Ölmeyi Bayılmak Sanmayalım

Koranavirüs alarmının ardından ülke ve bireyler olarak, bir dizi önlemler almaya başladık. Bu sorumluluk öyle büyük ve geniş kitleleri ilgilendiriyor ki anlatmakla bitmez. Birey olarak başlayan önlemler dizisi, aile, işyeri, muhtarlık, belediye, valilik, bakanlık ve tüm ülkeyi kapsıyor.

Tüm bunlara itiraz eden yok ve hatta noktasına kadar herkes uyarıları yerine getirmeye çalışıyor. Yurttaşların uyacağı kural ve önlemlerin yanı sıra, kurumların da uyacağı kurallar var.

Tabii ki devlet olarak da hükumet olarak da yapılacak ve çıkartılacak yasalar, tasarılar bulunmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanı, bir dizi önlemi ve ekonomik paketi açıkladı. Piyasalar bu açıklamaya olumlu tepki gösterirken, zaman içerisinde yeni ihtiyaçların da doğabileceği, daha bugünden konuşulmaya başlandı.

Kapitalist sistemde ve ekonomide her projenin, her yaptırımın, her sosyal fikrin altında mutlaka bir ekonomik boyut vardır. İş yerlerini kapattık. Sorun bitmedi. Eve kapandık, yine sorun bitmedi. Öyle bir durumdan söz ediyoruz ki trafiğe çıkmış araç durumu bu iş. Bir sorunu ortadan kaldırıyoruz ama başka bir sorunu yaratıyoruz. Bunların tümüne evet. Ama asıl olan tek gerçek ise insan hayatı. Bizim şimdilik birinci önceliğimiz budur.

Bunun için eczaneler, sağlık çalışanları, doktorlar normal insanlardan çok çok daha fazla risk altında olan meslek grubundalar. Emniyet teşkilatını da bu grubun dışında tutamayız. Bu risk altındaki meslek gruplarını daha artırarak, ardı ardına sıralayabiliriz. Hükumetin, dolayısıyla bakanlığın, valiliğin ve belediyenin önceliği bu meslek grupları için özel yasa ya da yaptırımları devreye sokmasını bekliyoruz. Örneğin eczaneler, ilaç almaya gelenlere mutlaka steril ve güvenli bir ortam içerisinde hizmet vermelidir.

Emniyet trafik ekipleri başta olmak üzere kentin girişinde çıkışında yaptığı kontroller bir süreliğine askıya alınamaz mı? Ya da farklı bir boyut getirilemez mi?

Bankalar, tek tek müşterisini içeri alıp işlem yapıyorsa, eczacılar kat kat daha steril bir ortamda çalışmalıdır. İlaç almak için eczaneye gelenler, dışarıda bekletilip bankalarda olduğu gibi tek tek içeri alınabilir. Hastanelerde görev yapan doktorlar başta olmak üzere sağlık personeli için de acil ve kesin önlemler hemen hayata geçirilmelidir. Bunun ismi sosyal mesafe mi olur, izole etmek mi olur bunu saha tecrübesi olan, alanda görev yapanların fikri alınarak uygulamaya sokulmalıdır.

Korona virüsünün bulaşma ve öldürme riskinin 65-70 yaş üstü ve yan hastalığı olanlar olduğu bilimsel olarak açıklandı. Bunu karşın gözlüyoruz ki dışarı çıkan grup, bu grup. Özellikle umre ve hacdan dönenlerin, hükumetin aldığı kararlara çok uymadığı, hatta hiç dinlemediği gözleniyor. Sokağa çıktığımızda çıplak gözle bu durumlara tanıklık yapabiliriz. Lütfen ölmeyi bayılmak sanmayalım. Yetkililer bu gruba girenlere çok dikkat etmeliler.

Bir iki çift sözüm de oda ve dernek başkanlarına olacak. Bazılarını tenzih ederek sesleniyorum.

Allah aşkına aylık aidat almaktan başka ne işe yararsınız?

Tam şimdi zamanı. Kendi meslektaşlarınıza sahip çıkma zamanıdır.

Üyesinin sırtından geçinen, seçildiği derneği ya da odayı aile yakınları başta olmak üzere çıkar için kullananlar. Bunun dışında ne yapıyorsunuz?

Açıklanan ekonomik paket üyeleriniz için yeterli mi? Değil mi?

Üyelerinizi toplayıp bir çalışma yaptınız mı? Gelen şikayet ya da sorunları bir üst makamlara iletiyor musunuz?

ÇTSO Başkanı Sayın Selcuk Semizoğlu’nun TOBB bünyesinde Meslek gruplarında yürüttüğü mücadelesini biliyoruz. Bu mücadeleye Sayın Kaya Üzen’in de destek vermesini bekleriz.

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com