Duyarlılık Belası

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Yeğen: Ben babaanneme yardım edeceğim, toz alıp, yörümcek ağlarını temizleyeceğiz.

Hala: Tamam; benim de işim var zaten bugün çalışacağım. Kapatalım istersen.

Yeğen: Tamam kapatalım. Ama sen kapat.

Hala: Sen kapat.

Yeğen: Hayır sen kapat.

Hala: Olmaz sen kapat.

Yeğen: Hala! Sen kapat, çünkü ben kapattığımda kötü hissediyorum.

Hala: Ben de kötü hissediyorum minnoşum ama ben kapatacağım. Öptüm.

“Hala! Sen kapat, çünkü ben kapattığımda kötü hissediyorum.” Bu cümleyi kuran insan sadece 7 yaşında ve ben sadece “Ben de kötü hissediyorum” yani yalnız değilsin diyebildim. Tuncel Kurtiz edasıyla, “Bu topraklara bu duyarlılık fazla YEĞEN, toparla kendini üzülürsün” demek isterdim. Ama diyemedim. Çünkü kendime konfor alanı yaratarak, onu bu gerçekle yüzleştiren kişinin kendim olma ihtimalini göze alamadım. Diğer bir deyişle bencillik ettim. Ama söylesem ne fark edecekti ki, kendisi yaşamadığı sürece, başkalarının verdiği tavsiyelerin, insan hayatında değişiklik yaratabileceğine inanan biri değilim sonuçta.

Karmaşık Duygular

O cümleyi duyduğumda, bir taraftan, hem bu yaşta, kendisini bu kadar iyi ifade edebilen hem de ortada bir uzlaşma olmasına rağmen, yaptığı eylemle karşısındakini kötü hissettirme ihtimalinden tedirgin olacak kadar duyalı bir çocuğun, hayatımda olmasından dolayı çok şanslı hissettim. Diğer taraftan, bu kadar duyalı olması beni inanılmaz derecede üzdü.

Yaşadığımız toprakların laneti bir kez daha üzerime çöktü. Bir yandan, bu kadar sevgi dolu, insanı sarıp sarmalayan bir kültür, diğer yandan zarar vermeye bile gidecek kadar, saplantı derecesinde, asla isminin bu olduğunu düşünmemekle beraber, “sevgi” tanımını içinde barındıran topraklar…

O anda, içine doğduğum kültürden edindiğim bir cümle gelebildi aklıma sadece, ben de büyüklerimden duymuştum zaten.

İç ses: “Allah iyi insanlarla karşılarsın.”  (Ne harika bir temenni diye düşündüm, kendi kendime)

 

 


Bu haber 29/11/2020, Pazar günü yayınlandı, 168 defa görüntülendi
*