Bir Flört Hadisesi

Geçtiğimiz günlerde sevdiğim bir arkadaşım ilginç bir anısını anlattı. Bu anıyı onun cümleleri ile -elimden geldiğince- sizlere aktarmak istiyorum. “Baktım güzel kız falan. “Ekliyim madem” dedim. Sonuçta; bu instagram denen zımbırtıyı kullanıyoruz. Eee madem kullanıyoruz. Bunun amacı da -bir yerde- yeni insanlarla tanışmak falan değil mi? “Ekle” dedim. “Sedat. Ekle ne kaybedersin!” Neyse ekledim ben bunu. Kabul etti bir süre sonra. Fotoğraflarına baktım falan. Oldukça hoş bir kız. Birkaç fotoğrafa like falan derken. Hooop. Bir baktım o da bana follow atmış. O sırada biraz dışarda işlerim var falan akşama kadar pek ilgilenemedim telefonla. Akşam eve gidince “yazayım şu kıza” dedim. Mesaj attım. Hemen döndü. Başladık biz 3-5 konuşmaya. “Cesur bir kadın” diye düşündüm. Yani mesajlarından anladığım kadarı ile öyle bir tipti. Neyse efendim. 1-2 gün böyle yarı-resmi, yarı-havalı tavırlarla konuştuk biz. Sonra ufak ufak canımlar, cicimler başladı tabi… Hoop bir baktım bana bir link göndermiş. “İzlesene çok komik” diye de eklemiş. Tıkladım linke. Ne göreyim. “Eser Yenenler Show Komik Anlar Kompayleyşın” Beynimden vurulmuşa döndüm tabi. Akşama doğru “sana çok sevdiğim bir şarkıyı atmak istiyorum” dedi. “At” dedim. Arabesk mi arabesk, kötü mü kötü, yeni nesil şarkıcılardan birini atmış. Şarkının sözleri de “seni istiyorum, seni öldürürüm, şöyle adam değilsin, böyle şerefsizsin” falan gibi dandik-dundik şeyler. Neyse efendim. Ben tabi bu şarkı ve video olayları biraz daha sürünce araya mesafe koymaya karar verdim. Yalnız şöyle bir problem vardı. Komik olduğunu sandığı videolar ile güzel olduğunu düşündüğü şarkıları atmadan önce ben ona “bir şeyler içelim bir uygun olduğunda” demiştim. Tam ben “bu kızla olmaz olum Sedat. Hiç bulaşma” diye düşünürken. “Teklifin için uygunum” demesin mi. Tabi o saatten sonra yapacak bir şey yok. “Tamam” dedim. Cumartesi öğlen saatlerinde evlerimizin ortasında bulunan parkta buluşup kordonda vakit geçirmek üzere sözleştik. Buluşmaya giderken tek düşündüğüm şey bir şekilde kızı kendimden tiksindirmekti. Üstüme başıma özenmemiştim. Saçlarımı taramamıştım. Son buluşmamız olacağından adım gibi emindim. Parka gittiğimde daha gelmemişti. Oturdum bir sigara yaktım. Sigara yakarken çocuk parkına takıldı gözüm. Ortada hiç çocuk yoktu. Parkın ortasında ilginç bir salıncak çekti dikkatimi. Bildiğimiz salıncakların aksine büyükçe bir tekerleğe benziyordu bu. Ortasına oturup sağa sola, ileri geriye sallanabiliyordun. Ampul yandı tabi kafamda. “Olum Sedat” dedim. “Bu kız ağırbaşlı, zaman zaman sert, abartısı olmadan maço davranan erkeklerden hoşlandığını söylemişti. Fırsat bu fırsat. Kız gelene kadar bin salıncağa. Deli deli sallan. O da görür görmez “bu çocukla olmaz” diye düşünsün”. Salıncakta 3-4 dakika sallandım. Bir süre sonra arkamdan gelip gözlerimi kapattı. Kalktık yürüdük. Kordon turu falan. Günün sonunda bana sürprizi olduğunu söyledi. “Nedir” dedim. Telefonunu çıkardı. Galeriye girdi. “Bak” dedi. “Parka geldiğimde sallanıyordun. Fotoğraflarını çektim. Çok tatlı gözüküyordun. O an dedim ki kendi kendime allahım aradığım erkek bu. Çocuk ruhlu. Yakışıklı…”



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com