1 günde okullar geri kapatılmıştı

Sağlık sistemi gibi bir sistemin, sistem olabileceğini kavrayamayan Amerika Birleşik Devletleri’nde, koronavirüs salgını çok sayıda insanın hayatını olumsuz etkiledi. Evsiz sayısıyla, parası olmayanın sağlık hizmetinden faydalanamayışıyla hatta parası olmayanın okuyamayışıyla, insan haklarının paraya indirgendiği ABD’de koronavirüs sürecin başında ciddiye alınmamıştı. Yaparız, ederiz, çözeriz, bize bulaşmaz, biz ABD’yiz diye düşünüldü herhal, virüs birleşik devletler topraklarına girdiği andan itibaren, coğrafyayı kastı kavurdu. Zaten tornado, kasırga gibi dünyanın nadir gördüğü belalar ile boğuşan süper güç olarak adlandırılan ülkenin, bir virüsten beli büküldü.

 

ABD’de, “Okullar açılsın mı açılmasın mı?” tartışmaları aynı Türkiye’de olduğu gibi konuşuldu, yazıldı, çizildi, görüldü. Türkiye’de şimdi aynı süreçten geçerken, milyonlarca vatandaşın hayatını etkileyecek kararlar merakla beklenir oldu. Bekledikçe kaygı seviyesi arttı. Eylül ayında yüz yüze eğitime geçilecekken, akıllara ABD’nin Florida eyaletinde meydana gelen olay geldi. Eyalette, hayat normale dönmeli, evlerde hapsolunmaz, virüs gerçeği kabullenilmeli denildi. Okullar açıldı. 1 günde birbirinden farklı öğrencilerde virüs fark edildi. Testler yapıldı, pozitif çıktı. Apar topar okullar kapatıldı.

 

Ahali sordu; “Niye açtık, niye kapatıyoruz?” Durum ciddi. Bir kişi, önce öğretmenine, sonra ailesine, sonra bakkala, manava, kasaba, onların ailesi, çevresi, mevresi derken, küme genişlemeye başlıyor.

 

Geçtiğimiz gün Eğitim Sen’den edindiğimiz bilgiye göre Ayvacık’ta bir okulda, bir öğretmenin koronavirüs testinin pozitif çıktığı öne sürüldü. Kalabalık ortamların risk oluşturduğu Türkiye’de vaka sayıları 200-300 iken kapanan okullar neden vaka sayısı bin dolaylarındayken açılır fikri veliler arasında hakim olan görüş oldu.

 

Öte yandan, plajlar dolu, kafeler, restoranlar, adalar, tatil bölgeleri, akıllara gelebilecek her yer dolu, tek sorun okullar mı görüşü ise bir başka ağırlıklı düşünce oldu. Türkiye okullar açılmalı mı açılmamalı mı sorusu üzerinde daha çok duracak, çok tartışacak gibi duruyor ama yanan canın telafisinin mümkün olmadığını ancak yaşayan kavrıyor.

 

Dün Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda, “Tokat’ta, Covid-19’u yenen bir doktor arkadaşımız, hastalık sürecini şu ifadelerle anlatıyor: “Kemikleriniz patlayacakmış gibi ağrıyor.” ifadelerine yer verdi.

 

Sonumuz ABD gibi olmasın diye uğraşırken, vatandaşlar önlemlerini kendileri alsınlar demek, virüs salgınının başka boyutlara ulaşmasına zemin hazırlıyor…