ÇOMÜ’de neler oluyor? Özveri Çok Karşılığı Yok!

Koronavirüs salgını sürecinde, pandemi hastanesi olan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversite Hastanesi’nin 4D’li sağlık personelleri, asgari ücretle canla-başla çalışmaya devam ediyorlar. 6 Eylül’den itibaren, sendika ile üniversite yönetimi arasında gerçekleşen Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde henüz bir netliğe varılmadı. Gündem Gazetesi olarak asgari ücrete mahkum edildiklerini belirten ve haklarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden sağlık personelleri ile röportaj gerçekleştirdik. Güvenlik, sekreter, acil tıp teknisyeni, laboratuvar teknikeri, radyoloji teknikeri, hasta bakıcısı, 500 kişiyi aşkın sağlık personeli biz artık “Bittik!” diyerek adeta haykırdılar.

ÇOMÜ Üniversite Hastanesi’nde çalışan 4D’li sağlık personelleri, haklarının iyileştirilmesi için, umutlarını toplu iş sözleşmesine bağladılar. 6 Eylül’de başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde, henüz sağlık personellerinin lehine bir karara varılamadı. Konuyla ilgili bilgilendirmeyi, gazetemize, Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası İl Temsilcisi Seçkin Yörük yaptı.

“Sorunun masada çözülmesi için elimizden geleni yapacağız”

Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Çanakkale İl Temsilcisi Seçkin Yörük, “ÇOMÜ Üniversite Hastanesi’nde çalışmakta olan, 500 kişiyi aşkın sağlık işçilerinin, yıllardır beklediği toplu iş sözleşme süreci , 6 Eylül tarihinden itibaren başlamış bulunmaktadır. Canları pahasına çalışan sağlık işçilerine komisyon tarafından teklif edilen miktar 2021 yılında açıklanacak olan asgari ücret üzerine yüzde 2’lik bir rakam teklif edilmiştir. Sağlık işçileri kurum içerisinde hemşire, laboratuvar teknisyeni, radyoloji teknisyeni, hasta ve yaşlı bakım elemanı, anestezi teknikeri, temizlik personeli, güvenlik, teknik ekip, ambulans şoförü, veri hazırlama ve kontrol işletmeni (sekreter), acil tıp teknisyeni, fizyoterapist ve ebe gibi bir çok branşta hastanenin tüm alanlarında çalışmaktadırlar. Yıllardır emek vermiş ve heyecanla toplu iş sözleşmesini bekleyen işçilerin tek isteği aynı kurumda çalışan diğer 4-A ve 4-B kadrosundaki mesai arkadaşlarımızla “EŞİT İŞ – EŞİT HAK” lara sahip olmaktır. Bizler sorunun masada çözülmesi için elimizden geleni yapacağız” açıklamalarında bulundu.

ÇOMÜ Üniversite Hastanesi’nde çalışan sağlık personelleri ile röportajlar gerçekleştirdik. Farklı birimlerde çalışan sağlık personelleri, yaşadıkları mağduriyetleri ve sorunları gazetemiz ile paylaştılar.

Laboratuvar personeli, “Bizler 4D’li sağlık personelleriyiz. Pandemi sürecinde 24 saat nöbet tutarak canla başla çalışıyoruz. Maaşlarımızın iyileştirilmesi için toplu iş sözleşmesine güvendik. Biz asgari ücretle çalışan, sağlık personelleriyiz. Bizler KPSS sonucu gelmedik. Bunun farkındayız ama istediğimiz, maaşların düzenlenmesi ve yaşanabilir imkanlar… Ben birebir Covid-19 hastalarının kanları ile temas halindeyim. Motive edilmek istenirken, daha da kötü durumlara sürükleniyoruz.”

Radyoloji personeli, “Biz Covid-19 sürecindeyiz. Bu hastalara Radyoloji olarak MR ve röntgen çekiyoruz. Yoğun bakımda aşağıya inemeyen hastaların röntgenleri çekiyoruz. Covid-19 hastaları ile birebir temas halinde ve iç içeyiz. Biz bunun karşılığında hiçbir şey göremiyoruz. Bizimle birlikte aynı işi yapan 4B kadrosunda bulunanlar, bizim iki katımız maaş alıyorlar. Aramızda belli fark olması göze alınabilir ama hastanenin bize teklif ettiği, bizim aldığımızın daha altında… Bizim emeklerimiz deyim yerindeyse hiçe sayılıyor. Para olarak biz zora sokulmak isteniyoruz.”

Acil Tıp Teknisyeni, “Ben acil servis bölümünde çalışıyorum. Şehire en yakın ve en yoğun hastane biziz. Aklınıza gelecek tüm vakaları, ACİL’de bizler karşılıyoruz. Pandemi sürecinde, Covid-19 hastalarının hepsi, ACİL servisten giriş alınaraktan tedavi gördüklerinden, ilk muhattap biziz. Takibini de bizler yapıyoruz. Ben bu tüm yükü kaldırabilecekken, hakkımın yendiğini düşünüyorum. Utanç duyuyorum. Sağlık hizmetini en üst seviyede verirken, hakkımızın bu olmadığını düşünüyoruz.”

Covid-19 Acil Çalışanı, “2018’den beri 4D’liyiz. Toplu İş Sözleşmesi imzalanacaktı. Bu yüzden şu anda devletin verdiğinin daha altında bir yüzdelik alacağız. İkramiyelerin düşürülmesi yönünde bir çalışma yapıldı. Devlet memurları ile yan yana çalışıyoruz ve maaşlar arasında ciddi şekilde farklılıklar oluşuyor. Herkesin maaşlarının ayrılmasını ve hak ettiğimiz parayı alabilmeyi talep ediyoruz. Yönetim bu düşüncelerimize karşı çıktı ama biz hak ettiğimizi istiyoruz.”

Acil Tıp Teknisyeni, “Bizim hakkımız yeniyor. 2 bin 500 TL para alıyoruz. Biz artık fiziksel olarak mental olarak bittik. Artık geldiğimiz noktada, korona pozitif çıkalım ve çalışmayacak düzeye gelelim. Yatalım! Bizler tamamen bittik! Hastane yönetimi bize verilecek olan zammı yüzde 2’ye çekmeye çalışıyor. İnsaf diyorum. Daha bizim paralarımız alınmaya çalışılıyor. Hastaneden başka hiçbir sosyal hayatımız yok. Çalışıp, sonrasında hastanede uyuyakalıyorum. Ben kendi evime, kendi yatağıma gidemiyorum. Haklarımızın iyileştirilmesini istiyoruz.”

Hasta bakım personeli, ” Bizim diğer sağlık personelleri gibi ek ödemelerimiz yok. Kendi iznimiz bile yok. Sadece nöbet çıkışlarında izin yapabiliyoruz. İş yoğunluğu, personel yetersizliği… Birçok sorunumuz var. Maaşlarımız asgari ücret. Toplu İş Sözleşmelerinde maaşımızın yükselmesini talep ediyoruz.”

Sekreter, “Esas sorun, bizim hor görülmemizdir. Hor görülmek, sömürülmek istemiyoruz. Bu sadece maddi bir sorun değildir. Maddiyat önemlidir, asgari ücretle çalışıyoruz. Statüsü bizimle aynı olan kişilerin 4 bin TL maaş aldığını görüyoruz. Bu tamamen adaletsizliktir. Pandemi döneminde, sağlık personelleri alkışlandı, bizlere destek olundu ama bizim yöneticilerimizin de bizleri görmesi gerekmektedir.”

Güvenlik görevlisi, “Yapılan sözleşmede, işçinin haklarına dair hiçbir şey göremedik. Pandemi riski dahil olmak üzere, yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Hakkımızı alabilmek ve hak ettiğimiz gibi yaşamak istiyoruz.”

Tunahan Ünsal


Bu haber 03/12/2020, Perşembe günü yayınlandı, 4168 defa görüntülendi
*