Salgının perde arkası

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Aşı bulundu mu? Hangi ülkeler aşı için sıraya girdi? Türkiye, Çin’den gelen aşıyı mı kullanacak? Çin’den gelecek olan aşıyı devlet mi karşılayacak? Türkiye şu an bu soruların cevaplarına kenetlendi ama koronavirüs pozitif test sonucunu gören her ailede farklı bir dram yaşanıyor.

Cenazeler birbiri ardına defnediliyor. Çocuklar, hastanede yatan annelerini,babalarını, dedelerini, atalarını göremiyorlar. Yoğun bakıma kaldırılan insanlar, sevdiklerini göremeden, dokunamadan bu hayattan göçüp gidiyorlar. Türkiye’de ise konuşulan konu genel anlamda rakamlar oluyor.

Pandemi sürecinin başında balkonlara çıkıp alkışladığımız, destek verdiğimiz sağlık personellerinin canından can gitti. “Sağlık personelleri haykırıyor”, “Sağlık personelleri taleplerini sıraladılar” haberleri en çok okunan haberler olurken, pandemi hastanelerinin yoğun bakımlarında, muayene odalarında, yatakhanelerinin olduğu alanlarda bambaşka dramlar bambaşka hayat tecrübeleri yaşanıyor.

ÇOMÜ Üniversite Hastanesi’nde çalışan 4D kadrosuna sahip, sağlık emekçileri ile geçtiğimiz gün röportaj gerçekleştirdim. Aralarında, laboratuvar teknisyeni, acil tıp teknisyeni, hasta bakım personeli, güvenlik, paramedik, sekreter, radyoloji teknikeri gibi alanlarda çalışan personeller var. Yaşları genç. Hayalleri ve hastane dışında da bir yaşamları var. Çocukları, eşleri var. Ama emeklerinin karşılığı kendi ifadelerine göre asgari ücretin çok az bir miktar üstü.

Bir acil tıp teknisyeni ile görüştük. Bana dediklerini aynen aktarıyorum. “Bizim hakkımız yeniyor. 2 bin 500 TL para alıyoruz. Biz artık fiziksel olarak, mental olarak bittik. Artık geldiğimiz noktada, korona pozitif çıkalım ve çalışmayacak düzeye gelelim. Yatalım! Bizler tamamen bittik! Hastane yönetimi bize verilecek olan zammı yüzde 2’ye çekmeye çalışıyor. İnsaf diyorum. Daha bizim paralarımız alınmaya çalışılıyor. Hastaneden başka hiçbir sosyal hayatımız yok. Çalışıp, sonrasında hastanede uyuyakalıyorum. Ben kendi evime, kendi yatağıma gidemiyorum. Haklarımızın iyileştirilmesini istiyoruz.”

Bu cümleler tek başına, sağlık personellerinin neler yaşadıklarını gözler önüne sererken, hastane duvarlarının arkasında neler olduğunu da net bir şekilde ortaya koyuyor. En acı cümle ise, canla-başla virüs belası ile çarpışıp, balkondan alkışlanan adam, ” Artık geldiğimiz noktada, korona pozitif çıkalım ve çalışmayacak düzeye gelelim. Yatalım! Bizler tamamen bittik!” cümlesini kuracak psikolojik düzeye geliyor.

Yetmedi! Bir sağlık personelinin daha aktardıklarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Mesleği acil tıp teknisyenliği… Acilde gelen vakalar ile direkt olarak ilgilenen, vaka seçme şansı bulunmayan, hızlı olması gereken, çoğu zaman yakınlarımızın hayatını kurtaran kişi, “Utanç duyuyorum” dedi. Aynı acil tıp teknisyeni, ” Pandemi sürecinde, Covid-19 hastalarının hepsi, ACİL servisten giriş alınaraktan tedavi gördüklerinden, ilk muhattap biziz. Takibini de bizler yapıyoruz. Ben bu tüm yükü kaldırabilecekken, hakkımın yendiğini düşünüyorum. Utanç duyuyorum. Sağlık hizmetini en üst seviyede verirken, hakkımızın bu olmadığını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

ÇOMÜ ile sendika arasında gerçekleşen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, sağlık emekçilerinin lehine ve haklarının karşılığı olan bir uzlaşıya gidilmelidir.

Yoksa, onlar hayatlarını kaybederken, biz balkondan alkışlamaya devam ederiz.


Bu haber 04/12/2020, Cuma günü yayınlandı, 1124 defa görüntülendi
*