Konuşmamız gereken meseleler var!

Koronavirüs tedbirleri kapsamında, pek çok olumlu gelişme yaşanırken, öncelikle Çanakkale halkı sokaklardan soyutlandı. Kafeler, barlar, eğlence mekanları kapatılınca ve üniversite öğrencileri memleketlerine dönünce Çanakkale, zombi filmi setine döndü. Caddeler, sokaklar, Çarşı Caddesi ve kordon boyunda sosyal mesafe tavan yaptı. Yazmış olduğum bu olumlu gelişmelerin yanı sıra konuşmamız gereken ve geçiştirilmemesi hayati önem taşıyan meseleler var!

12 ilçesi ve iki adasında, koronavirüs ile mücadele eden Çanakkale halkı için Evde Kal sloganı pek işe yaramadı. Türkiye’nin dört bir yanında Hayat Eve Sığar sloganının pek de slogandan öteye geçemediği gözle görülür bir gerçek. Hayatın kamu spotlarındaki gibi olmadığını ifade eden Çanakkaleliler, evde kalmak pek mümkün değil dediler. Patrona ben kendi OHAL’imi ilan ettim, hayatımı eve sığdırmaya çalışıyorum derseniz, birbiri ardına gelen faturaları nereye sığdıracaksınız henüz bir cevap alamadık.

Sloganlardan öte, somut adımlarla koronavirüs ile mücadele etmemiz gereken bu günlerde Çanakkalelilerin merak ettikleri sorular var.

Çanakkale’de koronavirüsten dolayı ölüm oldu mu? Çanakkale’de kaç vatandaşımız koronavirüs testi pozitif çıkarak hastanede tedavi görüyor? Çanakkale’de koronavirüs teşhisi konup iyileşen hastalar var mı?

En önemlisi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi’nde çalışan ve canla-başla koronavirüs ile mücadele eden personelin, teknik imkanları ve donanımı yeterli mi? Yeterli değilse, hastane personeli, marketten aldığı eldiven ve yüzüne taktığı 5 TL’lik maske ile virüsün üzerine mi atlıyor?

Türkiye akşamın bitişi, gecenin başlangıcında, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından her gün paylaşılan vaka sayılarına kenetlenmiş şekilde hayatını sürdürmeye devam ediyor. Bakan Koca, sürecin başından beri vaka sayılarını, test yapılan kişi sayısını, can kayıplarını ve iyileşen hasta sayısını düzenli olarak kamuoyu ile paylaşmayı sürdürüyor. Bakan Koca’nın bu çabası ve bilgi akışı, yerel mercilerde pek karşılık bulabilmiş değil…

Çanakkale’de vatandaşlar, bilmek bilmemekten daha iyidir derken, vakaları öğrenmek, sayıları bilmek ve ona göre önlem almak istiyorlar. Sosyal medyada, Belma Kaplan geçtiğimiz gün babasını koronavirüsten kaybettiğini iddia etti. Kaplan babasının cenazesinden görüntüler paylaştı ve sosyal medyada bir anda Çanakkale’de karışıklık meydana geldi. Vatandaşlar yaşanan hadiseyi birbirleri ile telefonlarla konuştular, mesajlaştılar ve Kaplan’ın paylaşımı sonrası Çanakkale’de ölü sayısı kulaktan kulağa, dedikodu ile bir anda 7’ye çıktı.

Yanlış bilgilerin, dedikodunun, toplumu karıştıran ifadelerin ve en önemlisi paniğin önüne geçebilmek için yerel mercilerin hızlı ve şeffaf bilgilendirmelerde bulunması şarttır. Bir toplum bilgi edindiğinde değil, bilgi edinmediğinde daha fazla panik olur.

Evde kalabilen vatandaşlar emekliler, dükkanlarını kapatan esnaflar, öğrenciler, henüz iş bulamamış gençler,  atanamayan öğretmenler ve 65 yaşın üzerindeki yurttaşlarımız, Hayat Eve Sığar demeye devam ediyorlar. Alkışlar Çanakkale’nin bilinçli ve duyarlı yurttaşlarına…

Evde kalamayan emniyet güçleri, PTT çalışanları, kargocular, market çalışanları, eczacılar, belediye personelleri, kamu kurum çalışanları, eve ekmek götürmeye çalışan seyyar satıcılar, pazar esnafı, işçiler, sağlık personelleri ve gazeteciler henüz hayatı eve sığdıramadılar.

Sloganların ötesinde, somut adımlar atılarak, tedbirler üst seviyelere çıkartılarak ve en önemlisi yedisinden yetmişine tüm yurttaşlar sokaktan izole edilerek bu belayı atlatabiliriz. Türk insanı neler gördü, neler yaşadı, bu sürecinde üstesinden elbette ki gelecektir…

Gazapizm’in de dediği gibi; “Unutulacak dünler, yaşanılacak günler var”



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com