İstikamet: Güney

Sosyal Medya'da Paylaşın Facebook Twitter

Geçtiğimiz hafta bir dostum ile beraber 4-5 günlüğüne, büyüdüğüm topraklara, Akdeniz’in güzide şehri Antalya’ya gittim. Özel araba ile gidip döndüğümüz için Koronavirüs belası şimdilik bize uğrayamadı.

Sivil Rotalar
Güneye yolculuğumuz esnasında, biraz da amatörlükten olsa gerek, harita uygulaması bizi bol bol paralı otobana soktu. Nihayetinde, dönüş yolunda, harita uygulamasını çözdük de normal yollardan geldik.

Yolların Durumu
Yollar gayet genişti. Gayet hızlı ve güvenli bir şekilde Çanakkale’ye bardık.

Güney’in Havası Bir Başka

Antalya’da henüz kış yok. Tişört üstüne geçirdiğim oduncu gömleğimle üşümeden durabildim. En çok bu yönünü özlemişim şehrimin.

Sıcaklık Çanakkale’de 10 derece iken Antalya’da 22 dereceydi, keyfimizi tahmin edin.

Anneler ve Köpekler
Annem normalde kedi-köpek takımını pek sevmez ama benim emanetim olduğu için ön yargıları yıkıldı. İlk günden çok iyi bir frekans oluştu Maya kızım ile Anacığım arasında. Birbirlerini sevdiler. Eee Maya için bulunmaz fırsat. Sürekli yemek yapan birisi, mutfaktan gelen kokular… Daha ne olsun.

Yolculuktan Notlar
“Çok değer verdiğiniz bir şeyi, gözünüz arkada kalmadan bırakamıyorsanız bir şehirde, artık o şehre ait değilsinizdir. Tam olarak gitme vakti gelmiştir. Geçeler, buçuklar, kalalar hep yüktür o andan sonra, mümkün mertebe uzaklaşmak lazım gelir.”

***

İnsan; bir şehre ancak sevdiği, değer verdiği birisi varsa sapar. Aksi halde zor.

***

İnsan insanı bekletmemeli. Beklemek zorunda kalmak dünyanın en kötü şeyi sanırım. Berbat ötesi.


Bu haber 23/11/2020, Pazartesi günü yayınlandı, 364 defa görüntülendi
*