“Akıl ve bilim, Ortaçağ anlayışına dönüyor!”

Çanakkale Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eftal Yıldırım, 193’üncü Tıp Haftası Programı kapsamında, basın açıklaması yayınladı. Yıldırım, açıklamasında “Bilimsel bilgiyi üretmeyi, bunun tüm insanların yararlanabileceği ölçüde yaygınlaşmasını ve kullanılmasını, eşit, ulaşılabilir ve en az toplumsal maliyetle sunulmasını önceleyen tıp anlayışı ve pratiğinin giderek; akıl ve bilimsel temellerden uzak duran gerici bir Ortaçağ anlayışıyla yer değiştirilmeye çabalandığı, bir siyasal ve toplumsal iklim içindeyiz” şeklinde konuştu.

Çanakkale Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eftal Yıldırım 193. Tıp Haftası Programı sebebiyle basın açıklaması yayınladı. Yıldırım, açıklamasında, bu yıl da, önceki yıllarda olduğu gibi sağlık alanında süregelen ağır ve öncelikli sorunlarla baş etmeye çalışmakla birlikte, ülkenin karşı karşıya olduğu ve hekimlerin, temel varoluş gerekçesi olan insan yaşamını temel alan anlayışın tehlikede olduğu bir dönemden geçtiklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Hekimlerin, Hipokrat’tan itibaren savunageldiği en temel insan hakkı olan sağlıklı yaşam hakkının, ne yazık ki yanı başımızda ihlal edilerek, insanlık trajedisine dönüştüğü bir sürece, üzülerek tanıklık etmekteyiz. Tam da bu nedenle, hekimlik mesleğimizin görevi olarak, yaşamsal kayıpların ve sağlıksız koşulların önlenmesine yönelik çabalarımızı sürdürmenin bilinciyle davranmayı sürdüreceğiz. Bu savaş ortamının sonlandırılması için yaşam hakkını merkeze alan çabalara destek vereceğiz.

“İçinde bulunduğumuz süreçte, ideal ve evrensel hekimlik pratiği için gerekli koşulları içermeyen, bir ‘değersizleştirme duygusu’ egemen kılınmaya çalışılmaktadır. Bilimsel bilgiyi üretmeyi, bunun tüm insanların yararlanabileceği ölçüde yaygınlaşmasını ve kullanılmasını, eşit, ulaşılabilir ve en az toplumsal maliyetle sunulmasını önceleyen tıp anlayışı ve pratiğinin giderek; akıl ve bilimsel temellerden uzak duran gerici bir Ortaçağ anlayışıyla yer değiştirilmeye çabalandığı, bir siyasal ve toplumsal iklim içindeyiz. Bu bağlamda; yaşanan aşı karşıtlığı ve bilimsel tedavi ilke ve araçlarının reddedilmesi gibi karşılaştığımız ve sadece ‘bireysel tercihler’ olarak basitleştiremeyeceğimiz tutumlar, çok derin ölçekte toplumun tüm kesimlerini yaşamsal tehdit altında bulundurmaktadır. Bununla birlikte, sağlık ortamındaki şiddete, kışkırtılmış sağlık talebine, nitelik kaybı yaşatılan tıp ve uzmanlık eğitimine, yetersiz koşullar ve donanım eksikliğine, sevk zinciri olmamasına, performans ve ciro baskısına, hukuksuz Kanun Hükmünde Kararname’ler ve güvenlik soruşturmalarına, bilim ve akıl dışı tıp uygulamalarına, etik değerlerdeki erozyona, emeklilikteki mağduriyetlere, Şehir Hastanesi denilen heyulalara ve idari baskılara rağmen, yine de tüm direncimizle ‘Hekimlik yapmak istiyoruz!’”

“Türk Tabipleri Birliği ve Tabip Odaları olarak ‘Hekimlik Yapmak İstiyoruz’ talebini tüm meslektaşlarımızla paylaşmak, hem bugünün hem de yarının hekimlerine karşı tarihsel sorumluluğumuzun gereğidir. 14 Mart Tıp Haftası’na girerken, sağlık hizmetini gereği gibi yerine getirebileceğimiz bir ortamın ve koşulların sağlanması talebimizi; Hükümet’e, Sağlık Bakanlığı’na, YÖK’e, Üniversite’lere ve kamuoyuna haykırıyoruz; ‘Hekimlik yapmak istiyoruz!’ TTB Kongresi’nde alınan kararla ‘Sağlıkta şiddeti önleme günü’ olarak kabul edilen ve Dr. Ersin Arslan’ın öldürülme yıl dönümü olan 17 Nisan Cuma günü, ülkemizin bütün sağlık kurumlarında; sağlıkta şiddeti engelleme talepli ‘görev-iş bırakma’ eylemini, sağlık hizmetinin tüm bileşenleriyle birlikte gerçekleştireceğimizi bir kez daha buradan duyurmak istiyorum.”

Esra Çanlı

 



WP2Social Auto Publish Powered By : XYZScripts.com