Padişahlarımız

Osmanlı padişahları denilince, genellikle gözümüzün önüne gürleyen ve savaş meydanlarında kılıcını çekip, cengâverlik yapan siyasi-askeri liderler gelir. Oysa gayet tabiidir ki, onların da her insan gibi duygusal-estetik bir hayatları vardı. Bugün bazılarını anlatacağız.

Kanuni Sultan Süleyman; Divan edebiyatının en fazla gazel yazan şairi unvanını açık farkla elinde tutar. Çağının en şık giyinenlerindendir ve mücevherlere merakı had safhadadır.

Babası Yavuz gibi, kuyumculuğa meraklıydı. Ayrıca Fatih gibi değerli taşlara tutkundu. Kaliteli bir müzik kulağına sahipti ve iyi bir hat ustasıydı. Arapça, Farsça, Tatarca ve Çağataycayı öğrenmişti.
Seramik meraklısıydı. Kavaf (haffaf) yani kundura imalatçısıydı.

Hemen her kaynak nikris(gut veya damla) ve artrit hastalıklarından mustarip olduğunu yazmaktadır. Ölümüne de bu hastalıklar sebep olmuştur.46 yıl padişahlık yapan Kanuni, Osmanlı tarihinde en uzun süre hükümdarlık yapan kişi olmuştur. Yavuz Sultan Selim; Tarih Yavuz’un özel ilgi alanıydı. Ayrıca Osmanlı padişahları içerisinde çok okumaktan dolayı gözlerinin bozulduğu ve bu yüzden mercek kullandığını bildiğimiz ilk Osmanlı padişahıdır. Geceleri 3-4 saat uykuyla yetinir, diğer zamanlarını okuyup yazmakla geçirirdi.Topkapı Sarayı’nda bulunan ve sol kulağında incili bir küpe görünen resim genellikle Yavuz’a atfedilirse de ona ait değildir. Kulağında küpe hele bu resimdeki gibi incili bir küpe taşıdığı söylenemezse de, bazı yerlerde menguş yani bakır bir halka taktığı rivayeti geçmektedir. Yavuz’un hobisi kuyumculuktu. Dil olarak Farsça, Arapça ve Tatarcayı öğrenmişti. İyi yay yapmayı, ok atmayı çocuk denecek yaşlarda öğrenmişti. Çok mahir bir avcıydı.

Aynı zamanda bir koleksiyonerdi. Kutsal emanetler koleksiyonu vardı ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki çini koleksiyonunun da çok önemli bir kısmı ona aittir.

‘İki Şerefli Şehrin (Mekke ve Medine) Hâkimi’ unvanını kabul etmemiş ‘Hakim’ yerine ‘Hadim’ yani ‘Hizmetkar’ denilmesini istemiştir.

Fatih Sultan Mehmet; Ulemaya daima saygı gösterir ve ilmin üstünlüğüne inanırdı. Venedikli Zorzi Dolfin’e göre az gülen, zeki, çalışkan, cömert, amacına ulaşmakta inatçı, her gün mutlaka kitap okuyan, Roma tarihini, Papaların hayatını, Heredot’un tarihini ve daha pek çok tarih kitabını okutup dinleyen, araştırmalar yapan eşsiz bir insandır. Tutku derecesine varan en önemli hobisi haritacılıktı. Şairliğiyle biline ilk Osmanlı padişahıdır. Şiirlerinde Avni mahlasını kullanmıştır. Güzel sanatlara oldukça meraklıdır. Ok için parmağa takılan yüzükler, kemer tokaları ve kılıç kınları yapmıştır. Bir de değerli taş uzmanı olduğuna dair bir rivayet vardır.

Arapça ve Farsçanın yanında Yunanca ve Latinceyi anlayacak kadar da olsa biliyordu. Ağaç, sebze ve çiçek yetiştirmeye meraklıydı. Zaman zaman sarayın bahçesinde bahçıvanlık yapmıştır. Yemeklerini yalnız yiyen padişah bu âdeti saraya getiren ilk kişidir. Yalnız İstanbul’da değil bazı diğer şehirlerde de okçuluk tesisleri kurdurmuştur. Mekanları Cennet olsun. Sağlıcakla kalınız.



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com