandemiyle ilgili uygulama ve kısıtlamaları yeterli bulup bulmadıklarını sorduk. Bazısı esnaf, bazısı 65 yaş üştü her bir kişi pandemi sürecindeki yaşam şekilleri hakkında bilgi verdi. Esnaf ekonomiden dert yanarken, 65 yaş üstü kısıtlamadan dert yandı. Uygulamaları yerinde bulduğunu ifade edenler ise biran önce pandemiden kurtulmak istediklerini belirtti.

Mustafa Özen (esnaf), pandemiyle birlikte satışlarımız yüz de yüze yakın düştü. Yüzde 90-95 civarında bir düşüş yaşadık dedi. Özen şu şekilde devam etti; “Durumumuz gerçekten çok ciddi yani kira ve faturalarımızı ödeyemeyecek durumdayız. Bu yapılan uygulamalar bir sonuç getirmeyecek. Olan küçük esnafa oldu, bize oldu yani. Çünkü ne marketler ne başka bir sektör bu kadar çok etkilenmedi. Onlar bir şekilde paket servis ile devam ediyorlar ancak bizim öyle bir imkânımız yok. Sattığımız ürünler belli.

Esnaf kredisinden faydalandık ancak o da kira ve faturalara gitti. Şu an, onları da ödeyecek durumumuz yok yani zor durumdayız. Nasıl geçineceğiz, kira ve faturaları nasıl ödeyeceğiz, sigortamızı nasıl yatıracağız? Hep böyle karamsarlık içerisindeyiz. Bunun uzaması bizi çok etkiledi yaklaşık 3 ay sonra 1 sene olacak. Bu bir yıl içinde tam bir temizlenme olamadı Türkiye’de. Neden olamadı onu da tam anlamış değiliz. 2-3 hafta tam bir kapanmayla tamamen temizlenseydi bu kadar sıkıntı yaşayacağımızı bir vatandaş olarak düşünmüyorum. Hayatımızda çoğu şey yara aldı, bu saatten sonra bunu temizleseler ne olur? Yaklaşık bir yıldır bizim ödemelerimiz şaştı kiralarımız birikti, borçlarımız arttı, kredilerimizi ödeyemeyecek duruma geldik. Yani bundan sonra temizleseler de bu yaralar bizi böyle bir 4-5 sene götürecektir. O yüzden bu uygulamalardan hiç memnun değilim açıkçası.

Bu salgının önüne geçmek aslında çok basitti. Çin’in nüfusu 1 milyonun üzerinde. İnsanlar bu hastalığın Çin’den yayıldığını söylüyorlar. Ama Çin aşısız bu hastalığı yeniyor üstüne aşı üretiyor ve bu aşıyı dünyaya satıyor.” dedi.

Nursen Birlik (77), “Bu dünyayı kıran bir mikrop, hepimize vurdu ama şikayetçi değiliz. Evimizde oturuyoruz. İşte fırsat buldukça 3 saat iznimiz var, şöyle yürüyebiliyoruz. Kordona kadar gelip bir bin adım atıyorum, evim yakın, tekrar dönüyorum, dinleniyorum, işte öyle idare ediyoruz. Sağ olsun ihtiyaçlarımızı gören gençlerimiz var. Onlara da teşekkür ediyorum. İyiyiz yani. Dooktora gitmiyoruz, hastanelere gitmemeye çalışıyoruz. Ben bankadan emekliyim, banka sağ olsun eczanem ihtiyaçlarımı eve kadar getiriyor. Şimdilik bir sorunumuz yok, biran evvel bu durumdan kurtulalım diye dua ediyorum.” dedi.

Şerife Küçükkuru (75), Çiftçi Bağkur’undan faydalandıklarını, sadece işi oldukça dışarıya çıktığını, normalde torunları tarafından her türlü ihtiyacı karşılandığı için sokağa çıkmasının serbest olduğu saatler de dahi dışarıya pek çıkmadığını söyledi.

Sırrı Güler (91), 50 senedir Londra’ da yaşayan Güler, pandemiden önce kızını ziyarete geldiğini ancak pandeminin başlamasıyla Londra’ya dönemediğini söyledi. Yarı ömrünü Londra’da geçirdiğini burada kalmanın kendisi için kolay olmadığını, burada kızının üzerine titrediğini ve bakıcı tutuğunu aslında rahat olduğunu fakat alışkanlıklarını özlediğini ifade etti. Londra’da sabahları yürüdüğünü, burada ise yasak sebebiyle 10’dan sonra çıkabildiğini, aslında sağlığı açısından doktorunun tok karınla yürümesini doğru bulmadığını ekledi. Burada tok karınla yürümek zorunda kaldığını ifade etti.

Günay Yavaş, 65 yaş için uygun görülen saatlerin kendileri için uygun olmadığını söyleyen Yavaş, “bu kısıtlama bizim için hiç doğru değil, çünkü sabah 10’da havalar soğuk serin oluyor. Bizim çıkmamız zor oluyor üstelik işlerimizi göremiyoruz. Bankaya gidiyoruz banka kalabalık. Başka bir yere gidiyorsun orası da kalabalık. Yani bizim için aslında öğlenden sonra 1 ve 5 arası daha uygun. Yani biz hepimiz çok şikâyetçiyiz bu durumdan. Yürüyüş yapsan işlerini halledemiyorsun süre çok kısa. Bizim yürüdüğümüz yerler belli Kordon’da az insanın olduğu yerlerde yürüyüş yapıyoruz, Çarşı içine girmiyoruz, sürekli maskemizi takıyoruz ve en dikkat eden kesim de biziz. Ama en çok cezayı çeken de bizleriz. Onun için buna bir çare bulmaları ve bizi düşünmeleri lazım” dedi.

Bayram İnan, “Bu Kovid hastalığı inşallah başımızdan çeker gider. Ben şimdi 10’da çıktım 1 de eve gireceğim. Ne yapacağım eve girince, bir şeylerle uğraşıp zaman geçireceğim. Hafta sonu kısıtlaması dâhil evde olmamızı doğru buluyorum. Hastalık arttı, ölümler artıyor, sağlığımız için evdeyiz.” dedi ancak en büyük problemin sigara olduğunu da ekledi. “Amirimiz var, memurumuz var, zabıtamız var, sigara içenleri ben görüyorum siz görmüyor musunuz? Es geçenler var. Pazarlar çok kalabalık, tezgâhların seyreltilmesi yetmez. Caydırıcılık yeterli değil. Tamam, ben evde kapanıp kalayım ama sigara içenler de dikkat etsin. Bu hastalık ciğerden vuruyor diyor yetkililer bulaşma riskinden dolayı sigara içenler en azından tenha bir yerde içsin.” dedi.

Ş. Ezgi Tuncel


Bu haber 09/12/2020, Çarşamba günü yayınlandı, 273 defa görüntülendi
*