Alışamadık!

Diyanet İşleri Başkanlığının yasakladığı, taburede namaz kılma absürtlüğü devam ediyor. Rahmetli Turgut Özal, yaptığı bir icraatı eleştirenler için,”Merak etmeyiniz. Alışırlar, alışırlar” demişti. Özürlü insanlar, ellerinde katlanabilir tabureyi taşıdıkları müddetçe, buna alışamayacaklar. Ellerinde taşıdıkları, hatta taşımakta zorlandıkları taburelere oturdukça, bu yasağı koyanlara rahmet okumaya devam ediyorlar. Zaten, Yaşlı, özürlü vatandaşların çoğu, camide namaz kılmayı, sayenizde terk etti. Günahı boynunuza. Diyanete sorarsanız, durum iyi. Cemaat alıştı. Bilmiyorlar ki, iki cihanda da, ellerimiz yakalarında olacak. Şahsen biz, her tabureyi elimize aldığımızda, resmen beddua ediyoruz,”.Ebu Lehebin elleri kurusun” diyecek halimiz yok! Bize bu yasağı reva görenlerin, tez elden, oturarak namaz kılmak zorunda kalmalarını Cenabı Allahtan niyaz ediyoruz. Gelecekte, bir gün gelecek. Merak etmeyiniz. O taburelere oturacaksınız.

İsmail Coşar
Çok sevdiğimiz, Türkiye’nin yetiştirdiği, çok ünlü bir hafızdı. Şahsen tanıma imkânı bulduğumuz için, kendimizi mutlu addediyoruz. Her gece, internetten, gönül tellerimize dokunan, Amennerresulu ayetini okuyup, uykuya öyle daldığımızı söylemeden geçemeyeceğiz. Yarabbi. O ne duygulu bir sesti. Ne yazı ki, bir trafik kazasında, eşi ile birlikte hakka yürüdü. Allahın rahmeti üzerine olsun. Bizler, onun okuduğu Aşrı şerifleri dinlemeye devam edeceğiz, Ülkücü Hareketin emektarlarından, Lokman Abbas oğlunun, İsmail Coşar hocamızla ilgili, bir anekdotunu anlattığı yazısını, sizlere aktarıyoruz.

“Aziz dostlarım. İnsan olarak bu gece Teheccüt vaktinde duyunca, bir arkadaşı olarak, çok üzüldüğüm bir haber aldım. O haber de; bizlerin önceden asla bilemediğimiz, ancak olay vuku bulunca duyup anlayacağımız bir Kaderle, Allah’ın takdiri ile ilgili hikmetli halleri sizlerle paylaşmak istedim. Merhum İsmail Coşar hocamla, çok fazla hatıralarım var ama hele onların biri benim için oldukça önemlidir. Hatırlayabildiğim kadarıyla, 12 Eylül 1980 darbesinden önceki, o çok sıkıntılı günlerden birinde, beraberce dikmende o zaman solcuların kurtarılmış bölge ilan etmiş oldukları, dikmenin bir mahallesinde, bir şehidimizin taziye ve mevlidi için gitmiş olduğumuz evde, O güzel insan kuran okudu. Dışarıda da, bölücü komünistler silahla bulunduğumuz yeri taradılar. Ancak, o ve bizler, kılımızı bile kıpırdatmadan yapmamız gerekeni yapmaktan hiç geri kalmayarak, hem bir hakiki bir mümin, hem de, Allah için cihat yapan korkusuz bir yiğit olduğunu bizlere ve oradakilere sanki ispat eyledi. Ayrıca o günlerde, Ülkücülerin çıkarmış olduğu ve bütün Türkiye ye dağıtıp yaymış olduğu ‘’Kanımız aksa da zafer islamındır’’  kasetinde, O İsmail Coşar, Çanakkale şehitlerine kasidesini, yine bir diğer merhum Coşar’ın hocası olan, Merhum Süleyman Arabulan’da, Ali İmran suresinden, şahadetle ilgili aşrı şerifi okumuşlardı. Sabaha karşı, tam saat beşte; Kocatepe caminin müezzinliğinden başlayıp, Baş imamlığa kadar yükselen ve bu görevden de emekli olmasına rağmen, hem hıfzını hem de mevlithanlığı ile okuduğu güzel kasideleri ile, güzel mekanlarda bu vazifesini dünyasını değiştirdiği bu güne kadar devam ettiren, Hafız ve Baş imam İsmail Coşar, bu sabaha karşı, Ankara’ya arabası ile gelirken Polatlı yakınlarında, bir tıra arkadan çarpmak suretiyle, hem kendisi hem de muhterem hanımları Hakka yürümüşlerdir. Rabbim Rahmeti lütfu keremi ile muamele eyleyerek eğer var ise, taksiratlarını affedip, okumuş olduğu o kuranlarla, Naat-ı şeriflerle, ilahilerle ve kasidelerin hürmetine, makamını ve mekânını cennet eylesin. Allah cc rahmet eylesin. Perşembe günü Kocatepe Camiinde eda edilecek olan ,‘Şebi Aruzunda’ bulunarak, son İslami, insani ve dostluk görevimizi yerine getirmeye Rabbim bizleri muvaffak eylesin.”.Biz de, hocamıza ve muhterem eşine rahmet diliyoruz. Sağlıcakla kalınız.



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com