Herkese merhaba

Babalar günü için özel bir yazı ile karşınızdayım. Ülkemizde ataerkil topumun baskın olması sebebiyle çocuk gelişimi ve eğitimi daha çok anneler üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu sebeple çocuk-anne ilişkisi ile çocuk-baba ilişkisi üzerinde önemli farklılıklar vardır. Bu fark ilerde yaşanabilecek sorunların temelini oluşturacaktır.

Gelin bu durumu detaylı bir şekilde ele alalım.

Günümüzde hızla gelişen ekonomik alanlardaki büyüme anne ve babaların yoğun iş temposuna bir yenisini ekliyor ama hiçbir yenilik anne ve babaların çocuklarına sağlamak zorunda oldukları temel sorumluluklardan vazgeçiremiyor.

Çalışan babaların yanı sıra annelerin de son 50 yılda hızla büyüyen ekonomik hayata dahil olduklarını hatırladığımızda, evde anneleri bekleyen en önemli sorumluluğu olan çocuğunu tek başına idare edememesi kaçınılmaz oluyor.

Buna rağmen bazı anneler bebeğin yaşamında odak noktası olmaktan hoşlanıyorlar ve bunun baba-çocuk ilişkisini olumsuz etkileyeceğini düşünemiyorlar dolayısıyla baba-çocuk bağlanmasına engel oluyorlar.

İşte bu noktaya dikkat!
Buradan annelere sesleniyorum…

Anne, babaya çocuğu besleme, banyo yaptırma, giydirme ve oynamak için imkan vermez ise baba kendisini dışlanmış görür.
Babanın varlığı ve anneye desteği, anne-çocuk ilişkisinin sağlıklı olmasını sağladığı gibi babanın çocuğun bakımını üstlenmesi, ona dokunması, konuşması, oynaması çocuğu ile ilgili kararlara aktif olarak katılması çocuğun bağımsız kişilik geliştirmesini sağlayacaktır.

Parke, hem annenin hem de babanın çocuğun zeka gelişimini etkilediğini ancak bunu farklı yollardan yaptıklarını söylemiştir.

Anne baba yalnız davranışlarıyla değil çevreleriyle de çocuğun zeka gelişiminde etkili olur. Çalışmalar, babanın annelere oranla daha çok çocuğun bağımsız davranmasını, çevreyi keşfetmesini sağlayan ve cesaretlendiren bir tutumda olduğunu göstermiştir.