“Asıl mücadele zihniyetledir”

2 ay önce Güncel
Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Çanakkale Kent Konseyi Kadın Meclisi, “Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele için büyük riskleri, bazen hayatı pahasına göze alan kadınlara!” başlıklı bir yazı yayınlayarak; “Bizler, kadının cinsel-fiziksel-psikolojik bütünlüğünün dokunulmaz olduğunu, kadının insan haklarının temel insan hakkı olduğunu bir kez daha yineliyoruz. Aile içi ve kadına yönelik şiddeti önleme konusunda özen yükümlülüğü bulunan tüm kurum ve kuruluşlarla bütüncül-ortak bir çalışmada varız. Bu günün “25 Kasım Kadın Gerçekçiliği ile Hayata Bakmanın ve Farkındalığın Günü” olmasını diliyoruz.” dedi.

Çanakkale Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin basın metninin devamı ise şu şekilde; “25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddetin ortadan kaldırılması için Uluslararası mücadele” günüdür. 25 Kasım 1960 yılında üç kız kardeşin; Patria, Minevra ve Maria Mirabel’in Dominik’te diktatör Trijilo’ya karşı verdikleri mücadelenin sonunda öldürüldükleri gündür. Mirabel Kız kardeşlerin verdikleri mücadele Dünya Kadınları için bir sembol haline geldi. 1999 yılında Birleşmiş Milletler de bu tarihi resmileştirdi.

Kadına Yönelik Şiddet; kadının fiziksel bütünlüğüne, bireysel özgürlüğüne, temel insan haklarına yönelik her türlü şiddet; kadına yönelik şiddettir. Kültürel-ekonomik-duygusal faktörlere dayalı hiçbir neden bunu haklı çıkaramaz. Bütün dünya ülkelerinde şiddet var. Dünyada kadına yönelik şiddet açısından daha yüksek risk altında olan ve ayrıca korunması gerek bulunan kadınlar var; engelli kadın ve kız çocukları, kız çocukları, yaşlı kadınlar, yerlerinden edilmiş, çatışmalardan kaçan mülteci, göçmen kadınlar ve kız çocukları.

Kadına Yönelik ve aile içi şiddet devam ettiği sürece, şiddetle mücadeleye sonuna kadar devam edilmelidir. Asıl mücadele zihniyetledir. Kadınlar kendi hayatlarına dair karar almak isterken öldürülüyor. Kadınların boşanmayı istemesi, barışmayı reddetmesi, ilişkiyi reddetmesi, evlenmeyi reddetmesi gibi. Kadın cinayetleri; kadınların sadece cinsiyetlerinden dolayı bir erkek tarafından öldürülmesidir.

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin “ Avrupa Konseyi” sözleşmesi = İstanbul Sözleşmesi bu anlamda uluslararası kadına yönelik şiddet, ev içi şiddet, aile içi şiddet ile ilgili bir sözleşmedir. Şiddetle mücadelede zihniyetleri değiştirmek gerekir. Toplumsal cinsiyet: Toplumların kadın ve erkekten beklenen rolleridir. Şiddeti olumlayan, şiddet hareketlerinin kültürel ve sosyal manada onay görmesinin mutlaka önüne geçilmelidir. Yoksa şiddet boyut değiştirerek devam eder. İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının ardından bu sözleşmenin çıktısı 6284 sayılı yasadır.

Kadınları korumak ve şiddeti önlemek için çıkarılan 6284 sayılı yasada; Şiddet uygulayanları uzaklaştırmak, yakın koruma, kadınları maddi olarak güçlendirmek, kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi birçok tedbirleri düzenleyen birçok hak tanıyan bu yasa etkin uygulandığında kadınları korumaktadır.

Bugün Mirabel Kardeşler ile birlikte, katledilen tüm kadınları, sırf “ Kadın” olduğu için sayısız şiddet eylemine maruz kalan kadınlarımızı anıyor ve kadına karşı şiddeti bir kez daha kınıyoruz.”

 


Bu haber 24/11/2020, Salı günü yayınlandı, 204 defa görüntülendi
*