BAYRAM GELİYOR

Emekliler, Bayram ikramiyenizi aldınız mı? Aldınız sanırım. Güle, güle harcayın. Allah (c.c)bereket versin. Allah(c.c) Devletimize zeval vermesin. Geçen gün bir vatandaş anlatıyor. Mansur Yavaşın Cumhurbaşkanı adayı olacağını söyleyen arkadaş. “Yüzde seksen ihtimalle aday olup, kazanacak “diye de iddia ediyor. Hazır Bayram önüyken, bir bilgi daha verdi. İlk defa duyduk. Ne dedi?”Emeklilere verilen, Bayram İkramiyelerini Kılıçdaroğlu verdirtti” .Hoppala. Nasıl oldu diye sorduk?”Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a söyledi. O da verdi”.Allah razı olsun. Böylece, ilk defa bir muhalefet liderinin, Devlet imkânlarını kullanarak, ikramiye verdiğine şahit olduk. Kim uyduruyor bunları? Kılıçdaroğlu’nun o gücü, o yetkisi var mı? Demek ki, nasıl kandırıyorlar. Hatta bu ve bunun gibilere deseler ki, Üçüncü Boğaz köprüsü ile İstanbul Havalimanını da Kılıçdaroğlu yaptırttı, inanacak adamlar. İkramiye filan derken, Bayramınızı tebrik etmeyi unuttuk. Cuma gün başlayacak olan Kurban Bayramınızı kutluyoruz. Yüce Mevla’dan, bütün dünyanın başına bela olan, Covid 19 virüsünün yok edilmesini niyaz ediyoruz. Tabidir ki, Bayramda, Pandemi tedbirlerini ihmal etmiyoruz. Ziyaretlerimizi kısıtlıyoruz. El öpmüyoruz. Sarılmıyoruz. Maske takmayı, mesafe kuralını ihmal etmiyoruz. Kısacası, bu hastalığın ciddi bir tehlike olduğunu akıldan çıkarmıyoruz. Sosyal medyada dolaşan, akıl karışıklığı yaratmak için üretilen, şehir efsanelerine inanmıyoruz. Yok, ikinci bir dalga geliyormuş. Yıkıcı olacakmış. Bunlar aklımızla alay eden, bu ülkenin düşmanlarıdır. Bilim adamlarımıza itibar edelim. Onların dediklerini uygulayalım. Soda, Aspirin bu hastalığı önlüyor safsatalarına da, kulak asmayalım.

AZICIK BAYRAMLIK

Bir kıtlık zamanıymış. Hoca’nın yolu bir köye düşmüş. Öğle de olmak üzereymiş. Köylüler Hoca’yı köy odasına davet etmişler.

Bir zaman sonra, köy odasına çocuklardan biri girip biri çıkmaya başlamış. Ellerinde de türlü, türlü yemekler varmış. Hoca bunları hayretle izlemeye başlamış.Derken çabucak sofralar kurulmuş. Büyük küçük herkes sofraların başına geçmiş. Hocayı da sofraya çağırmışlar. Çeşitli yemekler, börekler, tatlılar ikram etmişler. Hoca, hayretler içinde kalmış. Bir ara dayanamayıp:”-Allah bereketinizi artırsın!” demiş.”Burası meğer ne bolluk yermiş! Bizim oralarda ise halk, açlıktan kırılıyor.”Sofradaki köylülerden biri:”-İlahi Hoca…” demiş. “Sen bayram, seyran nedir bilmez misin? Bugün bayram! Onun için herkes karınca kararınca azığını ortaya döktü. Bolluğun sebebi budur!”Hoca, bir süre düşündükten sonra:”-Ah, ah hemşerim!…” demiş. “Keşke her gün bayram olsa! Olsa da şu ümmet-i Muhammet yiyecek darlığı çekmese…”

****

Bir bayram günü Nasreddin hoca komşusuna ziyarete gidince, komşusu her misafire olduğu gibi Hocaya da bal ikram ediyor. Bir tepsi içinde gelen koca bir petek baldan, her gelen misafir bir iki kaşık alır çekilirmiş. Komşusu bakar ki ,Hoca kaşığı daldırdıkça daldırıyor.Peteğin yarısına gelmiş, daha duracağa da benzemiyor.Dayanamayıp:– ‘Aman hoca fazla yeme yoksa için yanar.’ deyince hoca cevabı yapıştırır:- ‘Kimin içinin yandığını Allah bilir.’Bayramınız Bayram ola.Sağlıcakla kalınız.