Virüs bize çok şey kattı

Çin’den çıkıp tüm dünyaya yayılan koronavirüs, yeni tipiyle eski tipiyle can sıkmaya ve can almaya devam ediyor. Yeni tipinin hangi şekle büründüğünü çözemediğimiz virüs ile ilgili aşı denemeleri ise tüm dünyanın gündeminde… Aşı şöyle işe yaradı, virüsü böyle kurutacak, bak bir daha virüs bize gelecek mi söylentileri daha söylentiden öteye geçemedi… Yapılan aşı denemeleri ise şimdilik başarılı mı başarısız mı daha belirsizliğini koruyor.

Dünyayı titrettiğini iddia eden Avrupa ülkeleri, geçmiş dönemlerde, Afrika’da uyguladıkları sömürge faaliyetlerinin adeta gazabına uğrarcasına virüs ile mücadele etmeye başladılar. Virüsün ilk yayıldığı ve İngiltere sahasına ilk girdiği günlerde, kalan sağlar bizimdir diyen İngiltere hükümeti, muazzam bir U dönüşü ile politikalarını A’dan Z’ye değiştirdi. Kalan sağlar bizimdir diyip, dünya kamuoyunda virüse kafa tutan Başbakan’ın ise test sonucu pozitif çıktı. Dünya alma mazlumun ahını çıkar testin pozitif derken, yer yüzünde ilk defa pozitif olan bir durum negatif sonuçlar doğurdu. Dünya pozitiflikten korkar oldu, yaşam alışkanlıkları baştan aşağı değişti.

Nedir değişen yaşam alışkanlıkları ve kanıksamalar…

Avrupa ülkelerinin AB ile dokunulmaz olduklarını iddia edenler, Afrika’ya virüs nasıl yayıldıysa, Avrupa’ya da yayılışını kaygı ile izlediler. En büyük ekonomi, en gelişmiş ülke ABD diyenler İtalya’ya yardımların Çin’den gittiğine şahit oldular. İngiliz yolcu gemisi okyanus ortasında, koronavirüsten kaçarken, hiçbir ülke gemiye gel bizim limanımıza yanaş demedi. Tek bir ülke dışında… Ki o ülke dünyada tıp alanında rüştünü çok önce ispatlayan Küba… Castro’nun ve Che’nin devrimlerini içselleştiren ve tıp alanında dünyaya ders veren Küba, tütün ve şeker kamışının dışında Rusya ve ABD karşısında adeta tıp alanında ne derece güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Ordusu ve emparyalizmi dışında pek bir varlığı olmayan ABD ise virüs dolayısıyla bir günde 2 bin can kaybı yaşadı. Adeta virüsün Çin’den sonraki merkez üssü konumuna geldi. Rusya bizde 500 pozitif vaka var derken, Rus hükümetinin can kayıplarını ve vaka sayılarını gizledikleri iddia edildi, çok söylendi bir o kadar yazıldı…

Güçlü ABD adeta TIP ile imtihana girdi…

Sağlık sistemi namına ülkelerinde hiçbir olumlu gelişmenin ve durumun olmadığı ABD, parası olmayan ölsün mantığı ile yürütmeye çalıştığı sağlık sistemini, koronavirüs karşısında yürütemedi. Hastanelerin ve sağlık personelinin bir hayli yetersiz ve para üzerine kurulu olduğu ülkeye o beğenmedikleri ve antikomünist politikalarla soğuk savaş yaşadıkları Çin’den ilaç ve destek gelir mi, herkesin merak ettiği soru oldu… ABD, New York başta olmak üzere, sokaklarında yaşayan binlerce evsiz ve Amerikan rüyasını görememiş, yanından bile geçememiş, saati 8 dolara çalışan vatandaşları ile virüsün pençesine ciddi şekilde düşüş yaşadı.

Peki, Türkiye…

Virüsün, dünyada en son uğradığı ülkelerden olan Türkiye’de öyle şeyler yaşandı ki kimse anlam veremedi, ağızlar açık kaldı, kapat virüs sana da bulaşır dediler. Umreden dönen yurttaşlar karantinaya alınmak istedikleri KYK yurtları ahıra benziyor dediler. Yetmedi o yurtlardan kaçmaya çalıştılar. O da yetmedi ahır gibi yurtta kalmayız diyerek kaçmaya çalışırken polisle çatıştılar. Gecenin bir yarısı belki de ailesinin yolladığı kısıtlı para ile kız öğrenciler sokaklarda kaldılar. Bavullarla otobüs duraklarında sabahladılar. Sokağa çıkma yasağı beklenirken ve onlarca tedbir alınırken, vaka sayısı ben bu köşeyi yazdığım dakikalarda 16 bin seviyelerine yaklaştı.

Dünyanın hiçbir yerinin bir başka yerinden ne fazlası ne azı olmadığı, yaşanan küresel bir sorunda herkesin ne denli eşit olduğu ya da eşitmiş gibi görüldüğü gözler önüne serildi. Evde kalmaya çalışan ve kalamayan, kendi OHAL’imi ilan ettim dediğinde ücretsiz izne ayrılan ve faturasını nasıl ödeyeceğini sorgulayan yurttaşın ise en etkili silahı virüse yakalanmamak oldu…



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com