Yapma değil Avrupa

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Sınıf farkı; ama öyle bilgi, kültür, yetenek, donanım falan katmadan, en saf haliyle yani Karl Marx’ın tanımladığı biçimiyle ekonomik sınıf farkı. Alt sınıfın, yoksulun ya da proletaryanın sürekli yüzleştiği, üst sınıfın da nadiren hissettiği gerçek bir kavram. İktisadi bir kavram olmasının yanı sıra liberal ekonomik düzenin de olmazsa olmazı.

Proletarya Türkiye’de bu gerçek kavramın son tokadını Covid-19 aşısı ile yüzünde hissetti. Sayın Sağlık Bakanımız açıklama yaptı. Çin’den alınacak aşılar herkese ama herkese yani yoksula, alt sınıfa, proletaryaya bile ücretsiz yapılacakmış. Ama Avrupa’dan gelen aşılar eczanelerde tavan fiyat belirlenerek satılacakmış. İsteyen eczaneden temin edebilecekmiş. Yani paran varsa Avrupa aşısı yoksa Çin aşısı yaptıracakmışsın.

Sağlık bilimci değilim, hangi aşı daha iyi hangisi kötü bilmem, ne gibi bir etkisi ya da yan etkisi olacak onu da bilmem. Belki Çin aşısı Avrupa’nınkinden daha iyidir. Sonuçta Çin malı bu deyip kenara attığımız plastiklerin dışında, kullandığımız çoğu Avrupa ve Amerika menşeli ürün de orada üretiliyor. Ayakkabı, bilgisayar, akıllı telefon ve birçok ürün daha. Oryantalist bir bakış açısıyla Avrupa ve Amerika ürünlerini yüceltip, Çin ürünlerini gömmek falan değil maksadım.

Demek istediğim; bu kadar kritik bir konuda, en temel insan hakkını (yaşama hakkı) ilgilendiren bir konuda bile sınıf farkının gerçekliği ile böyle yüzleşiyor olmayı kabullenmek istemem.

 


Bu haber 03/12/2020, Perşembe günü yayınlandı, 207 defa görüntülendi
*