Dayanacak güçleri kalmadı!

Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 Koronavirüsü ile mücadele devam ederken, sürecin en büyük mağdurları arasında yer alan esnafın, dayanacak gücü kalmadı. Bir yanda pandemi diğer yanda giderek daralan ekonomi, yükselen faturalar, ödenemeyen kira borçları derken esnafın eli kolu bağlandı. Bizler de GÜNEM Gazetesi olarak, Çanakkale’de yerli esnafın kapısını çaldık ve bütçeleri nasıl idare ettiklerini sorduk. Bir dokunup bin ah işittiğimiz esnaf, gazetemize dert yanarken umudunu ise Ekim’de açılması planlanan üniversitelerle birlikte kente gelecek öğrencilere bağladığını söyledi.

Kimine göre birinci dalga devam ediyor, kimine göre ise çoktan ikinci dalgayla yüz yüze kaldık! Öyle ya da böyle her koşulda pandemi, hem can almaya hem de can yakmaya devam ediyor. Ülke genelinde vaka sayıları bir türlü kontrol altına alınamazken, ekonomi de tekeri patlamış kamyon gibi yokuşa gidiyor.

Bu şartlar altında ayakta kalmaya çalışan yerli esnafın ise beli bükü; bir yanda kiralar, bir yanda faturalar, boşalan kasa, gelmeyen müşteri derken yerli esnaf ne yapacağını şaşırdı. Bir dokunup bin ah işittiğimiz Çanakkale esnafı, umudunu üniversitelerin açılmasıyla birlikte kente gelecek öğrencilere bağladı.

İşte sözlerine kulak verdiğimiz yerli esnafın, “pandemi” ile olan imtihanı:

Aras Game Center- Volkan Aras: “İdare etmeye çalışıyoruz, hiç kazanç yok. Sadece dükkanı döndürmeye çalışıyoruz. Pandemi öncesine göre kazancımız yüzde 70 azalmış durumda. Çanakkale’de öğrenci ve askerin olmaması kenti köyden beter bir hale getiriyor. Çoğu esnaf asker ve öğrenciden geçim sağlıyor. Şu an çok zor bir durum yaşıyoruz. Belediyeden bir destek görmedik.  115 gün kapalı kaldık, bu süre içerisinde 1 TL yardım almadık. İnternet kafeler de en son açılan iş yerlerinden biri. Bizi ayrı bir kefeye koydular hatta arafta olduğumuzu söylediler. Çözüm yolu belki 1-2 günlüktü ama yaklaşık yirmi gün daha sekteye uğrattılar. Biz Ekim ayını bekliyoruz, üniversitenin açılacağı söyleniyor. Eğer üniversite açılırsa bir nebzede olsa durum toparlanabilir.”

Dostlar Berberi- Orhan Tekin: “Pandemi esnafı etkiledi, bizim sektörümüzü de etkiledi. Kendi makinesi olanlar evde tıraş oluyorlar, berbere gelmiyorlar. Pandemiden önce günde 20 kişiyi tıraş ediyorsak şu an 10 kişiyi anca tıraş edebiliyoruz. Yemek sektöründe çalışanlar az da olsa iş yaptılar, tabi ki onlarda sıkıntı yaşadılar ama yemek ve otel sektörü hala çalışır durumda. Belediyeler ilk başta maske, dezenfektan yardımında bulundular ama daha sonra bir destekte bulunmadılar.”

Peynir helvacısı- Oğuz Hüsmenoğlu: “Haziran başına kadar yaşanan süreç kötüydü. Dükkan bize ait olduğu için biz biraz daha rahattık ama kira veren esnaf için durum çok daha kötüydü. Hazirandan sonra işler güzelleşti ama 18 Mart, ramazan bayramı gibi yasak olan günlerde zorunlu olarak dükkanı kapattık. O zaman yaşanan giderler şimdi yeni yeni toparlanmaya başlıyor. Bir daha böyle bir süreç yaşanır mı bilmediğimiz için gelirlerimizi o zor zamanlara saklamak için çalışıyoruz. Şuan tatilci var o yüzden durumumuz biraz daha iyi. Birde Çanakkale’nin meşhur olan bir lezzetini sattığımız için biraz daha avantajımız var.”

Ada Tekel- Onur Yıldız: “Ben ekonomik olarak sıkıntı yaşamadım ama çalışma saatleri konusunda zorluk çektim. Pandemi sürecinde alınan kararların orantısızlığı bizleri zorladı. Net bir kararla açıklama gelmediği için emniyetle hep karşı karşıya geldik. Devlet bir destek verdi, bu da herkesi rahatlattı. Benim sektörümde ve çevremdeki esnaf arkadaşlarımda da belediye tarafından bir destek yoktu ama neye ihtiyaç duyduysak yanımızda durdular. Hizmet anlamında bir sıkıntı yaşamadık ama ayrıyeten gelip de kimse bize “Biz belediyeden geliyoruz, sizi rahatlatmak için” demedi. Bende bar işletiyordum ama pandemi sürecinde kapatmak zorunda kaldım. Bakkal açabilir, market açamaz, tekel açabilir, kuruyemişçi açamaz gibi çok anlamsız kısıtlamalar getirildi. En son bir genelge yayınlandı, altında bütün kurumların imzası vardı. Bakkal, market ve kuruyemişçilerde tekel ibaresi yoksa açamaz şeklinde bir kural vardı. Ruhsatı tekel olanlar ise dükkanı açabilecekti. Karşıdaki arkadaş kuruyemişçi, aynı işi yapıyoruz. Uzantılarımız farklı olduğu için ben açabiliyorum ama o açamıyor. Bu da adaletsizlikti. Benim ekonomik durumum rahattı, işimin dışında başka gelirlerim de var. Ben süreci rahat geçirdim ama başka bir yere gittiğimizde insanlar kira ödeyemedi, devlet 25 bin TL nakit ve25 bin TL kredi kartı ile bir destekte bulundu. Çevremdeki çoğu kişi de bu desteği aldı. Herkes bu desteği tüketti ve şimdi bunun geri dönüşü başladı. Bu süreçte kimse kenarı para ayıramadı. Konuştuğum 10 kişiden 4’ü dükkanlarını kapatmak için karar almış durumdalar.  Asıl bundan sonrasına bakmak lazım. Bugüne kadar olan fasıl öyle böyle geçti ama sonrası için asıl zorluklar başlayacak.”

Mithat K: “Atatürk caddesinde yeni bir şube açtık ancak pandemi bizi öyle bir etkiledi ki kapatmak zorunda kaldık. Şimdi normalleşme sürecindeyiz öncesine kıyasla işler daha normal ilerliyor ancak sıkıntılarımız devam ediyor. Derdimiz dükkanlarımızı döndürebilmek. Biz esnaflar olarak belediyeden de bir destek göremedik. Kredi bile alamayanlarımız oldu.”

Hasan Avet-Karabiber Baharat: “Baharat sektörü pandemide hareketlendi. Olumlu anlamda etkilendik desek yalan olmaz. Dükkanın kapalı kaldığı süre bile 4 gündü. Kapalı kalan dükkanlar belediyeden yardım aldı ancak bizim dükkan sürekli açık olduğu için buna gerek kalmadı.”

Ercan Eren- Erenler Hediyelik: “Salgın süreci hepimizi zorladı ancak yavaş yavaş toparlanıyoruz. İdare etmeye çalışıyoruz. Şükretmekten başka bir şey yapamayız, buna da şükür. Belediyen de çok bariz olmasa da ufak ufak yardımlar almaya çalışıyoruz. Manevi olarak biz esnafları destekliyor.”

Mustafa Öner: “Toplum olarak çok zor bir durumdayız, yetkililer de bunun farkında. Ancak bize bir faydası yok. Biz esnaflara verilen paralar faizli para. Bu paralar bizlerden geri alınacak zaten kimse kimseye bedava bir şey yapmaz. Bu konuda çok zor durumdayız. Bu paralar bizlere başta tatlı geldi, çünkü ihtiyacımız vardı. Bankalar, kooperatifler bizlere yardımcı oldu. Ancak bu paralar, bizim süreç içinde geçinmemizi sağladı. Pandemiden önce iyiydi,  idare ediyorduk, veresiye alabiliyorduk, satış yapabiliyorduk. Bizim yetkililerden tek arzumuz, turizmi açmaları, bu konuda önümüzü açmaya çalıştılar ancak bu sefer de Çanakkale’deki hastalık oranı arttı. Hastalıktan dolayı insanlar alışveriş yapmaya bile korkar hale geldiler. Müze gibi olduk, insanlar alışveriş yapmak yerine dükkanı gezip ürünleri uzaktan inceliyorlar. Gerçekten çok zor durumdayız. Dükkanlarımızı kapatma seviyesine geldik, kapatmayı planlıyoruz. Esnaf arkadaşlarla bu konuda konuşuyoruz, ancak dükkanlarımızı kapatırsak ne yapabileceğimizi bilmiyoruz. Zaman birlik beraberlik olma zamanı. Esnaf Odaları Başkanının bu konuyu ciddiye almasını bekliyoruz. Onlar bize destek olmalı, bizler de onlara. Bu işin altından başka türlü çıkamayacağız.”

Nilüfer Öztürk- Ünes Hediyelik: “Zor günlerden geçiyoruz. Bir yandan dükkanı döndürmeye öbür yandan da borçlarımızı ödemeye çalışıyoruz. İnanın bazı günler dükkanı 100 lira, 50 lira ile kapatıyoruz. İnsanlar artık alışveriş yapmak yerine ürünlere bakıp geçiyorlar. Akşama kadar buradayız ama satış yok. Pandemiden önce Çanakkale’de turlar oluyordu, güzel satışlar yapıyorduk. Artık tur olmadığı için satış da yok. Esnaf kan ağlıyor.”