AÇ TAVUK

Muhalefet her yolu denedi. Şimdi Eylülde Erken seçim naraları atıyor. Atsa ne olacak. Koyu bir CHP li olan, araştırmacı Hakan Bayraktarın isyanını duyduk. Ne diyordu?”Yüzde 25.Yüzde 25. Yahu boş işlerle uğraşacağnıza, bunu yükseltmeye çalışın”.Bakalım, erken seçim olursa umutlu olan Muhalefetin durumu nedir? Daha önce Metropoll’ün anketinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, şubat ayında yüzde 41,1 olan destek, Mart ayında 55,8’e yükselmiş. Konsensus ile Optimar’ın Nisan ayı araştırmaları var. Konsensus’un araştırmasında “Erdoğan’a oy verebilirim” diyenlerin oranı, bir ay önceye göre 4 puan artmış, Şubat ayında yüzde 45,9 olan oran, yüzde 49,9’a yükselmiş. Hilmi Daşdemir’in başında olduğu Optimar Araştırma’nın son anketnde, rakamlar şöyle; AK Parti yüzde 42,8, CHP yüzde 23,4, MHP yüzde 10,2, HDP yüzde9.5, İYİ Parti yüzde 9,1. Diğer partiler içinde yüzde biri geçen tek parti Babacan’ın partisi, yüzde 1,3…Anketlerde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu yüzde 26,2’den yüzde 17,7’ye gerilemiş durumda. Bunun nedeni, aslında başlı başına bir araştırma konusu. İmamoğlu şapkayı önüne koyup düşünmeli mi? Tatile ara mı vermeli? Yoksa önce faturalara, köklü bir zam yapıp, sonra da Askıda Faturadan vaz mı geçmeli? Murat Sarı’nın başkanı olduğu Konsensus Araştırma, halkımıza erken seçim isteyip istemediğini de sormuş. “Erken seçim olmasın” diyenlerin oranı, yüzde 66,6’yı bulurken, seçimi isteyenler yüzde 33,4’te kalıyor. Halk seçim değil, geçim derdinde. Ancak aynı zamanda yeni partileri de istemiyor.“Yeni partiye ihtiyaç var mı” sorusuna halkın yüzde 72’si “Hayır” cevabını vermiş. Bunda hayal kırıklığına neden olan, Ali Babacan ve Ahmet Davut oğlu partilerinin de etkisinin olduğu da aşikâr. Anlayacağınız, Cumhur İttifakı sapasağlam ayakta. Erken seçim yok. Velev ki olsa ne olur. Görüyorsunuz işte. Anlatmaya gerek yok!

YALAN, DOLAN
Dünkü yazımızda yer kalmadığı için yalanla ilgili fıkrayı anlatamamıştık. Bugün sizlere sunuyoruz. Padişahın biri canı sıkılınca, bir ferman çıkarıp, tellallarla duyurmuş:
– Bana en güzel yalanı söyleyene bir küp dolusu altın vereceğim!.. Yalan söyleyen öyle bir yalan söylemeli ki; beni bile inandırmalı!..
Yalancılar, hemen saraya koşuşturup sıraya girmişler. Birinci sıradaki yalancı söz almış: – Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.Padişah kızmış: – Bunun neresi yalan? Kuş kartaldır, arslan da kuzu kadar minik bir yavru, kartal aslan yavrusunu kaptığı gibi götürür!..

İkinci yalancı söz almış: – Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
Padişah bunu da beğenmemiş ve şöyle demiş: – Komşu ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş, taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur!..

Üçüncü yalancı söz almış: – Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım, altı ay sonra geri döndü! Padişah bu yalanla da tatmin olmamış, doğruluk payı bulmuş: – Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür, ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir. Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha “Bu yalandır.” dedirtememiş. Ama bir gün bir Uyanık gelerek söz almış: -Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen; ödülümü ver. Yalan değil dersen; borcunu öde!..

Sağlıcakla kalınız.



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com