Eğitim-Sen’den virüse karşı ‘ortak’ mücadele çağrısı

Eğitim-Sen Çanakkale Şube Yürütme Kurulu tarafından yapılan açıklamada “Salgın tehdidine karşı verilecek mücadelenin sonuçlarını ve başarısını belirleyecek en önemli unsur ortak akıl ve dayanışma olacaktır. Bu nedenle MEB’i ve YÖK’ü bugüne kadar sürdürdükleri tutumdan vazgeçerek sendikalarla ve kitle örgütleri ile yan yana gelmeye çağırıyoruz” denildi.

Eğitim-Sen Çanakkale Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, salgın tehdidinin başladığı ilk günden bu yana MEB ve YÖK’e, süreci sendikalar ve bu alanda bulunan kitle örgütleri ile beraber sürdürme çağrısı yapıldığı ifade edilerek “henüz bu çağrımıza olumlu yanıt alamadığımızı belirtmek gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, bu salgın tehdidine karşı verilecek mücadelenin sonuçlarını ve başarısını belirleyecek en önemli unsur ortak akıl ve dayanışma olacaktır. Bu nedenle MEB’i ve YÖK’ü bugüne kadar sürdürdükleri tutumdan vazgeçerek sendikalarla ve kitle örgütleri ile yan yana gelmeye çağırıyoruz” denildi.

Açıklama şöyle devam etti: “Salgın tehdidine karşı bütünlükle mücadele etmek esastır. Bu mücadelenin ise bilimin öngördüğü şekilde ve azami özenle yürütülmesi gerekmektedir. Kuşkusuz salgın tehdidine karşı yürütülecek mücadelede her kamu görevlisi üzerine düşeni yapacaktır. Ancak, söz konusu eğitim emekçilerinin mesleki formasyonu ve deneyimi, sağlık kurumlarında çalışmaya uygun değildir. Ayrıca, salgın tehdidine karşı kamu görevlilerinin azami özenle mücadele etmesi gereken bir durumda, her hangi bir önlem ve hazırlayıcı eğitim verilmeden söz konusu eğitim emekçilerinin sağlık kuruluşlarında görevlendirilmesi farklı sorunlara neden olabilir.”

“Eğitim ve bilim iş kolunda öğrencilerin okullarda ve üniversitelerde bulunmamasına rağmen idari personelle, üniversitelerde akademik personel iş yerlerine gitmeye devam etmektedir. Bu durumda olan çalışanlar, yaşanan süreçten olumsuz etkilenmemeleri ve herhangi bir sağlık sorunu yaşamamaları için idari izin kapsamına alınmalıdır.”

“ÇÖZÜM İÇİN ADIM ATILMALI”
“MEB bünyesinde çalışmakta olan 80 bin civarında ücretli öğretmen bulunmaktadır. Tüm öğretmenlerin kadrolu atanması ısrarımıza rağmen, MEB ücretli öğretmen görevlendirmeyi çeşitli nedenlerle tercih etmektedir. MEB tarafından alınan kararla tüm öğretmenler idari izinli sayılmış ve bu şekilde ekonomik olarak kayıp yaşanmasının önüne geçilmiş ancak ücretli öğretmenler, mevzuat gerekçe gösterilerek, bu kapsamın dışında tutulmuştur. Konunun acilen gündeme alınarak, arkadaşlarımıza çalışırken aldıkları ücret tutarında ödeme acilen yapılmalıdır. Rehabilitasyon merkezlerinde çalışan eğitim emekçileri, çalıştıkları iş yerlerinin kapalı olmasından dolayı ücretsiz izne çıkmaya ve yarım ücret almaya zorlanmaktadır. Arkadaşlarımızın yaşadıkları sıkıntılar ve hakları yok sayılmakta, adeta açlığa mahkûm edilmektedirler. MEB ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sorunun çözümü için adım atarak, sayıları 60 bine yaklaşan eğitim emekçisinin işverenin insafına bırakıldığı bu durumu değiştirmesi gerekmektedir.”

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com